Boşanmak Tek Çözüm Değil

Allah'ın yardımı ile evlilik hayatını aynı kişi ile paylaşmanın yollarını mutlaka bulmalıyız. Kolay değil bu. Taa ilkokulda sıra arkadaşımız-la bile tartışıp başka sıraya oturan kişi-ler olarak, bir ömür boyu aynı kişi ile beraber aynı yastığa nasıl baş koyacağız. Her zorluğa rağmen sabır denen o mukaddes mücadeleyi gösterebilecek kapasiteye ulaşmak zorundayız. Boşanmak hoş bir şey değil. En azından "bunu yapan ben olmamalıyım" diye düşünmeliyiz. Bildiğimiz gibi, Allah'ın "daraltan" ve "genişleten" isimleri vardır. Her sıkıntının peşinden bir rahatlık, her rahatlığın peşinden de bir sıkıntı gelir ve bu böylece devam eder gider. Bir Müslüman için dünyadaki tek rahatlık ölüm, ahretteki tek rahatlık ise cennettir.

Tartışmasız bir evlilik tabi ki düşünülemez. Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'nün eşleri bile Peygamber Efendimizle tartışmıştır. Peygamber Efendimizin ise ümmetine ölçü olsun diye eşlerine asla el kaldırmamıştır. Ne olursa olsun, erkeğin eli ağırdır, bunu hiçbir erkek aklından çıkarmamalıdır. Kadınlar Allah (Celle Celalühü)'ın bize emanetidir ve onların üzerinde Allah Resulü'nün hatırı vardır. Dövmemeli ve incitmemelidir. Kalp kırmamak için mücadele veren insanlar elbette sabırlarının mükafatını görecektir. Nasıl ki tövbe ederken "keşke yapmasaydım" diyoruz, aynı şekilde eşler tartışırken de birbirlerine kırıcı davranırlarsa aynı pişmanlığı mutlaka çekeceklerdir. O halde kırıcı olmaya ne gerek vardır. Ben evlilik müessesesine baktığımda, evlilikte sağlıklı bir uyum için altı önemli unsur gördüm.

Maneviyat

  Birinci özellik olan bu manevi unsurun olması, Allah rızasını kazanmak için farz ve sünnete göre yaşayan bir insana büyük bir huzur, olmaması ise huzursuzluk sebebidir. Allah rızasını gözeten bir eş size her konuda destek olur. Çünkü o da her sıkıntıya sizin için değil, Allah rızası için katlanır. Allah rızası için katlanılmayacak hiç bir çile yoktur. Peygamberler buna örnektir. Demek ki maneviyatımızı devamlı olarak güçlendirmeye çalışmalıyız.

  Hizmet

İkincisi, Allah'ın dinine hizmet etmektir. Bu dünyada kime hizmet ettiğin çok önemlidir. Bu hizmet, kime kul olduğunun da göstergesidir. Çünkü amacın ne ise, hizmetin de onadır. Yaşama amacı, Allah'ın rızasını kazanmak olan bir insanın hizmetini engellemek, onun kollarını, ayaklarını, dilini kesmek ve böylece yaşamasını istemekten daha farklı değildir. O halde eşler, ellerinden geldiği kadarı ile bu dine hizmet etmelidir.

Cinsellik

Üçüncü unsur cinselliktir ki, eşleri eve bağlayan, aradaki muhabbeti sıcak tutmaya yarayan, eşlerin gözünü dışarıda bırakmayıp haramdan koruyan çok önemli bir unsurdur. Cinsel ihtiyacının aksaması tedirginliği içinde olan her insan, eşi ile arasını devamlı olarak sıcak tutmak isteyecek ve bu düşünce ile belki bütün hatalarını değil ama, birçok küçük hatasını hoş görerek tartışma konularından doğal olarak kaçınacaktır. O halde eşler arasında düzenli bir cinsel yaşantı olmalıdır.

Para

  Aile müessesesinin ihtiyaçlarını gidermede ciddi bir huzursuzluğu önler. İşlev açısından baktığımızda bir şirket gibidir aile. Her ailenin standart giderleri vardır ve bunların karşılanması için en az miktar olan su, ekmek, elektrik, yakacak, telefon, kira, giyecek, sağlık gibi giderlerinin mutlaka tedarik edilmesi şarttır. Tedarik edilmemesi halinde acı bir hayat kaçınılmazdır. Bu sebeple eşler, maddi durumlarını daha iyiye çıkarmak için çalışmalıdırlar.

  Evlat

Beşinci unsur evlattır. Ailenin lügat anlamına baktığınızda, ana baba ve çocuklardan oluşan topluluğa dendiğini görürsünüz. Evlat yoksa, evde mutlaka devamlı bir hüzün, dolayısıyla bir huzursuzluk vardır. Geçerli bir boşanma sebebidir ama Allah'ın nasibi ve takdiri açısından bakıldığında, asla katlanılmayacak bir sebep olmadığı gibi, belki de aile açısından daha da hayırlıdır.

  Tavır ve Davranış

Altıncı unsur olan tavır, çoğu rol olan davranış bozukluğudur. Bozuk ölçüler, töre olarak uygulanan hatalı düşünceler, ana-baba ve sokaktan edinilen yanlış uygulamalar, kişiyi eşine karşı zalim, ilgisiz veya değersiz yapabilmekte, güzel bir beraberliği dağıtıp belki de pişmanlığın bile geri getiremeyeceği ciddi kayıplara yol açabilmektedir.

  Evliliği Bozan Unsurlar

Diğer unsurlar ne kadar önemli olsa da bir şekilde katlanılabilir. Mesela ev, araba, eşya, tatil, güzel giyim, takı, dışarda yemek, kaynana, akraba vs. gibi konular, gündemi devamlı olarak işgal etmeyip, ara sıra ortaya atılan tartışma konuları olarak devam eder. Bunlar önemli olsa da bu altı unsur sağlanmışsa, diğerlerinin yokluğu evlilik bozmaz.

  Dikkat Edecek Olursanız!

Yukarıda saydığım unsurların içinde ibadet ve hizmetin haricinde diğer unsurların hiçbiri (önemli olsa bile) evlilik bozmuyor. Demek ki evlilik, yerine alternatifini koyamadığınız konulardan mahrum bırakıldığınız zaman bozuluyor. Yerine koyduğunuz alternatif helal değilse yine bozuluyor, helal ise katlanılıyor. Hal böyleyken yine de bu saydığım altı unsurun altısı da "olmazsa olmaz" değildir. Eşinizde olmayan özellikleri ya siz elde etmeye çalışın ya da sabredenlerden olun. Bunu yapamayan taraf, boşanmak isteyen taraftır. Görülüyor ki, maneviyatınız sağlam ise, eşinizle olan beraberliğinizde bu unsurların hiçbiri olmasa da o evlilik devam edebilir. Zira rızkın kefili Allah'tır.

Mesela çocuksuzluk. İkinci evliliği gerektirir ama sabreden için değil. Allah Resulü'nün yetimlere ne kadar önem verdiğini düşündüğünüzde, çocuksuzluk ayrılma sebebi olmaz. Mesela kültür. Birçok evlilik kültür farklılığından bozulmuştur. İnsan, huyunu suyunu bildiği biri ile evlenmeli, bunun için kendi yöresinden birini tercih etmelidir. Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem), "Nesebinizi karıştırmayın" buyurmuştur. Bu tercih, tartışma sebeplerini yarı yarıya azaltır. Buna kültür farklılığı denir ve çok önemli bir geçimsizlik sebebidir. Hafife alınmamalıdır. Ama Allah rızası için buna da katlanılabilir. Cinsellik bile yaşamıyorsanız o evlilik yine devam edebilir. Bu konuda kadının boşama hakkı vardır. Erkekte ise ikinci eş hakkı doğar ama buna da sabredilebilir. Nice evliyalar vardır ki evlenmeden sabretmiştir. Fakat amacı Allah olan birinin ibadetini engellerseniz o evlilik devam edemez, hizmetten alıkoyarsanız o evlilik devam edemez. Zira bu mücahit; ne Allah'a ibadet yerine, Uludağ'da kayak sporunu koyabilir, ne de Allah'a hizmet yerine pul koleksiyonu hobisini koyabilir. Bunların alternatifi YOK!

Sinirlerinize Hakim Olun!

Allah Resulü: "İçinizde en kuvvetliniz, kızdığı zaman sinirine hakim olanınızdır" buyuruyor. Eşiniz, Allah ve Resulü'nün onaylamadığı bir tavır ve yaşantı sergilediğinde, (zamanla düzelecek bir hal ise) sabırla ilgilenmeli ve bunaltmadan doğrusunu öğreterek ikna etmelisiniz. Hiç düzelmeyecek olanlara da mümkün olduğu kadar sabır göstermelisiniz. Allah ve Resulü'nün "boşan" dediği konularda bile aceleci olmayıp, tövbe ettirici bir tavır göstermeli, daha da olmazsa sert ikazlarla caydırmaya çalışmalı, ama ille de boşanmayı en son çare olarak görmelisiniz. Siz boşanmayı çok isteseniz bile, boşanmanın eşinizi kötü bir hayata sürüklemesi ihtimaline karşı boşanmamak için mücadele vermelisiniz. Zira Allah (Celle Celalühü) "ben boşamadım ki, eşim boşadı" diyen kişinin kalbinde yatanı bilir. O niyet, "keşke o beni boşasa" niyetidir.

Kadının Eşine Kayıtsız Davranması

  Allah Resulü (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki: "Kadın, ocak başında dahi olsa, erkeğinin davetine icabet etsin." (Tirmizî) Bunun sebebi erkeği zinadan korumak içindir. Zaten eşinin rahatsız olduğunu anlayan kişi de onun durumunu dikkate alacaktır. Ama isteksizliği veya üşenmeyi hastalık kılıfına sokmaya çalışan bir eş elbette büyük bir hata yapmaktadır. Bir erkek sadece cinsel yapısından ötürü bile ikinci eşi hak eder. Her şeye rağmen tek eş ile beraber olmaya dayanabilen bir erkeği ise Allah (Celle Celalühü) Kur'an'da övmüştür. 

Erkek Yaşlanırsa Sebebi Ne?

Erkeğin cinsel yaşlanma süreci çok uzundur. Şayet erken yaşlanmışsa, bunun sebebi karısının ilgisizliği ile muhabbetin zamanla azalarak vücut dengesinin bozulmasındandır.

Helal Lokma Neden Önemli

  Eve helal olarak giren neyse, eşler onunla idare ederken şükretmeli ve daha iyisi için mücadele vermelidir. Eşimin rızası mı, Allah'ın rızası mı diye düşünen bir insan eşi ile çok nadir tartışır. Her iki taraf da evin ciddi yüklerini üstlenmiştir ve asla birbirini aşağılamayıp hor görmemek esastır. Boşanmaya izin verilmiştir ama boşanmamakta ise Allah'ın rızası vardır. Artık hangisi sizin için daha önemli ise, onu kurtarmaya çalışın.