Dergi Hizmeti Bir Kahramanlıktır

Tarih: 2007-09-10

"Dergi Hizmetinin Önemi ve Zorluğu" başlıklı yazımızda dakısmen anlattığımız gibi; bir türlü tam olarak idrak edemediğimiz sebeplerden ötürü, bir avuç insanın Feyz düşmanlığı, başta Şenel İlhan Beyefendiolmak üzere, bütün Feyz personelinin çok daha yoğun ve çok daha sabır ve temkinle çalışmaları gereğini ortaya çıkarmıştır. Seyyidimizde bu olgunluk, metanet ve sabrı, zaten her an görmek mümkündür.

 

O halde şimdi iş, "Feyz Kahramanları" diye andığımız gönüllü hizmet aşkıyla hareket edenFeyz Personelinedüşmüştür. Ellerinde balya balya dergilerle yollara düşen bu hizmet kahramanları, Türkiye'nin bütün vilayet ve kazalarında Feyz'in misyonunu anlatmaya başlamışlardır.Ön yargısız ve peşin hükümsüz gönüllerde açan sevgi gülleri, çok güzel dostlukların kurulmasına davesile olmuştur.Sayılarla ifade edemeyecemizbir çok kişi, Feyz elemanlarıyla tanışmak suretiyleilk günlerde Mürşidimizin bulunduğu belde olan Adıyaman ilinin yollarına koyulup Seyda Hz.'nin sevenlerivebağlıları arasına katılmıştır.Yine ölçüsüz, cahil sofilerin sohbetleriyle kafası karmakarışık olmuş, hatta tarikat derslerini ve virdlerini terketmiş bir hayli sofi de Feyz'i okuyarak veya Feyz elemanlarının sohbetlerini dinleyerek, tekrardan Şeyhlerine, Mürşidlerine muhabbetle ve ihlasla bağlanıp, yeni bir azim ve şevkle kulluk görevlerini yapmaya başlamıştır... Feyz'le tanışan kaç tane ateist, deist hatta Hrıstiyan veYahudi, bu vesileyle İslam'la şereflenmiştir...

Bu hizmetler, yarın Feyz dergisi elemanlarının namazlarından virdlerinden daha çok, "kurtuluşumuza vesile olur" diye Allah'tan (c.c) ümit ettikleri ameller olarak amel defterlerine geçti hep... İnşaallah; ruz-i mahşerde, herşey açığa çıkacaktır bir gün...

İşte bu insanlar, bir taraftan böyle çok büyük ve çok hayırlı hizmetlere vesile olurken, diğer taraftan da hased ehli insanların cenderesinde pişiyorlardı. Öyle ki bu güzel insanlar, kaba softa ve cahil insanlar yüzünden dergahlardan kovuldu; hatta gece yarıları kapı dışarı edildiler!.. Parklarda, camilerde yattılar... Gözlerinin önünde dergileri yırtıldı, yakıldı... Bütün bu muamelelere maruz kaldılar, hiç haketmedikleri halde... Hatta bizzat ruhsat, himmet ve duasıyla böyle bir hizmete başladığımız Seyyid Muhammed Raşid Hz.'nin mübarek ağzından asla hiç sadır olmamış sözlerle, haşa sanki O Mübarek söylemiş gibi, o tebliğ kahramanlarını taciz ettiler.

Muarızlar tarafından her ne kadar, "İzinsiz dergi çıkarıyorlar" diye, defalarca Seyda Hz.'ne şikayete gidildiyse de, hep elleri boş döndüler. Ama iftiracılar, ne iftiralarından ne de tebliğe engel olan bu menfi tutum vedavranışlarından vazgeçtiler!... "Bir delinin yıktığını bin akıllı inşa edemez" sözünü ispat edercesine; bu kişiler, derginin madden sarsılmasına, tebliğin engellenmesine çok gayret sarfettiler. Bu kişiler hakkında merak ettiğimiz bir şey vardır;" Acaba din düşmanlarıyla ve ehli bid'atlayada kendi nefslerinin kötülüklerine karşı böyle aşkla ve şevkle mücadele etmişler midir?.."Öyle kifitneciler bütün bu gerçekleribilmelerine rağmen yine durmayacak,fitne yapmayıvazife edinecek veSeyda Hz.'nin akrabalarını daişin içine çekmeye çalışacaklardır...

