“Küresel müslüman” olmak… / Abdulkadir Yılmaz

0
95

Ülkeler arasında kalemle çizilen, tel örgülerle veya duvarlarla korunan sınırların adeta buharlaştığı ve anlamını yitirdiği bir zaman dilimindeyiz. Farkında olalım veya olmayalım, insanlık olarak ortak bir kültüre, ortak bir kadere doğru gidiyoruz. Birbirine akraba insanların yaşadığı ve herkesin acı-tatlı her olaydan haberinin olduğu küçük bir köye dönen dünya, en sonunda büyük bir kültürü oluşturmak üzere hızla yol alıyor. Bilişim ve ulaşım teknolojilerinde gelinen nokta, insanlığı buna mecbur ediyor.

O halde şimdi ne olacak derseniz, bu çağda baskın olan kültür diğer bütün kültürleri etkileyecek, bu kültür ise insanlığın ortak kültürü olacak derim… 

Bu nedenle artık her konuda bölgesel düşünmek yerine küresel düşünmek ve bütün planlarımızı küresel ölçekte yapmak zorundayız… Yoksa küresel çapta yapılanacak yeni kültür, bizi kendi içerisinde öğütüp eritecektir. Yani ya bizim kültürün renkleri, ortak kültüre rengini verecek ya da deccâlî bir kültür anlayışı bütün dünyayı kararttığı gibi İslam âleminin de beyaz rengini karartacak…

Evet, bugün dil sorunumuz yoksa tüm dünya halkları ile kolaylıkla görüşme imkânına sahibiz, kültür ve bilgi alışverişi yapabilecek konumdayız. Bu nedenle kılık kıyafetimizden eğlencemize kadar, sanat ve müzik anlayışımızdan beslenmemize kadar, hatta inanç ve ibadetlerimize ve dünya görüşlerimize kadar her konuda birbirimize benzemeye başladık.

Yani açıkçası, küreselleşmenin avantaj ve dezavantajlarının iyice hissedildiği bir zaman dilimindeyiz. O halde bu gerçeği görmezden gelerek ne ticaret yapabiliriz ne sanat ne de millî ve manevi değerlerimizi koruyabiliriz.

İşte böyle bir dünyada içe kapanarak inancını ve kültürünü muhafaza etmek de yaşamak da artık mümkün değil. Zira küreselleşme rüzgârı, zayıf olanları önüne katıp çer çöp gibi süpürecektir… Bu durumda ya zayıf kalıp kendin olmaktan vazgeçeceksin ya da güçlü olacaksın ve dünya gemisinin dümeni senin elinde olacak.

Şimdi böyle bir ortamda bir Müslüman olarak nasıl bir strateji izlemeliyiz? 

Millî ve manevi değerlerimizi korumak veya küresel ölçekte oluşan yeni kültüre kendi rengimizi verebilmek için neler yapmalıyız?

Nasıl bir savunma ve yayılma stratejisi izlemeliyiz? gibi soru ve sorunların hesabını iyi yapmalıyız.

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz