Kerbela Faciası

Tarih: 2008-01-02

Hiç bir insana reva görülmeyen insanlık dışı bir olaydır Kerbela.Ehl-i beytle ilgili bilinen hadiselerin tarihe malolmuş en dramatik ve çarpıcı olanı, mazlumların en mazlumu olan, Hz. Peygamber'in torunu Hz.Hüseyin'in başına gelen Kerbelafaciasıdır. Aslında biz burada genel anlamda Ehl-i Beytin maruz kaldığı hüzünlü bir tarih sayfasını aralıyoruz.

Araladığımız kapının arkasından Rasulullah'ın sanki mübarek sözlerini işitir gibiyiz ."Ehl-i beytimi size emanet ediyorum. Ehl-i Beytim hakkında Allah'tan korkunuz, Ehl-i Beytim hakkında Allah'tan korkunuz, Ehl-i Beytim hakkında Allah'tan korkunuz .." Ey Alemlerin Efendisi; seni özledik senin kokunu özledik, alnından yayılan nurun parıltılarını Ehl-i beytin yüzünde tekrar tekrar görmek istedik. Onların yüzlerine baktık, sizden bir iz, bir eser bulmak için. Onları ne kadar sevdiğini; "Hüseyin'i seveni Allah sevsin" diye yaptığınız dualardan anladık. Tıpkı Sahabelerin gibi...

Onların yanında ne kadar mutlu ve huzurlu olduğunu; "Hasan ve Hüseyin ki, benim dünyada kokladığım iki reyhanımdır."sözlerinizden anlıyoruz."Hasan ve Hüseyin, cennetlik gençlerin iki seyididirler. Kim o ikisini severse, şüphesiz beni sevmiş olur.Kim de o ikisine buğzederse bana buğzetmiş olur." onların cennete girenlerin beyleri, büyükleri ve efendileri olduğunu biliyoruz. Ama ne var ki bazı vefasız, sevgisiz hatta münafıkların eli, o temiz soyu hoyratça koparmaya uzandı; sonra da "Biz de cenneti istiyoruz" dediler hiç utanmadan,sıkılmadan,Allah'tan korkmadan. Bizim suçumuz yok Ya Rasulullah, gereği gibi sahip çıkamadık emanetine, bilincindeyiz.

Fakat dedelerimiz Osmanlı'nın onlara nezaketini özlüyoruz. Onlara Nakib'ul Eşraf denilirdi, askere bile göndermeye kıyamazlardı. Fakat onlar hep ön saftaydı, ilk şehit olan yine onlardı...

Ehl-i Beyt hangi muştuda geri kaldı ki, Allah yolunda cenklerden geri kalsın. Osmanlı'nın hassasiyeti gereği onları asla incitmediler, Sen incinmeyesin diye Ya Rasulullah. Yoksa ne yüzle çıkarız yarın karşına, ne olur bizi şefaatinden mahrum bırakma Ya Rasulullah. Bizim ne ellerimiz ne de kalbimiz hiçbir şekilde karışmadı Kerbela'nın kanlı toprağın Ya Rasulullah . Biliyoruz; Cenabı Allah'ın Sizi ve Sizden dolayı ehl-i beyti ne kadar çok sevdiğini, Allah-u Teala'nın yüce kitabı Kuran-ı Kerim'inde inananlara şöyle seslendiğini; "De ki; vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum; sizden istediğim ancak akrabaya sevgi ve ehl-i beytime muhabbettir." (Şurâ Suresi, 23. Ayet) Allahu Tealanın Peygamberimize ehli beyti hakkındaki müjdesini şu ayeti kerime ile "Ey ehl-i beyt, Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor "(Ahzab 33/33) anlıyoruz.


Son Eklenen Yazılar

İzzet-i Nefs Duygusu Günahlara Karşı En İyi Kalkandır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İzzet-i nefs duygusunun öneminden her zaman bahsediyoruz. Bunun anlaşılmasına çok önem veriyoruz. Gerçekten bu duygu o kadar önemli ki, bir kişi, manen çok üst düze...

Müslümanların Astronomi Tarihine Katkıları / Prof. Dr. Ali Bakkal

İslam Astronomi Tarihinde bir milat belirlemeye kalksak nereden başlamak gerekir? Teşvik edici unsurlar nelerdi? Ayet, hadis, fıkıh anlamında nasıl teşvikler vardır...

Sağlıklı Bir Kişilik İnşası İçin Benlik Saygısının Önemi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Kişilik, kimlik, karakter, mizaç, benlik kavramları biraz birbiriyle iç içe ama farklı kavramlar… Hepsi de varlığın insandaki yansımaları… Bu konuda neler söylenebi...