Psikolojik Açıdan Kurban İbadeti / Abdulkadir YILMAZ

Aklı olan herkes şöyle evrene bakıp biraz tefekkür ederse açıkça göreceği o dur ki, Allahu Teâlâ şu dünya ve içindekileri insanoğlunun hizmetine vermiştir. Hatta Güneş, Ay, yıldızlar, galaksiler, hepsi insana hizmet ediyor. Bizim görmediğimiz Allah’ın başka kulları veya mahiyetini bilmediğimiz yarattığı varlıklar var da onlar da bütün bu nimetlerden istifade ediyorsa bilmiyorum bu konuda benlik yapıp tüm evren yalnız bize hizmet ediyor demeyeceğim. Ama şu bir gerçek ki evren ve içindekiler bize bir şekilde hizmet etmekte, bu hakikatten kaçış yok. Kimisi ışığımız, enerjimiz olmakta, kimisi gıdamız… Kimisi sadece göz zevkimize, estetik duygularımıza hitap edip cevap veriyor. Kuşlar, balıklar, küçük ve büyük baş hayvanlar en sevdiğimiz hayvansal gıdalar olarak bize hizmet veriyor. Meyve ve sebze gibi bitkisel gıdalarla birlikte Dünya her zaman bize son derece mükellef bir sofra sunuyor. Sözü uzatmadan gelmek istediğim nokta şu ki, Allah (c.c.) insan olarak yarattığı kullarını çok seviyor ve çok değer veriyor. Evet, insanoğlu da sonuçta yaratılmış bir varlık olmasına rağmen, bilebildiğimiz veya bilemediğimiz bütün varlıklarını bizim istifademize sunması bunu gösteriyor. İşte kurban ibadeti de yine insanoğlunun yüksek şerefinin bir göstergesi… Niye diyecek olursanız, Rabbimiz kendisine yakınlığımızı sağlamak için kurban olarak kesilen hayvanların canını bize helal sayıyor. Bu kurbanlık hayvanlar canlarını hiçbir karşılık göremeden bize feda ederek yine bizi Rabbimiz’e yaklaştırıyorlar. Efendimiz (s.a.v.) bunu şöyle haber veriyor: “Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevap vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır. O sizin mizanınıza konacaktır. Müjdeler olsun!” (İbn Mace)

Evet, sadece onlara sahiplikten vazgeçmeye razı olmak, bu fedakârlığı göstermekle bu mükâfatlara ve yakınlığa ulaşabiliyoruz.

Buradan bir adım ileriye giderek gündemimize daha önemli bir şeyi almak istiyorum. Sahip olduğumuz hayvanların canlarından vazgeçmek bizi bu derece Allah’a yaklaştırırsa kulun kendisini kurban etmesi Allah katında kişiyi nerelere çıkarır, tahmini bile zor diyorum. Kuldan kurban olur mu demeyin. Şehadet arzusu ve hatta şehadet mertebesi kulun kurbanlığından başka bir şey mi ki? Şehadetle kul, Allah yoluna canını kurban etmiş olur. Şehitlik o yüzden çok büyük bir mertebedir. Şehitliği arzulamamak mümkün mü şimdi…

Yazının devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz