Günahlar ve Etkisi / Abdulkadir Yılmaz

0
85

Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle der: “İyi amel yüze parlaklık, kalbe nur, rızka bolluk/bereket, bedene güç, insanların kalbine muhabbet verir. Günah ise yüzde siyahlık, kalpte karanlık, bedende zayıflık, rızıkta kıtlık ve insanların kalbinde nefret yapar.”

Günlük yaşantımızda bu hikmetli sözleri adeta kanıtlayan, nuru ile dikkat çekici simalara çok şahit olmuşuzdur: Nur yüzlü bir nine, nurlu yüzlü bir dede veya nur yüzlü bir genç gibi… Öyle ki “kalbinin güzelliği yüzüne aksetmiş” deriz ve o çehrelere bakmaktan büyük bir mutluluk, büyük bir huzur duyarız.

Bunun aksi de mümkündür, karanlık yüzlü kişiler ki, bu tür insanların yanında bulunmak ise bizi daraltır, bunaltır ve çoğu zaman böyle kişilerle uzun süre baş başa kalsak, iç daralması veya büyük bir baş ağrısıyla oradan ayrılırız.

Sıklıkla şahit olduğumuz bu olaylar aslında bize bir şeylerden haber vermektedir… İnsan denen canlının metafizik yapısından, zira bu yaşadıklarımızın fiziksel olarak asla bir açıklaması yoktur. Bedensel temas olmadan algıladığımız huzur veya huzursuzluklar, metafizik varlığımız olan ruhların birbiriyle temasının bir neticesidir.

Bu nedenledir ki hiçbir fiziki temas olmasa bile maneviyatla beslenmiş, günahlardan arınmış ruhlar, etraflarına içlerindeki huzuru yansıtırlarken, günahla kararmış ruhlar da içlerindeki karanlığı yansıtmaktadırlar ve onların ruh halleri bizleri ciddi oranda etkilemektedir. Nitekim bu mesele Kur’an ve hadislerde de ifade bulmaktadır. Bir yönüyle de bu yaşananlar, İslam’ın hak oluşunun sayısız delillerinden birini gözler önüne sermektedir.

Bu meseleden anlaşılması gereken önemli bir husus, metafizik yapımızın pozitif veya negatif pozisyonları, fiziki bünyemizi de etkilemekte ve azalarımızda bu durum bir şekilde hastalık veya sıhhat alameti olarak kendini göstermektedir.

Şimdi bu meselenin bir adım ötesine geçerek diyebiliriz ki metafizik boyut, sadece insan denen canlılarla mı sınırlıdır? Elbette ki hayır, zira hayvanlar âlemi, bitkiler âlemi de buna dahildir. Mesela, insanlarla hayvanlar arasında yaşanan duygusal yakınlığın, sonuçta vahşi hayvanları evcil bir hayvan haline soktuğu malumdur. Yine bitkilere karşı sevgi sözcükleri söylemenin, müzik dinletmenin bitkilerin gelişimine etkisi de bilinmektedir. Yani insanın metafizik yapısı hem hayvanlarda hem bitkilerde kişinin durumuna göre olumlu veya olumsuz tepkilere sebep olmaktadır.

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.