Salihlerden Olmak ve Ömrü İyiliklerle Geçirmek /Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

0
50

Derleyen: Nail BAŞESKI

Salih bir insan olmak veya daha anlaşılır tabir ile iyi bir insan olmak, bu konuda herhangi bir tahdit (sınırlama) tanımadan bir ömrü iyiliklerle geçirmek İslam’ın istediği ve hedeflediği insan modelidir.

Ömrünü iyi ameller işleyerek geçirenlere “salihler” denir ki bütün peygamberlerin özelliği “salih kişiler” olmalarıdır. (En‘âm 6/85) Kur’an-ı Kerim’e göre salihler, (yaratılmışların en iyisidirler…) (Beyyine 98/7-8). 

Ve yeryüzü kötülüklerle dolsa bile sonunda “Yemin olsun ki Zikir’den sonra Zebûr’da da: ‘Yeryüzüne ancak salih kullarım vâris olacaktır.’ diye yazdık.” (Enbiyâ 21/105) ayeti gereği yeryüzüne bir gün yine salih kullar hâkim olacaktır.

“Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz, insan hüsrandadır. Ancak, iman edip salih amel işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” (Asr 103/1-3)

“Her kim de iman eder ve salih amel işlerse ona mükâfat olarak daha güzeli var…” (Kehf 18/88)

“Mümin olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” (Nisa 4/124)

Kur’an-ı Kerim’de, yukarıda örneklerini verdiğimiz ayetler gibi yüze yakın ayette, iman ettikten sonra Allah’ın ve Resulü’nün rızasına uygun ibadetler ile helal ve meşru dairedeki faydalı işleri yapanlara sayısız derecede mükâfat vaat edilmiş ve müjdeler verilmiştir.

Peygamberlerin yaptığı: “Beni salih kullarının arasına kat.” (Şuarâ 26/83) duası ile salih kullardan olmamız için de bizlere dua etmemiz öğretilmiştir.

İşte bu ayetlerden hareketle İslam âlimleri, Allah’a yapılan ibadetlerin sonuçta kulu salih bir insana dönüştürmesi gerektiğini söylerler ve eğer ibadetler kişide böyle bir ahlâkî değişim ve tekâmül meydana getirmiyorsa demek ki o ibadetler amacından ve ruhundan uzaktır, derler.

Âlimlerimiz bu salih amellerin, kalben mi yoksa bedenen mi işlendiğini göz önünde bulundurarak onları, “zâhirî ve bâtınî ameller” olarak da ikiye ayırmışlardır.

İnsanın bedeniyle yaptığı iş ve eylemlere zâhirî (bedenî) ameller adı verilir; namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, zekât vermek ve cihat yapmak gibi ameller bu kısma girer. Duygu ve düşünce temelli olan amellere de bâtınî (kalbî) ameller denir ki mümin olmanın ilk şartı olan Allah’a iman etmek, onu kalben tasdik etmek dahi bâtınî bir ameldir. Bunların dışında sevmek, merhametli ve şefkatli olmak, tefekkür etmek, tevekkül etmek, ibret almak, mütevazı olmak, ihlaslı olmak gibi güzel ahlâka taalluk eden duygu ağırlıklı bütün ameller bu kısma girer.

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz