04 Aralık 2023 Pazartesi

Çocukların Dinî, Ahlakî Gelişimlerinde Anne ve Babanın Etkisi / Dr. Süleyman Abanoz

Çok farkında olmasak da çocukların gelişim dönemleri, anne babalara da birtakım gelişim görevleri veriyor. Bu gelişim görevlerini, gelişim alanlarına göre değerlendirmek mantıklı görünüyor. Düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Canlılar dünyasında anne babasına en uzun süre bağımlı olan varlık insandır. Yeni doğan bir bebeğin oturabilmesi veya yattığı yerde dönebilmesi için dahi birilerine ihtiyacı vardır. Ancak çocuğun anne babaya olan bu ihtiyacı yaşa ve gelişim alanına göre farklılık gösterir.
Çocuğunu mutlu ve sağlıklı bir şekilde yetiştirmek ve geleceğe hazırlamak isteyen her anne babanın, çocuğunun hangi yaşlarda nasıl bir gelişim gösterdiğini bilmesi gerekir. Bu kapsamda çocuğun gelişimini belirli dönemlere ve gelişim alanlarına ayırarak ele alabiliriz. Gelişimde 0-2 yaş arasını “bebeklik çağı”, 3-6 yaş arasını “çocukluk veya oyun çağı”, 7-12 yaş arasını ise “son çocukluk çağı” olarak isimlendirebiliriz. Ayrıca aralarında karşılıklı ilişki olsa da gelişimi bedensel, bilişsel, toplumsal, dinî ve ahlaki gelişim gibi alt alanlara ayırabiliriz. Her yaşa ve gelişim alanına göre anne babaya düşen görevler/sorumluluklar değişmektedir.
Bebeklik çağında anne babaya düşen en büyük sorumluluk bebeğin yakınında bulunmak ve ihtiyaçlarını zamanında karşılamaktır. Çocuk dünyaya geldiğinde karşısında ilk önce anne babasını bulur. Aile, sıcak ilişkilerin en kuvvetli yaşandığı yerdir. Çocuğun fiziksel ihtiyaçlarının anne babası tarafından uygun ve doğru şekilde karşılanması çocuğun fiziksel gelişimine olduğu kadar bilişsel, toplumsal ve dinî gelişimine de katkı sağlar. İhtiyaç duyduğunda anne ve babasını yanında bulan çocuk kendini güven içinde hisseder ve olumlu bir kişilik geliştirir. Çocuğun ihtiyaçları karşılanırken annenin yaklaşımı ile onun güven-güvensizlik, sevgi-korku gibi duygularının temeli atılmaktadır. Anne, sevgisini bebeğin bakımı sırasında dokunuşuyla, konuşmasıyla ve gülümsemesiyle gösterir. Annenin gülen yüzü, tatlı sesi ve okşaya...

Yazının tamamını dergimizden okuyabilirsiniz.