Insan ya Allah’a dost olmalı ya da bu yolda ömür geçiren… / Şenel İlhan beyefendi’nin Sohbetinden

0
125

Derleyen: Nail Başeski

Aklı olan her insan, şu kısacık dünya hayatında sosyal statü olarak iyi bir yerde olmak, ekonomik olarak iyi bir konumda bulunmak ister; bunun için çabalar ve bu çabalarının sonuçlarını da bu dünya hayatında bir şekilde görür. Yani herhangi bir konuda azimli olan kişileri bir zaman sonra hedeflerine, ideallerine ulaşmış olarak görebilirsiniz. Zira bu sonuç, “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” (Necm, 53/39) ayetinin de bir tecellisidir. İnsanlar arasında çoğunlukla tecrübe edilmiş bir şeydir ki Rabbimiz çalışanlara karşılığını verir; ilim için çalışan ilim sahibi, servet için çalışan servet sahibi, makam için çalışan makam sahibi olur. Sünnetullah bu şekilde işler ve herkes çabalarının sonucuna bir şekilde ulaşır. Bu nedenle dünya ehli olanları dünyanın makam ve serveti peşinde koşarken gördüğümüz gibi imanı güçlü, manevi iştiyakı fazla, havas meşrep kulları da ahiretin derecelerine ulaşmak için azim ve gayret içinde görürüz.

Resulullah Efendimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde buyururlar ki:

“Dünyada bir garib gibi, yabancı gibi, hatta bir yolcu gibi ol! Kendini kabir halkından biri gibi kabul et.” (Tirmizi, Zühd, 25)

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.” (Aclûnî, Keşfu’l-hafâ, 2/312)

Bu hadis-i şerifler bizlere dünyanın ne olduğunu, “yolculuk ve rüya” gibi geçicilik ve kısalığı çok açık olan yaşamımızdan iki örnekle veciz bir şekilde anlatmak ister…

Gerçek şu ki dünyanın servet ve makamları güzel bir rüya kadar kısadır. Bir kişinin eline rüyadaki makam ve servetten hiçbir şey geçmediği gibi dünyanın makam ve saltanatından da hiçbir şey geçmez. Hayatın gerçeklerine baktığımızda şunu görürüz ki gelip geçici dünya ile oyalanmış, onu biriktirmiş, orada kral olmuş, Karun gibi zengin olmuş kişilerin bugün esamesi okunmaz; ama Allah dostu âlimlerin, velilerin kitapları elden, menkıbeleri dilden, sevgileri gönülden düşmez… Demek ki Allah’ı sevmek ve Allah’ın sevdiği kullardan olmak, dünya ve ahirette huzur, mutluluk ve kurtuluş sebebidir… Biraz aklı olan kişilerin bu kadar açık gerçeği iyi görmeleri, bu yaşanmış hayatlardan gerekli dersleri çıkarmaları gerekir.

Dünya hayatı kıpır kıpır önümüzdedir, zevkleri de öyle. Dolayısı ile insanları kendine güçlü bir mıknatıs gibi çeker… Güneşin çekim kuvvetinde dolanan dünya gibi, insanlar da dünya nimetlerinin çekiminde dolanıp dururlar ve bu cazibeden kolaylıkla çıkamazlar… Ancak bu cazibeden kurtulanlar öncelikle Allah’ın seçtiği kullar ki bunlar Nebiler ve Resullerdir; sonra da veliler, Allah dostları bu çekim kuvvetinden büyük bir azim ve gayretle hâlâs bulabilenlerdir.

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz