New Age (Yeni Çağ) İnanışları / Abdulkadir YILMAZ

New Age inanışları ne zaman ve nasıl başlamıştır?

Dünya genelinde, New Age Movement (Yeni Çağ Hareketi) ya da Yeni Çağ İnanışları diye adlandırılan popüler bazı akımlar, kimi zaman küçük grup ve dernekler halinde kimi zaman da yeni bir din olarak etkin bir şekilde hayatımıza girdiler.

Dikkat edilirse son yıllarda, New Age söylemi; kişisel gelişim ile ilgili gazete ve dergi makalelerinde, sosyal ağlar üzerinden yapılan paylaşımlarda, bilim kurgu tandanslı çeşitli kitaplarda, fantastik diziler ve sinema filmlerinde ve reklamlarda etkili şekilde kullanılmaya başlandı. Covid-19 virüsü gibi yayılma hızı olan bu akımlar, yapılan araştırmalara göre dünya genelinin bugün yüzde altmışına yakınını tehdit ediyor.

Peki, nedir bu Yeni Çağ akımları? İncelediğimizde görüyoruz ki, adları ve çıkışları her ne kadar yeni olsa da temel felsefeleri uzak doğunun eski mistik kültürlerine dayanan, yani Budizm, Brahmanizm, Taoizm, Şintoizm, Caynizm gibi eski dinlere ait inanç ve yöntemleri kullanan akımlar bunlar. Yeni denmesinin sebebi ise bilgi, teknoloji ve bilişim çağı dediğimiz bu çağda, epistemolojik değeri olmayan sahte bilimler ile bu inanışlarına makyajlar yapıp yeni yüzler, yeni imajlar vermiş olmaları. Daha açığı bu Yeni Çağ dinleri, semavî dinlerle Uzak Doğu’da binlerce yıldır hüküm süren mistik dinlerin, ayrıca teknoloji ve bilimdeki gelişmelere bağlı olarak da bilimsel bazı öğelerin hepsinden bir şeyler karıştırılarak ortaya konmuş, eklektik(seçici), senkretik (birleştirici) dinler veya inanışlar.

Günümüzde popüler olan New Age akımlarına bakarsak, bunların ilk çıkışları Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sonrasına dayanıyor. Bu yıllar Batı’da metafiziği reddeden, kutsal olana sırtını dönen, her şeyi akıl ve mantık kurallarına dayanan realizm, natüralizm, modernizm vb. felsefeler ile açıklamaya çalışan, dolayısıyla Hristiyanlığın da gözden düşüp itibar kaybettiği yıllar. İşte insanlarda manevî ve ruhsal terakkinin terk edildiği, bu nedenle “metafiziği yaşayamama gerilimi” olarak ifade edilen bir ruhsal açlığın oluştuğu bu yıllarda Batılı insan, yeni inanç arayışlarına giriyor… Bu dönemlerde Hindistan’a, Çin’e, Uzak Doğu ülkelerine turizm veya ticaret maksadıyla yapılan seyahatler, oraya giden Batılıların yeni mistik inançlarla karşılaşma ve tanışmalarına sebep oluyor. Akabinde bu tacirler veya gezginler Uzak Doğu’nun kendilerine ilginç ve cazip gelen mistik, ezoterik öğretilerini, dinlerini Batı’ya taşıyorlar ve New Age akımlarının tohumları o dönemlerde ekiliyor.

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz