Slide Slide

Rızık Endişesi

Biz insanlar, kendimizi güvende hissetmek isteriz. Dünya hayatındaki çabalarımızın temelinde bu yatar. Çünkü dünya hayatı, güvenliğimizi tehdit eden şeylerle doludur. Bildiğimiz-bilemediğimiz, gördüğümüz-göremediğimiz birçok tehlike ve tehdit hayatımızda kol gezer. Hayatımız, varlığımızı tehdit eden tehlikelere karşı güvenlik önlemi almakla geçer.

Doğduğumuz andan itibaren nefes alamamak korkusu ile doğarız ve ilk işimiz kendimizi güvene almak için derin bir nefes almak olur. Sonrasında yemek bulamamak, uyuyamamak gibi şeyler hayatımızın güvenliğini kısa vadede tehlikeye sokar ve bunlar için çaba harcarız. Çünkü aç kalmak tehlikelidir ve biz bu tehlikeden hep korkarız. Buna ârifler “rızık endişesi” derler.

Sonrasında barınma ve korunma, ilk aklımıza gelen güvenlik önlemleridir. Bir ev yapıp içine girmek isteriz. Bu da yetmez, evimizin etrafına bahçe duvarı örmek veya çit çekmek ihtiyacı doğar. Dışarıdan gelecek tehlikelere karşı evimizi korumak isteriz. O zaman kendimizi daha bir güvende hissederiz. Ancak tedirginlik ve korku bitmez. Hâlâ güvende olmadığımızı hissederiz. Yeme içme, barınma, güvenliğimizi sağlayabilmek için sürekli bir gelir kaynağına ihtiyacımız vardır. Çünkü tüm bunlar parasız olmaz. Çalışacağımız bir iş olması lazım ki parasız kalmak gibi bir tehlikeden emin olalım.

Bitti mi? Hayır. Yemeğimiz var, paramız var, evimiz var. Peki, kazalar, yangınlar, afetler, velhasıl sahip olduğumuz şeyleri yok etmeye yönelik nice tehlikeler var. Sahip olduğumuz mülkleri güvene almak için sigorta yaptırırız. Eh, şimdi biraz daha güvendeyiz.

Ama ya bir gün gene de kötü günler geliverirse aniden? O zaman kötü günler için tasarrufta bulunmak lazım, banka hesapları açarız para biriktiririz.
Bir de hastalıklar var. Sağlık primlerini yatırırız, hasta olduğumuzda birilerinin bize sahip çıkması ve tedavi görebilmek için gerekli güvenlik önlemlerini alırız.
Bitti mi? Tehlike ve tehdit var olduğu sürece güvenlik endişesi bitmez…

Çeşitli derneklere, kuruluşlara üye oluruz. Bir yerlere ait olur, sırt sırta veririz. Onlarla dayanışma halinde olunca daha güvende oluruz. Sosyal sıkıntılarımızı çözeriz. Hayatımızda her şey bizi tehdit eder. Bu yüzden hayatımız güvenlik önlemleri almak ve güvenlik alanı oluşturmakla geçer. Güvenlik önlemlerini alırken en çok ihtiyaç duyduğumuz, hatta olmazsa olmazımız bilgidir. Çünkü bilgisizlik en büyük tehlikedir. Bilgisizlik bize canımızı, malımızı, sevdiklerimizi hatta tüm değerlerimizi kaybettirebilir.

Düşünün! Kullandığımız ev aletlerini, teknik araç ve gereçleri, elektriği, havagazını, şofbeni tanımak, bilmek zorundayız. Yoksa yanlış bir düğmeye basmak, yanlış kullanmak, bizi geri dönülmez tehlikelerin içine atar. Hatta sevdiklerimize mal olur. (Şofben zehirlenmelerini, elektrik çarpmalarını düşünün.)

Bilgilenmeyen, yani öğrenmeyen kişi tehlike altındadır. Ne kadar bilir, öğrenirsek o kadar sağlam bir güvenlik alanı kurmuş oluruz.

Yeter mi? Hayır…

Devamı Feyz Dergisi 244.Sayımızda,

Yorum Yap

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Oops...
Slider with alias slider 1 1 not found.

Sosyal Medya

22,246BeğenenlerBeğen
2,958TakipçilerTakip Et
18,500AboneAbone Ol

İlgili Makaleler