Kur’ân’da Korku Kavramı / Dr. Ahmet Nair

0
104

Korku nedir? Kur’an’da hangi konularda korku kavramı ön plana çıkartılmaktadır? Burada yapacağımız okuma, temelde bize neler söylüyor, değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Korku, “Bir tehlike veya bir tehlike düşüncesi karşısında uyanan kaygı duygusudur.” Ya da “Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp ve solunum hızlanması gibi belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygudur.” tanımları yapılmıştır. Korku aslında, öğrenme yoluyla, yani eğitimle kazanılır. Bununla birlikte, kalıtım yoluyla bilinçsiz olarak gelen korkular da vardır. Çocuğun kandan, hayvanların kendi düşmanlarından korkması kalıtım yoluyla gelen korkuya birer örnektir.

Dinî yaşantının ana motifi olan ve dinin ilk ve derin kaynağı olan din duygusu; dinî korku, saygıyla karışık dinî haşyet ve dinî neş’e gibi çeşitli psikolojik unsurlardan oluşur. Kişinin Allah’a, dinî kutsallara karşı hissettiği aşk, insanın fıtrat ve tabiatına özgü bir heyecandır. Dinî korku ise basbayağı bir korkudur. Göğsün titreyişi şeklinde ifade edildiği gibi ilahî ceza fikrine kadar yükselebilir. Böylece din duygusu korku ve sevgi gibi iki farklı makamdan meydana gelir.

Arapça sözlükte “korkmak, kaygılanmak, endişe duymak” gibi anlamlara gelen havf kelimesi, genellikle “hoşlanılmayan bir durumun başa gelmesinden veya arzulanan bir şeyin elde edilememesinden duyulan kaygı ve korku” şeklinde tanımlanmıştır. Râgıb el-İsfahânî, havfı, “insanın tahmin ettiği veya açıkça bildiği bir emareye dayanarak başına kötü bir hal geleceğinden kaygılanması” olarak tarif etmiştir. İnsanın şahsiyetini, benliğini gizlemesine sebep olan, düşünce boşluğuna düşüren hafif davranışlara iten, ruh veya cesediyle veya her ikisiyle teslim alan şeye denir. Korkunun (havf), “İnsanın Allah katındaki durumu hakkında hissettiği korku ve kaygıları ifade etmek üzere kullanılan bir terimdir.” şeklindeki tarifi, korkunun daha ziyade manevî olarak, özellikle ahirete bakan boyutuyla ele alınan bir tanımıdır. Gazzâlî’nin ‘ileride kötü bir durumla karşılaşacağı beklentisinin insanın ruhunda sebep olduğu elem ve huzursuzluk’ şeklindeki tanımı ise havfa psikolojik açıdan bakan bir yaklaşımın sonucudur.

Kur’ân-ı Kerîm’de havf kökünden gelen veya aynı anlamdaki diğer mastarlardan türeyen isim ve fiiller 125 yerde geçmekte; bunların yarısına yakını dünyevî korku ve kaygıları, diğerleri ise Allah korkusu, azap korkusu, ahiret kaygısı, günah işleme endişesi gibi dinî kaygıları ifade etmektedir. Tasavvufî eserlerde havf kelimesinin daha da özelleştirilerek bilhassa Allah korkusu ve ahiret hayatıyla ilgili ağır endişeler için kullanılan bir terim haline getirildiği görülmektedir. Korkunun (havf) fazileti, yaktığı şehvetler oranında, insanı günahtan alıkoyduğu ve ibadetlere teşvik ettiği nispettedir. Korku, Allah’a hakkıyla yaklaştırıcı ve dinen övülen faziletli amellerdendir. 

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz