Dünya Hayatına Müslümanca Bakış / Abdulkadir Yılmaz

0
62

Genel olarak Müslümanların dünyaya bakışında hemen her devirde ciddi sorunlar olduğu bir gerçektir. Bunun belli başlı sebepleri arasında, ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerde dünyanın küçük görülmüş, bazen lanetlenmiş, olmasının etkisi büyüktür. Bu ayet ve hadisleri delil göstererek Müslümanlar arasında özellikle ehl-i tarik münzevi dervişlerin dünya hakkında aşağılayıcı, tahkir edici söz ve eylemleri ümmet içindeki bu hastalığı derinleştirmiştir.

İslam alemindeki bu büyük yanlışın, ayet-i kerime ve hadisi şerifleri “Dünya hayatı geçicidir, ahiret hayatı ebedidir.” gibi tek bir bakış açısı ile değerlendirmelerinden kaynaklı olduğu açıktır… Fertler bazında bazı kişilerin kendilerini tamamen ahirete yönlendirmeleri, uzlet ve inzivayı tercih etmeleri, bu anlamda dünyayı terk etmeleri kabul edilir ve anlaşılır bir şeydir. Lakin bütün Müslümanların İslam’ın dünya görüşü bu diyerek, budistlerin mantığı ile dünyayı terk etmelerinin ne kadar tehlikeli olduğunu anlamak için çok bilgili ve çok akıllı olmak gerekmez. Nitekim son birkaç yüzyıldır İslam ülkelerinin, batılı devletlerin sömürgeleri veya müstemlekeleri haline gelmeleri, ekonomik yönden fakir, teknolojik yönden geri, harp sanayisinde zayıf ve sonuç olarak da her türlü özgürlüklerinden mahrum olmaları, bu büyük yanlışın acı sonuçları olarak önümüzdedir.

Halbuki ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin dünya hayatı ile ilgili mesajları rasyonel bir şekilde dünya hayatının tüm gerçekleri ile değerlendirildiğinde, bize dünyayı tamamen terk şeklinde mesajlar vermediği anlaşılacaktır. Doğru ve gerçekçi olan ifrat ve tefrit ortasında bir yol bulunması ve bu yolun izlenmesidir, zira İslam, her konuda olduğu gibi bu konuda da orta yolu, itidali tavsiye eder.

Dünya hayatı ile ilgili olarak Bediüzzaman Said Nursî, ayet ve hadis-i şeriflere gayet makul, mantıklı açıklamalar getirerek demiştir ki, dünyanın üç yüzü vardır:

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.