Orta Yolda Olmak / Doç. Dr. Osman Mutluel

0
127

Röportaj: Osman KESKİN

Hayata yeni bir başlangıç yapmak adına “orta yolu” tavsiye ettiğiniz “Orta Yolda Ol!” adlı kıymetli bir kitabınız var. Günümüze dair hangi tespit ve değerlendirmeler size böyle bir eser yazdırdı?

Öncelikli olarak bu röportaj için Feyz Dergisi’ne teşekkür ediyorum. “Orta Yolda Ol” ismini verdiğim kitabın, düşünce dünyamda oluşan çeşitli sorulardan hareket ederek, önce düşünce aşaması oluştu. Hayatı sorguladığımızda karşımıza çıkan sorular arasında beni bu kitaba doğru yönlendiren yaşam tarzımızı sorgulamak oldu aslında. Bu hayatta nasıl bir yaşam tarzı edinmeliyim? Aynı şekilde, yeni bir anlayışla ele aldığımız bu hayatın prensipleri olacak mıdır? Yoksa sıradan yaşantımıza devam mı edeceğiz? Bu ve benzeri sorular açıklığa kavuşturulmadan hayatın anlamını kavramak mümkün olmadığını fark ettiğimde aklımda konu başlıkları oluşmaya başladı. Konu başlıkları genel anlamda ahlaki boyut içinde gelişti. Çünkü günümüz yaşam tarzı, aslında pek çoğumuz farkında değiliz, pragmatik ve kapitalist düşünce ve duygularla örülüdür. Çünkü izlediğimiz diziler, sinema, okuduğumuz kitaplara kadar bu düşünce içinde hareket eder. Bu da marksizmin temel yaşam tarzı olan “amaca ulaşmak için her yol mübahtır” anlayışı ile örtüşür. Aynı zamanda bizim menfaatimize uygunsa doğrudur uygun değilse yanlıştır anlayışının da hayatımızın sapmalarından biri olduğu ortadadır. Bütün bu anlayışlar çerçevesinde yaşayan Müslüman’ın yaşam tarzını sorgulaması mümkün değildir. İşte bu küçük hacimli kitap, bu anlayıştan kurtulmanın, önce düşünsel sonra pratik olarak, çaresini arama faaliyeti olarak ortaya çıktı.

Siz “Ahlak, her türlü aşırılıklardan uzak, orta yolda bir yaşam sürmemiz açısından bize öncülük eder.” diyorsunuz. Yine sizin deyiminizle “Onurlu ve erdemli bir hayata sahip olmak bakımından” siz bu konuda neler öneriyorsunuz? Niçin orta yolda olmalıyız?

Genel anlamda orta yol teorisi, insanlık tarihi kadar köklü ve geçerli olan bir teoridir. Gerçi teori demek belki yanlış olur. Çünkü teori dediğimiz zaman henüz ispatlanmayan bir görüş veya düşünceden söz etmiş oluruz. Oysa orta yol anlayışı, yazılı kaynaklar içinde en eski ahlaki yaşam şeklidir. Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber, Kindi, Farabi, İbn Miskeveyh, İbn Sina, Tusi ve günümüze kadar ahlak üzerine yazan pek çok düşünür orta yol anlayışını tavsiye ederler. Çünkü orta yolda yaşamak erdemdir. Burada önce orta yolun ne olduğunu açıklamak gerekecektir. Çünkü bilinmeyen bir şeyin uygulanması mümkün değildir. Aslında zaman zaman bu yaşam tarzını uygularız. Çünkü orta yol dediğimiz yaşam tarzı, kısa ve öz olarak günlük yaşantımızda her türlü aşırılıktan kurtulmak, empati yapabilmek, adil bir hayat yaşayabilmektir.

Peki, orta yolu nerelerde uygulayabiliriz? Aşırılıklardan uzak insanlar nedir? Günlük hayatta gördüğümüz, trafikte yaşadığımız, insanlarla ilişkilerde ortaya koyduğumuz tüm davranışlar bizim hayat anlayışımızın göstergesidir. Kendisine korna çaldı diye veya sellektör yaktı diye işlenen cinayetler, ters baktı diye birbirini bıçaklayan insanlar, istediğini vermedi diye anne babasını öldüren evlatların yaşadığı bir dünyada, orta yolda yaşamaya çalışmak ne kadar mümkündür? Bunun mümkün olması için yapılması gereken ilk şey, eğitimin ailede başlaması ile mümkündür. Daha küçük yaştan itibaren çocuklarımıza bu hayat tarzını vermeye gayret etmeliyiz. Olayların değerlendirilmesinde, rol model olan insanların çoğalması gereklidir. Diğer taraftan iyi örnekler toplumun bütün kesimlerine ulaştırılmalıdır. Devletin eğitim politikası içine girmeli ve ders programları içinde orta yolda yaşam vurgulanmalıdır.

Röportajın devamını dergimizden okuyabilirsiniz.