Gençlerde “UMUT”, sevgi, korku ve inanç… / Doç. Dr. Nurten Kımter

0
79

Röportaj: Sevim Kartol

“Dini İnanç, İbadet ve Duanın Umutsuzlukla İlişkisi” adlı orijinal çalışmanızdan hareketle; gençlik ve umut konusu çok ilginç. Günümüzde gençler için umut vazgeçilmez bir ihtiyaç. Düşüncelerinizi alabilir miyiz? Neden gençlik ve umut…

Teşekkür ederim. Evet bütün yaş dönemlerindeki insanlar için ümitvar olmak büyük önem taşıyor olmasına rağmen bilhassa gençlik çağında ümit neden önemli bir ihtiyaç? Neden gençlik ve umut? İnsanda hem geçmişe ve içinde bulunduğumuz ana, hem de geleceğe dönük bir yön bulunmaktadır. Başka bir deyişle, akıl ve irade sahibi olan bir varlık olan insanın hafızasında geçmiş yaşantılarına ilişkin biriktirdiği anıları olduğu gibi düşünme ve hayal kurma yetisi sayesinde geleceğe dönük amaçları, idealleri ve umutları da vardır. Dolayısıyla insanın geçmişe ait anıları ve içinde bulunduğu ana ilişkin sorumlulukları, yapıp edecekleri olduğu gibi geleceğe dönük hayal ve umutları, amaç ve idealleri vardır. Zira insanın geleceğe dönük birtakım amaç ve ideallerinin, tasarılarının, beklentilerinin olması, bunlar için çaba sarf etmesi, yaşamı, doğayı, insanları sevmesi ve dünyaya karşı iyimser bir bakış açısına sahip olmasını ifade eden ümitvar olmak, aynı zamanda ruhsal yönden sağlıklı olmanın da bir ölçütü kabul edilmektedir. Diğer taraftan insanın hayatın olumsuzlukları karşısında yaşama sevincini yitirerek, amaçsız, hedefsiz bir hale gelmesi ve dünyaya karamsar bir bakış açısı sergilemesi anlamına gelen umutsuzluk ise, ruhsal, bedensel ve toplumsal rahatsızlıkların kaynağını teşkil etmektedir.

Çocuklukla yetişkinlik arasında yer alan gençlik dönemi, ruhsal alanda önemli değişikliklerin belirdiği, hızlı bir büyüme, olgunlaşma ve yetişkinliğe hazırlık dönemi olarak tanımlanmaktadır. Çocukluk ile yetişkinlik arasındaki bir geçiş evresi olarak ergenlik ya da gençlik çağı insan hayatının en önemli gelişim evrelerinden birisini teşkil etmektedir. Gençlik çağı, birçok insan için hayatlarının geri kalan kısmına dair çok önemli olan kararların verildiği, eş ve meslek seçimi gibi çok önemli tercihlerin yapıldığı, geleceğe dair planların gerçekleştirildiği bir dönemdir. Esasen gençlik çağı umutların, ileriye dönük hayallerin son derece yoğun bir şekilde yaşandığı bir dönemdir. Ergenlik çağı genci, son derece idealist olup hayata atılma gayretleri içerisinde aşk, şevk ve heyecan dolu iyimser bir bakış açısına sahiptir. Gençler, yaşamdan çok şeyler beklemekte, hayatta çok şeyler yapacakları inancını taşımaktadırlar. Gençlik çağındaki bireyler, yaşamı büyük değer taşıyormuş gibi algılayıp bu şekilde yaşamaya çalışırlar. Yaşamayı devam ettirebilmek için de bütün kabiliyetlerini en son noktasına kadar kullanarak, elde etmiş olduğu bilgilerden faydalanmaya yönelirler.

Gençlik çağında zaman kavramının genişlediği, geçmiş ve geleceğin daha fazla önem kazandığı hususu üzerinde görüş birliği mevcuttur. Piaget’in deyimiyle kavramlar oluşturarak şimdiki zamanın ötesini algılayan genç insan, meslek seçimi, evliliğe hazırlık, daha özel ve uzun vadeli yaşam amaçlarının belirlenmesi ile duygusal ve ekonomik bağımsızlık kazanmayı hedeflemektedir. Benzer şekilde gerçek dışı fantastik öğelerin önemini yitirdiği, çocuksu oyunların yerini zorunlulukların, sorumlulukların ve toplumsal beklentilerin aldığı gençlik çağı, gerek fiziksel gerek psikolojik değişimlerin çok çabuk olduğu bir dönemdir. Ancak bu hızlı değişmeler ve karmaşa hali, gençte bazen yetersizlik ve güvensizlik duygularına da yol açabilmektedir. Hayatın zevklerinden istifade etme çabasındaki genç, hastalık, ölüm, kaza vb.  olumsuz olaylarla ve sıkıntılı durumlarla karşılaşıp çaresiz kaldığı zamanlarda, kendi kendine tamamen hakim olamadığının, aciz ve yetersiz olduğunun bilincine vararak, kendini yalnız hissetmek suretiyle güvenini kaybedebilir.

Röportajın devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz