Osmanlı’da ve İslam Hukukunda Tıbbî Müdahale / Dr. Süleyman Emre Zorlu

0
100

İslam ve Osmanlı hukukunda tıbbî müdahaleden doğan hukuki sorumluluk konulu değerli çalışmanızdan hareketle sormak gerekirse, her şeyden önce İslam’da “şifa” kavramına nasıl bakılıyor?

İslam inancına göre insan sadece bedenden ibaret değildir, ruhu da vardır. Ellerimiz, ayaklarımız, organlarımız, güzel yüzümüz hepsi birer emanettir, bize ayrılan süre dolunca bizi terk eder hatta öteki âlemde sınav gününde aleyhimize şahitlik ederler. İslam inancında hastalıklar maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Maddi hastalıklar insan bedenine, manevi hastalıklar ise insan ruhuna musallat olur ve zararı dokunur. İnsan beden ve ruhtan ibaret olduğundan bu manevi hastalıkların çoğu maddi zarara da yol açar. Namazın terk edilmesi, israfa düşülmesi, anne babaya saygısızlık, aile içi görevlerin yerine getirilmemesi vb. haller manevi hastalıklara örnektir. Bu türlü hastalıklara müminler için şifa kaynağı Allah kelamı Kur’ân-ı Kerîm’in yol göstermesiyle çare bulunur.

“Biz Kur’ân’dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan ayetler indiriyoruz.” (İsra 17/82)

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettikten sonra kendi atına bindirdiği Hocası Akşemseddin Hazretleri gibi bazı eski dönem İslam âlimleri, hem manevi hastalıklara hem de maddi hastalıklara şifa olmak adına tıp bilimini de öğrenmişlerdir. 

İslam fakihlerinin çoğu tedavi olmanın sünnet, mendup ve müstehap, iyileşmenin büyük ihtimalle gerçekleşeceği tedavilerde ise vacip olduğu görüşündedir. Tıbbî tedaviyi reddedip, tevekkül ediyorum saiki ile kendini ibadete vererek medet ummayı, tevekkülün mahiyetine tamamen ters bir durum olarak değerlendirmektedirler. Bu anlayışta olan kimselerin acziyeti meşru ve cazip hale getirdikleri, saf tevhid inanç ve anlayışına aykırı olarak hareket ettikleri, hastalık halinde sebeplere gerektiği kadar riayet edilerek tevhid inancının korunabileceği görüşündedirler. 

İslam hukukunun özellikle Hanefi fıkhının uygulamasını yansıtan Osmanlı hukukunda konuya ilişkin birçok fetva bulunmaktadır. 

Bu fetvalarda İslam âlimlerinin çoğunun görüşü olan tedavi olmada sebeplere riayet etmenin gerektiği, tedaviyi reddeden ve bu sebeple ölen kimselerin günahkâr olacağı yönünde açıklamalar mevcuttur…

Röportajın devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz