Bilim Tarihinde İslâm Biliminin Başat Rolü… / Dr. Nihal Özdemir

0
96

İslam Bilim Tarihinde “Hamilik” günümüze çok güzel göndermeler yapan, bilim üreticileri adına güçlü bir motivasyon alanıdır. Hamilik tarihte nasıldı, günümüzle nasıl telif edilebilir? Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Hamilik, bilimi sürdürülebilir kılan önemli bir varlık alanıdır. Neden? En aslî nedeni bilimin maddî imkânlara olan bağımlılığıdır. Bilim, maddî imkânlara neden bağımlıdır?

• Bilim insanının tüm zamanını araştırmalara ayırabilme imkânına sahip olması için geçim derdinin olmaması gerekir. Geçim derdine düşmüş insan bilim üretemez.

• Bilim alanında üretilen projeler maddî alt yapıya ihtiyaç duyar. Özgür bir ilmî çalışma ortamı oluşturabilmek pahalı bir uğraştır.

• Bilim alanında yapılacak çalışmalar masraflı olsa bile sonuç alma garantisi de yoktur, bu masrafı gözden çıkarmanız gerekir. Bu da rahat maddî imkânlar gerektirir.

Bilimin hamiliğini üstlenmek de kolay bir sorumluluk değildir. Hami olacak kişinin ilgi alanı bilim olacak, bu parayı neden ayırdığını bilecek ve karşılığını beklemeyecek, bilime yatırım yapmanın önemini anlamış bir bilince sahip olacak.

Bu ikili yani bilinçli hami ve kendisine yatırım yapıldığının bilincinde olan bilim insanı bir araya geldiğinde çok verimli sonuçlar alınıyor. Bilim tarihi alanı bunun örnekleriyle doludur.

İlk hamilerden Mezopotamya’nın verimli topraklarında Asur Kralı Asurbanipal’i örnek verebiliriz. Onun hamiliğinde oluşturulan Ninova Kütüphanesi günümüze kadar ulaşmış bilim birikimini taşıdı. Antik Yunan’dan ziyade İslam Medeniyeti hamiliğin en güzel örneklerini verdi. İslam Medeniyetinde; idareciler ve varlıklı insanlar, ilim adamlarına ve edebiyatçılara (şairler-yazarlar) önem vermişler ve onlarla hep iletişim halinde olmak için kendilerine yakın tutmuşlardır. İlim insanlarının haftada bir düzenlenen bu toplantılarda hami ve idarecilerin katılımı ve himayeleri olmasına karşın, onlara baskı kurmamışlar ve onları kendi ortamlarında olduğu gibi gözlemlemek ve çalışmalarına şahit olmak istemişlerdir. Âlimlerin de bu konuda gösterdikleri gayret takdire şayandır. Yani kendilerine değer veriliyor ve onlar da bu durumdan motive oluyor ve çok çalışıyorlar. İslam âlimleri için o dönemde öğretme karşılığında ücret almak pek uygun görülmez. Diğer taraftan hediyeler kabul edilir. Hamilik biraz da bu noktada devreye girer, eğer bir âlimin ilim ile uğraşacak maddî gücü yoksa hamiler karşılarlar. Bu bir anlamda şöyle de düşünülebilir: Hami mal varlığına sahip ama kendisi bilgi üretemiyor, bilgi üreten insanları destekleyerek malının zekâtını veriyor. Bunun karşılığında âlim eserlerinin ilk temiz nüshasını hamisine verir ve ona ithaf eder. Bu gelenek her iki kesimi de olumlu olarak beslemiştir. 

 Âlimler yaptıkları çalışmaları hamilere ve idarecilere ithaf ederler; aynı duruma en meşhur örneklerden biri olan Galileo’nun çalışmalarını onu koruyan ve destekleyen aile olan Medici’lere ithaf etmesi gibi. Medici’lerin her bir ferdi aile geleneği olarak bilimsel çalışmalara hamilik yapar. Doğudan getirttikleri kitaplarla, Avrupa’da dolaşıma soktukları sanat eserleri ve ilmî çalışmalarla her dönem isimlerini yaşattılar. Sadece maddî destek değil aynı zamanda Galileo, onların toplumsal saygınlığı sebebiyle ağır cezalar almaktan korunmuştur. Bir başka örnek: İngiltere’de Sir Hans Sloane bağışladığı özel koleksiyonu ile British Museum’un temellerini oluşturur.

Röportajın devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz