Ramazan Ayının Fazileti / Abdulkadir Yılmaz

0
157

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ifadesi ile “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olan Ramazan ayına bir kere daha kavuşmuş oluyoruz. Kutsiyeti ve fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olan bu mübarek aya, ondaki rahmet ve bereketi, manevi fetih ve yardımları keşfen de görebildikleri için Efendimizin (s.a.v.) ve Sahabe efendilerimizin önem verdiği gibi marifet ehli âlimlerimiz de çok önem vermişlerdir.

Ramazan ayını, faziletli ve üstün kılan vasıflarının en önemlisi şüphesiz ki insanlığı içine düştüğü vahşet karanlıklarından çıkarıp aydınlığa kavuşturan, onları dünya ve ahiret saadetine götüren, en güvenilir kılavuz olan Kur’an’ın bu ayda nazil olmaya başlamış olmasıdır. Kur’an-ı Kerim’in evrensel mesajlarıyla, o karanlık dönemde, cehaletin yerini ilim, haksızlığın yerini adalet ve düşmanlığın yerini de sevgi ve barış almıştır. Yüce Rabbimiz bu ayda Kur’an-ı Kerim’in indirilişini şöyle beyan buyurur: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.” (Bakara, 2/185)

Rabbimizin, âlemlere rahmet olarak gönderdiği, en mükemmel ahlak örneği, Efendimize de (s.a.v.) peygamberlik görevi bu mübarek ayda verilmiştir. Bu nedenle Ramazan ayı, hiç şüphesiz insanlık için bir dönüm noktasıdır. “Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadir, 97/3) ayetinde ifade bulduğu gibi, bin yıl nafile ibadetten hayırlı olan Kadir gecesi yine bu mübarek ayda yer almaktadır. İslam’ın beş erkânından biri olan ve müminleri kötülüklerden arındırıp manevi anlamda temizleyen oruç da bu ayda tutulmaktadır.

Hz. Peygamber Ramazan ayı girerken ashabına bu ayın faziletini şöyle beyan buyurmuştur:

“Ey Müslümanlar! Büyük ve bereketli bir ayın (Ramazan ayının) gölgesi üzerinize düştü. Bu, içinde, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinin bulunduğu bir aydır. Bu ay, Allah Teâla’nın gündüz vakitlerinde orucu farz; gecelerinde teravih namazını nafile (sünnet) olarak meşru kıldığı mübarek bir vakittir. Bu ayda kim bir nafile hayır işlerse, başka zamanlarda bir farzı yerine getiren kadar; farzı ifa eden de başka aylarda 70 farzı işleyen kimse kadar sevap kazanır.

Bu ay, sabır ayıdır. Sabretmenin karşılığı da cennettir. Bu ay, ihsan, yardım ve eşitlik ayıdır.

Bu ay, mü’minin rızkının arttığı bir zamandır. Bu ayda kim bir oruçluya iftar açtırırsa, bu onun günahlarının affedilmesine ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. İftar açtırdığı Müslüman’ın kazandığı sevaptan bir şey eksiltilmeksizin, onun kazandığı sevap kadar da ayrıca sevap kazanır.”

Sahabiler: “Bizim hepimiz, bir oruçluya iftar açtıracak imkâna sahip değiliz.” dediler.

Bunun üzerine Peygamberimiz (a.s.m.): “Allah Teâla bu sevabı, bir oruçluyu, bir hurma ya da bir yudum su ile iftar ettirene de verir.” buyurdu. Sonra da hutbesine şöyle devam etti:

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.