Hz. Ali (k.v.) Sevgisi / Prof. Dr. İsmail GÜLEÇ

0
48

Röportaj: Özcan KESKİN

İslam ümmeti, Hz. Ali’ye (kerremallahu vechehu) münhasır çok özel duygular hisseder… Her meşrepte bu böyledir… Hz. Ali Efendimiz’in insanlardaki örneklik boyutu nasıldır? Bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Türklerin Hz. Ali’ye özel bir muhabbeti vardır. Şiileri istisna tutarsak hiçbir millet Türkler kadar Hz. Ali’yi benimseyip kendinden görmemiştir. Bizde biri evlendiğinde damada Hz. Ali, geline Hz. Fatıma örnek olarak gösterilir. Çocukluğumuzdan beri Hz. Ali hikâyeleri ile büyürüz. Bakmayın son yıllarda unutulduğuna; bu topraklarda asırlardan beri Hz. Ali’nin cenkleri anlatılır çocuklara, gençlere, büyüklere. Merhum Sezai Karakoç üstadımızın “Çocukluğumuz” şiirinde geçen şu dizeleri hatırlamak kâfi.

Babamın uzun kış geceleri hazırladığı cenklerde

Binmiş gelirdi Ali bir kırata

Ali ve at, gelip kurtarırdı bizi darağacından

Asya’da, Afrika’da, geçmişte gelecekte

Biz o atın tozuna kapanır ağlardık

Güneş kaçardı, ay düşerdi, yıldızlar büyürdü

Çocuklarla oynarken paylaşamazdık Ali rolünü

Ali güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahraman

Ali olmaktan bir sedef her çocukta

Hz. Ali bizim güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar kahramanımızdır. Hz. Ali bizim için üç bakımdan örnektir.

1. Çocuklar ve gençler için bir kahraman; yiğitlik ve cömertlik, korkusuzluk sembolü.

2. İlim yolcusu için ilim şehrinin kapısı.

3. Tasavvuf yolcusu için de büyük bir veli.

Hz. Ali anlatıları, daha çok hangi edebi türlerde görülmektedir? Nasıl ele alınmaktadır? Ona olan muhabbeti anlatan çarpıcı örnekler vermek mümkün müdür?

Hz. Ali’nin cenk hikâyeleri meşhur. Cenknâme türünün en güzelleri Hz. Ali’nin kahramanlığının anlatıldığı hikâyelerdir. Haverzemin Cengi, Hayber Kalesi Cengi, Kan Kalesi Cengi, Berber Kalesi Cengi, Muhammed Hanife Beni Gatafan Cengi, Mağrip Ejderhası Cengi, Muhammed Hanife, İmam Hasan ve İmam Hüseyin’in Cenkleri. En yaygın olan tür hikâyedir.

Hikâyelerden sonra en çok Bektaşi nefeslerinde ve Alevi semahlarında geçer. Orada bir kutsiyet kazanır ve başka bir hürmetle yâd edilir. Hz. Ali’ye bağlılık ve muhabbet öne çıkarılır.

Bunların dışında meşrebine göre şairler de Hz. Ali’yi öven şiirler yazarlar. Divanlarda şart olmamakla birlikte dört halife için de naat yazılır. Kazım Paşa gibi neredeyse tüm divanı Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisiyle dolu şiirlerden oluşan divanlar yazanlar da vardır. Hz. Ali, Türk şiiri için çok önemli bir unsurdur. Hz. Ali’nin divanının tercümesi ve kimi sözlerinin de şiir diliyle söylendiğini de ilave edeyim.

Röportajın devamını dergimizden okuyabilirsiniz.