Slide Slide

Ne Zaman Bahar – Yasemin Şişman

Hüznün bel bağladığı katran ruhlarımızın tesellisi Sendedir Efendim. Taş üstüne taş bağladık. Aşılması zor kayalarla doldu Sana giden tüm yollar. Sana ulaşmak zordu Efendim… Sen yokken, Sana ulaşmanın aşılmaz zorluklarına zorlandık. Üzerimizde, bütün kuralların yok sayıldığı tüm oyunlar oynandı. Her kalıba girdik. Tüm kıyafetler giydirildi. Çeşit çeşit kokular sürüldük. Bağlandık, bağımlı olduk pis kokan bu yığınlara. Bağladılar bizi, Seni unutturacak olan bütün yollara. Sana attığımız her adımda, üzerimize koştular, ateş savurdular hiç korkmadan, hiç acımadan ve usanmadan. Vurdular büyük küçük genç yaşlı demeden. Melekler uçtu Sana, daha anne karnındayken…

Sen yokken biz ne olduk Efendim! Varlığınla şereflenmiş kainata inat, tüm varlığa ve gerçeğe inat kan yağdırdılar üzerimize. Kan koktu elbiseler… Her yollar denendi, savunmasız Sensiz bırakacak her yol… Sana gelecek tüm saatlerimizi çaldılar. Aylarımızı, yıllarımızı aldılar. Boş bir çerçeve için, geçen anı, ehemmiyetsizliğe sürgün ettiler. Yordular ömrümüzü, içi dolmayan bir boşluğa… Ömür tüketildi ve yorgun bakışlarla, boş baktırıldık boş geçen zamanın asıl gerçeklerine…

Yastayız… Sana hicran geceler, Sana tutsak her heceler. Sen ki, umudun bittiği an umuttun katran kalplere. Şifaydın Sensizliğin sararttığı, tüm renklerin anlamsızlaştığı hasta ruhlara. Sen ki… Hangi cümlelerle ifade edebilirdik Seni… Hangi sözler Sana yeter…

Herşeyin tükendiği, buhar olup uçtuğu andayız, Seninleyiz!.. Sensizliğe bırakılmak istenen, bütün kayaların karşısında ayaktayız. Bütün yollara karşı dimdik ayakta… Seninleyiz O Arafat Dağı’nda… Ve Sen bizlere veda etmedin!.. Seni dinliyoruz Efendim. Söylediğin her sözün şahidiyiz. Şahidiz Efendim gören gözlerin aydınlığına… Şahidiz Efendim, bizleri yaşatan tek gerçeğe… Şahidiz Efendim, hüzün dolu yıllara… Şahidiz Efendim, İslam nurunun zaferine!.. Sen de Efendim şahit ol, şahit ol ümmetinin bu haline!.. Şahit ol Sensizliğe atılan her uçurumun kıyısından dönüşümüze. Senin eksikliğini arayan bu yüreklere gel Efendim… Gel ki bahar gelsin…

İçimde sen eksiksin!.. Her zerrem eksik…

Seni görmeyen göz, Sensiz kör!

Yüzünü görmeyen yüz nasıl aydınlık olur

 

Karanlıklar içindeyim…

Gecem karanlık gündüzüm karanlık

Aydınlığa susadım Sana susadım…

Gel de şu bi çareye

Bahar ol…

Gözüne ışık, kulağına ses, gönlüne huzur

 

Can tenden usanmadan gel…

Biliyorum ki; Sen sevdiğinle berabersin

Yoksa… Hayır!

Bu düşünce beni eritmeden gel

Yetiş! Seni sevenin imdadına

Yetişki dirileyim

Bir ışıkla gel, ışığınla yol ol yoluma…

Her işittiğim ses, Sen ol…

Baktığım her yerde Seni görmek istiyorum

Sana bakacak göz yok! Biliyorum

Sana bakamayacak her zerreme yazık…

Ağlayacağım…

 

Yer ile gök arasındaki mesafe kadar

Kan akıtsam az!

Seni görmeyen gözlere…

Yok oldum eksikliğinde

Seni bekliyor yokluğum

Sen de can bulmayı

Sen de sevmeyi

Sen de sevilmeyi

Sen de yaşamayı

Sen de ölmeyi…

Sensiz atan kalp durmalı artık!

Sana  vuslat baharımdır

Ne zaman bahar ?

Önceki İçerikTebessüm Sadakadır
Sonraki İçerikEhl-i Beyt Sevgisi

Yorum Yap

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Oops...
Slider with alias slider 1 1 not found.

Sosyal Medya

22,246BeğenenlerBeğen
2,955TakipçilerTakip Et
18,500AboneAbone Ol

İlgili Makaleler