Günahları Yakan Ay Ramazan

Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`in: "Ramazân-ı şerîf geldiğinde Cennet kapıları açılır" buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir. Yine Ebû Hüreyre radiya`llahu anh`ten Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem `in: "Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları da kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulurlar" buyurdu, dediği rivâyet edilmiştir.

Feyz: Efendim Rahmet ayı Ramazan geldi. Bu ayın öneminden bahseder misiniz?

Ali Faik Efendi: Allah'a şükürler olsun bu mübarek ay geldi. Islam'da birçok hikmeti olan ibadetlerin temel amaçlarından biri de insanı eğiterek kemale erdirmektir. Bu ayda fedakârlık öğrenilecek, açlığa sabır öğrenilecek ve pay- laşım öğrenilecek, bu vesile ile toplumda bir güzellik olacak. Büyük fırsatlar var değerlendirmeliyiz. Müslümanlar Şehr-i Ramazanı hakkıyla yaşayarak günahlarına tövbe ederek, yeniden doğmuş gibi bir hale kavuşa- bilirler. Peygamberimiz (S.A.V.) bu mevzuda şöyle buyurur: "Ramazanın ilk gecesi olunca Allah (Celle Celalühu), 'Kim beni severse, ben de onu severim. Kim beni isterse ben de onu isterim. Kim istiğfar ederse, bağışlarım" buyurmuştur. Nakledildiğine göre, Ramazan ayı gözüktüğü zaman Arş, Kürsü ve Melekler: "- Ne mutlu Muhammed ümmetine, Allah katında kerâmetleri çoktur. Güneş, ay, yıldızlar, gece, gündüz, de- nizlerdeki balıklar, karalardaki canlılar, şeytandan başka her şey Ademoğulları için istiğfar ederler" derler.

Ramazan'da yapılan bu ibadet ile insan aç kalmanın sıkıntısını bizzat yaşamakta ve Allah'ın verdiği nimetlerin değerini anlamakta ve şükretmektedir. Oruç, ibadetiyle bize verilen nimetlerden mahrum bırakılan yoksulların çektiği sıkıntıları yaşarak hissetmeyi bize öğretir. Bir insan oruç tuttuğu zaman, yoksulluğun yol açtığı çile ve sıkıntıların ne olduğunu kendi nefsinde yaşayarak öğrenir. Oruç bir nefs eğitimidir. Bu eğitimi alan Müslümanlarda birçok inkişaflar olur. Bu mübarek ayda Müslümanların merhamet ve şefkat duyguları gelişir. Bu sebebten ötürü yardımlaşma zevkini alanlar, hayır konusunda birbirleri ile yarışırlar. Imanın belirtisi sevgidir. Sevginin belirtisi ise paylaşımdır. Oruç Allah'ın verdiği nimetlerin paylaşımını öğreten bedeni bir ibadettir.

Feyz: Efendim Ramazanın anlamı nedir?

Ali Faik Efendi: Hz. Enes (Radıyallahü Anh), bir hadis-i şerifi şöyle nakleder, Allah Resulü Ashab'a: "-Bu Ramazana niçin Ramazan denildiğini bilir misiniz?" Ashab; "-Allah ve Rasulü bilir, biz bilemeyiz" der. Resûlüllah (S.A.V.): "- Allah (Celle Celalühu) kişinin günahını yaktığı için Ramazan denmiştir" buyurdu. Yine bir hadis-i şerifte; "Ibrahim (A.S.)'ın suhufu Ramazan'ın üçüncü gecesi, Incil Isa (A.S.)'a Ramazan'ın on üçüncü gecesinde, Kur'an-ı Azimü'ş-Şan Muhammed Mustafa (S.A.V.)'e Ramazan'ın yirmi dördüncü gecesinde nâzil oldu" beyan buyrulur. (Ebu Zer (Radıyallahü Anh) nakleder.)

Ebû Hüreyre (Radıyallahü Anh), Resûlüllah (S.A.V.)'den şöyle rivayet eder. "Ramazan'ın ilk gecesi olunca, melekler şeytanı ve cinleri bağlarlar, Cehennem kapısını kaparlar. Cennet kapısını açar- lar. Bir melek, hayır yapan gelsin, kötülük yapan gitsin, diye çağırır. Allah (Celle Celalühu)'ın bu ayda ateşten kurtulmuş kulları vardır. Ramazan ayı çıkıncaya kadar her gece böyle derler." Bu konuyla ilgili Begavi, tefsirinde şöyle der: "Şüphesiz Ramazan, bir ayın adıdır. O zaman oruç çok sıcak bir aya gelmişti. Halk o ayda oruç tutuyordu. Taşların hararetinden o ayın adı "Ramazan" oldu.

Feyz: Bu ayın faziletinden bahseder misiniz?

Ali Faik Efendi: Ramazan, on bir aya bedel bir aydır. Resûlüllah (S.A.V.) şöyle buyurmaktadır; "Allah (Celle Celalühu) Ramazan ayını muhteşem yarattı. Kim o ayda bir lira sadaka verse, Allah (Celle Celalühu) o kişiye, bütün halka sadaka vermişçesine sevap verir. Kim Ramazan'da bir rekat namaz kılsa, diğer aylarda yüz bin rekat namaz kılmış gibi sevap verir. Kim bir çıplağa elbise giydirirse, Allah (Celle Celalühu) o kişiye yedi yüz Cennet elbisesi giydirir. O günde ki bütün halk orada çıplak olacaktır. Kim Ramazan'da bir kul azad etse, yedi yüz kul azad etmiş gibidir. Ramazan'ın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azad olmaktır"

Ramazan-ı Şerife, üç aylarımızdan biridir. Bu konuda hasas olan Osmanlının sancağındaki üç Hilâlin manevi anlamı Recep, Şaban ve Ramazan'dır. Resûlüllah (S.A.V.) şöyle buyurur; "Recep ayı Allah'ındır. Şaban ayı benim ayımdır. Ramazan ümmetimin ayıdır."

Bu ayda çok salavat getirmek gerekiyor. Günlük olarak 500 salavat getirmek çok önemli. Bu ayda Kur'an okuyarak, çokca ibadet ederek, orucumuzu halis niyetle tutarak, ana ve babamızın gönlünü hoş tutarak, mü'minlere karşı alçak gönüllü davranarak, iftar sofralarımızı fakirlere ve dostlara açarak, Ramazan'ımızı süsleyelim ve ona layık olmaya çalışalım.

Feyz: Bu ayın sağlık yönünden de büyük faydaları var değil mi?

Ali Faik Efendi: Ramazan ayı sağlık ayıdır aynı zamanda. Bu konuda tabipler çok geniş izahatlarda bulunacaklardır. Insanın yapısını meydana getiren, beden, gönül ve ruh, hayatımızda önemli unsurlardır. Beden sıhhat bulmazsa huzurlu ibadet olmaz. Bedenimize iyi bakmalıyız o da bizim için bir emanettir. Hem bedenimiz hem de ruhumuz önemli. Muvazeneyi sağla- malıyız. Bu ay sağlık açısında önemlidir ve Müslümanlar için fırsattır.

Feyz: Bu ayda içinde kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı bir gece olan Kadir gecesi bulunmaktadır. Bugünün önemi nedir ve nasıl bulabiliriz?

Ali Faik Efendi: Ramazan ayının içinde gizli bir gece var ki, o gece hakkında Allah-u Teâlâ; "(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'an onda (kadir gecesinde levh-i mahfûzdan semâ-i dünya'ya) inmiştir" (Bakara 185) beyan buyuruyor ve bir başka ayet-i celilede ise, "Gerçek biz onu (Kur'an-ı) Kadir gecesinde indirdik" (Kadir 1) beyan buyuruyor. Kadir gecesi, Ramazanın kalbi olup, bazı âlimler bu gece diğer gecelerden daha şerefli olduğu için Kadir gecesi demişlerdir.

Allah (Celle Celalühu) meleklere:"- Namazınızı ve tesbihinizi Muhammed ümmetine bağışlayın" buyurur. Onlar da bağışlarlar. (Envârül aşıkın. s. 320) Ramazan'a ehemmiyet veren, Kur'an'ın bu ayda inmesidir. Kur'an, aynı zaman- da Allah'ın sıfatıdır. Bütün insanlık ona koşmaktadır. Çağlara ferman okuyan tek kaynak, Kur'an-ı Mu'ciz'ül Beyan'dır. Ramazan'a yücelik veren, Kur'andır. Kelimenin tam anlamıyla Allah'ın kelamıdır Kur'an. Ramazan'ın ışığıdır Kur'an.

KADIR GECESI

Imamı Şa'rani hazretleri Kadir gecesinin kaçıncı gece olduğunu, ramazanı şerifin giriş günlerine göre şöyle tespit etmiştir.
- Ramazanı şerif Pazar günü girerse kadir gecesi 29. gecedir.
- Ramazanı şerif pazartesi günü girerse kadir gecesi 21. gecedir.
- Ramazanı şerif salı günü girerse kadir gecesi 27. gecedir.
- Ramazanı şerif Çarşamba günü girerse kadir gecesi 19. gecedir.
- Ramazanı şerif Perşembe günü girerse kadir gecesi 25. ecedir.
- Ramazanı şerif Cuma günü girerse kadir gecesi 17. gecedir.
- Ramazanı şerif cumartesi günü girerse kadir gecesi 23. gecedir.

Imamı Şarani hazretleri 30 sene kadir gecesiyle bu tarife göre müşerref olmuştur. Bir çok ehlullah da bu usulle kadir gecesini bulmuşlardır. Kadir gecesinin bu ay içerisin de hangi gece olduğunu gizlenmesi, müminlerin her geceyi kadir gecesi gibi, her gecede ibadetin çok etmeleri içindir. Kadir gecesin de hava berrak ve güzel olur. O gece her şey Allaha secde eder. Denizlerin suyu bir an için tatlılaşır. Müminler affı ilahi ve mağfireti süphaniye mahzar olurlar.

Kadir Gecesi'nin gündüzünde mezarlar, bizden dua bekleyen yakınlarımızın kabirleri ziyaret edilmeli, ruhlarına Kur'an-ı Kerim okunmalı, dua edilmeli, onlar için de Allah Teâlâ'dan afv-ü mağ- firet dilenmeli, böylelikle ruhları şad edilmelidir. Bütün Müslümanların ruhlarına Kur'an-ı Kerim okunmalıdır. Ayrıca bütün Müslümanların mağfiret-i ilâhiyy- eye, maddî ve mânevî bütün hayırlara bereketlere nâil olmaları... yeryüzünden zulüm ve küfrün kalkıp Islâm'ın hâkim olması için de içtenlikle dua edilmelidir.

Ne güzel nimettir, Şehr-i Ramazanın mağfiret ayı olması; ümitvarız günahlarımızdan kurtulacağımıza. Insanız, bu imtihan dünyasında günah batağına düşen kardeşlerimiz var. Insanlar beşerdir hata işleyebilir. Önemli olan hataya devam etmemeleridir. Amaç, Allah'a (Celle Celalühü) tövbe ederek kötü alışkanlıklarımızı bırakmak için mücadele etmektir.

Ruhumuz Recep ve Şaban aylarının bereketiyle huzura erdi. Ramazan ayı ile birlikte ise hem beden hem ruh güzel- liğine kavuşacağız. Ayrıca Allah bize Kadir gecesini aramayı ve bulmayı nasip etsin. Ramazandan sonra da her geceyi "Kadir" her gördüğümüzü de "Hızır" bilelim.

Feyz: Efendim dua etmenin öneminden bahseder misiniz?

Ali Faik Efendi: Dua, ibadetlerin özüdür, sınırlı varlık olan insanın Kadir-i Mutlak'ı imdada çağırmasıdır. Dua, kulluk esprisi içinde ve sıradan isteme anlamlarının ötesinde, Allah Teâlâ'nın rablik ve ilâhlık hakikatine en köklü bir sığınma hâdisesidir, "De ki: Kulluk ve duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin ki!" (8) âyet-i kerimesi buna işaret eder.

Kadir Gecesi, yalnızca namaz kılınmaz. Dua edilir, Kur'an-ı Kerim de okunur. Bunlar da sünnettir. Hatta Süfyan-ı Sevrî: "Kadir Gecesi dua ve istiğfar etmek, namazdan sevimlidir. Kur'an-ı Kerim okuyup sonra dua etmek daha güzeldir." demiştir. Bu sebeple, idrak ettiğimiz şu mübarek gecede, içimizi ve dışımızı bilen Rabbimize ellerimizi ve gönüllerimizi açıp dua edelim. "Bana açılan dua elleri- ni boş olarak geri çevirmek benim şânı- ma yakışmaz." buyuran Rabbimizin bu vadinden istifâde ederek, açık olan tevbe kapısına iltica edelim. Tevbe edelim; O, tevbemizi kabul eder. Yüce Rabbimizden mağfiret isteyelim, bizleri affeder. O, bizlere ana ve babalarımız- dan daha şefkatli ve merhametlidir.

Hz. Aişe Radıyallahu Anhâ validemiz, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimize: "Ya Resûlallah! Kadir Gecesi'ne ulaşır- sam nasıl dua edeyim?" diye sormuş. Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem de: "Allahümme! Inneke afüvvün, kerimün tühibbü'l-afve fa'fu annî." "Ey Allah'ım!... Sen çok affedicisin, kerimsin, affetmeyi seversin, beni de affeyle." buyurmuş.(9)

Yâ Rabbi! Kulluk borcu olarak ve sırf ilâhî rızanı kazanmak niyeti ile bugüne kadar tuttuğumuz oruçları, huşû içinde kıldığımız namazları ve okuduğumuz hatim ve mukabeleleri dergah-ı izzetinde kabul eyle.

Ya Rabbi! Cümlemizi rahmetine gark eyle. Mağfiretine nâil eyle. Yeryüzünün neresinde olursa olsun, Müslümanlara zulmeden bu zalimleri-kâfirleri sana havale ediyoruz, yâ Rabbi!

Sen Müslümanları halâs eyle! Âmin, yâ Rabbel-alemîn ve yâ Erhame'r-rahimîn.

Feyz: Ramazan ayının faziletleri hususunda Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ne buyuruyor?

Ali Faik Efendi: Efendimiz bu ayın öne- mini birçok hadislerinde belirtmiştir. "Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır." [Nesai]

"Ramazan ayı gelince, 'Hayır ehli, hayra koş, şer ehli, kötülüklerden el çek' denir." [Nesai]

"Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder." [Taberani]

"Ramazan gelince, Allahü teâlâ melek- lere, müminlere istiğfar etmelerini emreder." [Deylemi]

"Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazan'a kadar olan günahlara kefaret olur." [Taberani]

"Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir." [Ebu Nuaym]

"Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir." [I.Mansur]

"Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur." (I.Ebiddünya)

"Islam, kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir." (Müslim)

"Allahü teâlâ'nın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrası, ancak oruçlular içindir."

Feyz: Orucun sünnetlerinden bahseder misiniz?

Ali Faik Efendi: Oruç tutacak kimsenin sahura kalkması, sahur yemeği yemesi sünnettir. Sahurun geciktirilmesi sünnet, şüphe edilecek bir zamana bırakıl ması ise mekruhtur. Iftarı acele yapmak, akşam namazından önce oruç açmak sünnettir. Iftar ederken Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'den rivayet olunan iftar dualarını okumak sünnettir. Orucu hurma ile, hurma yoksa su ile açmak sünnettir. Oruçlu için ramazanın son on gününde itikâfa girmek de sünnettir. Oruçlu kimse, yakınlarına ve fakirlere fazlaca yardımda bulunmalı; mümkün olduğu kadar Kur'an okumalı, zikir yapmalı, Peygamberimiz'e salât ve selam getirmeli, ilimle uğraşmalı; boş ve yararsız sözlerden, gıybetten, söz taşımadan dilini uzak tutmalıdır.

Feyz: Bu ayda Müslümanlar neler yapmalılar?

Ali Faik Efendi: Ramazan ayı paylaşma ve yardımlaşma duygularının yeşerdiği bir aydır. "Ramazan ayında akrabalar, dostlar ve özellikle kimsesizlere sahip çıkılmalı, ziyaret edilmelidir. Yardıma muhtaç insanlarımıza fakir ve kimsesiz insanlara yardımlar ulaştırmalıyız. Bu yardımı o insanlara götürürken de kişi- liklerini, şahsiyetlerini rencide etmeden bunu yapmalıyız. Verirken düzgün verin, reklâm yapıp da amelinize riya karıştır mayın…

Bu ayda verilmesi gereken fitre ve zekâtlar mutlaka verilmelidir. Çünkü Yardıma muhtaç insanları bizim koruyup kollamamız ve gözetmemiz gerekiyor. Onların da tabi olarak beklentileri var. Ihtiyaç sahiplerinin bu beklentilerini boşa çıkarmayalım, herkes imkan dâhilinde yardım etsin. Çevremizdeki komşularımızı, talebe gençleri, yardıma muhtaç fakirleri unutmayalım. Bu bizim vazifemiz.

Feyz: Ramazan ayının toplumda ne gibi tesirleri vardır?

Ali Faik Efendi: Bu aylar fakirle zenginin aynı sofrada buluştuğu aylar. Birbirimizi bu ayda ziyaret edelim. Birbirimizi iftara davet edelim. Hayırseverler bu aylarda iftar çadırları kuruyorlar. Bu çadırlarda herkes yemek yiyor. Evine yetişemeyen yolcular o çadırlarda iftar ediyor. Bu ne kadar sevap, sadece bununla da yetin- meyelim. Birbirimizi evlerimize davet edelim. Özellikle sofralarımıza yoksul ve fakir olan komşularımızı mutlaka davet edelim. Dostlukların pekişmesi için, birbirimizi iftar sofrasına davet edelim. Bununla toplum birbirine kaynaşacak ve dostluklarımız pekişecektir.

Allah'ın insanları af ettiği bu ayda biz de aramızdaki kırgınlıkları, dargınlıkları mutlaka bir kenara atalım, biz de affedelim, affedelim ki Allah da biz affetsin. Yoksa bu ayın bereketinden, feyzinden istifade edemeyiz. Rahmet yağmurları tövbeyle, af dilemekle ve insanları af etmekle üzerimize yağar. Yeni bir sayfa açalım hayatımızda. Göreceğiz ki, içimizde hakikatten sevgiden, saygıdan, hoşgörüden, birlik ve beraberlik duygu- larından başka bir şey olmayacak. Her şeyin başı ahlaktır ve bu ayda ahlakımızı güzelleştirmek için mücadele edelim.

Cenâb-ı Hakk: "Iyilikte ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın." buyuruyor. Zekat vermenin, güzel söz söylemenin, ve daha pek çok şeyin, iyi olarak kabul edersek, yardımlaşmanın sınırını sonsuz olduğunu anlarız. Yardımlaşmanın konusunun içinde, mal- dan sevgiye kadar herşey verilebilir. Verme işi bazan zekat fitre gibi mecburi olduğu halde, bazan tamamen isteğe bağlıdır. Bu vermenin sınırı yoktur.Bu yardımın dışında, müslümanlar birbirler- ine sevgi ile bağlanmak zorundadırlar.

Insan yakınlık derecesine göre başkalarına yardım etmelidir. Ancak maddî olarak yardım edilecek kişilerin gerçekten yoksul olmaları gerekir. Fakat insan gönül zenginliğinin yerine, elinde olanın daha fazlazını ister, gözünü hırs bürür. Bunun yerine Allah'ın bize nimet olarak verdiği malların hayır yolunda, bize emrettiği şekilde harcanması olumlu bir davranıştır.Yalnız insan istediği malı değil, mallarından sevdiklerini yoksullara vermek zorundadır, böylece Allah'ın rızasını kazanır. Allah'ın ve Resûlünün bizden yapılmasını istediği, akıl ve vicdanın hoş gördüğü bir şeyi yapmak iyiliktir. Kötülükten sakınmak, başkalarına kötülük yapmamak da iyiliktir.

Bu tür iyilikler de "sadaka"dır. Iyilikte yardımlaşmak kadar kötülükten alıkoymaya çalışmak da müslümanların dinî-ahlâkî görevleri arasındadır. Kötülük gören kişi, kötülük ister küçük ister büyük olsun, ona engel olmalıdır. Eğer bu görev yapılırsa, kötülük azalır, toplum huzur bulur. Cimrilik, öfke ve merhametsizlik gibi özelliklerimizi yenmek için çalışalım. Göreceksiniz ki kin, nefret, yalan, dedikodu gibi kötü ahlaklarımız kalma- yacak. Gönlümüzü neyle dolduracağız, sevgiyle, kardeşlik ile dolduracağız. Birlik ve beraberlik ile dolduracağız.

Bu vesile ile bu Mübarek Ramazan ayının tüm Islam alemi için hayır getirmesini temenni ederim.