Ne yazık ki bu menfi propagandalar, bir şekilde hadiselerden haberi olmayan masum insanları da etkiliyordu. İç yüzünü bilmediği halde, ahkam kesenlerin haddi hesabı yoktu. Bu arada zoru gören arkadaşlardan bir kısmında da teker teker kopmalar ve dergiden kaçmalar olacaktır. Bu günler gerçekten Seyyidimiz için ve dergi elemanları için çok büyük sınavların verildiği günlerdi... Seyyidimiz herşeye rağmen, dimdik ayakta kalmayı her zaman başarmış ve etrafındaki samimi insanlara da örnek ve destek olmuştur. Evet, bu günlerde belalar yağmur gibi yağıyor ve Seyyidimizin etrafında kalmayı başaranlara da, onun çilesinden bir şarepnel parçası düşüyordu adeta..!Tabi ki herkese kendi çapında...İşin garibi derginin mahiyetine, içindeki bilgilere hiç kimse "gık" bile diyemiyor, dergiye herhangi bir eleştiri getiremiyordu...

Şeytanın fitnesinin ve nefislerin devrede olduğu gayet açıktı... Cahil sofilerin boylarından büyük su-i zan ve iftiraları ortalıkta dolaşıyor, dergiye birşey diyemeyenler, bir su-i zan kampanyası ile hiç tanımadıkları ve tanımak zahmetinde bulunmadıkları Şenel İlhan'ın şahsına ilişkin iftiralara inanarak, telefonla rahatsız etmekten tutun da, dergiyi basmaya kadar cüret eden tehditler savuruyorlardı... Ama büyük bir hayranlıkla izliyorduk ki, neredeyse herşeyiyle ilgili iftira oklarına maruz kalmış olan Seyyidimizde en ufak bir korku, bir telaş, bir gerginlik yoktu... Sadece bütün bu olan biten haksızlıklara, adaletsizliklere şaşırıyor, hayret ediyor, üzülüyordu... Daha sonraları ise "dergi izinsizdir iftirası ve yalanı ile"bu kampanyayı yürütenleri"Cedlerine" havale edecekti...

Bu arada işinbu cephesine dönecek olursak, yukarıda bahsedilen olaylar karşısındayorulan, sıkılan ve bunalan personelleri Seyyidimiztesbit ediyor, onları rahatlatıyor, onlara ümit veriyordu... Gerçekten en kötü zamanlarda bile arkadaşlarımızın, bizlerin ümitlerinin bitmeyişinde, sadece O'nun ikna edici sohbetleri ve kendine hiç sarsılmayan güveni etkili oluyordu..."Allah ‘ın (c.c) yardımı ne zaman!.." denecek boyutlarda gelen sıkıntılara, Seyyidimizin sabır ve gayret telkinleri etkili oluyor; ama bu arada fitneden yoğun bir cendere de her taraftan büyümeye devam ediyordu. Bu sıkıntılar içindeyken Seyyidimizin ve bizlerin tek teselli kaynağımız Seyda Hz.'ydi... Ama nefsini mürşid edinmiş, kılıf uzmanı bazı kişilerin, dergiye dair Seyda Hz.'nin verdiği açık izni ve müsadesi umurlarında bile değildi. Dolayısıyla Seyda Hz.'nin iznine rağmen dergi, bazı gözlerde, hala şüphelerden kurtulamıyordu.

Hatta, Seyda Hz.'ne ısrarla sorulan "Efendim bu dergi izinli mi, bunu alabilir miyiz?" sorularına karşı, Seyyid Muhammed Raşid Hz. celallenerek; "Bunlar bunca açık saçık dergileri alırken bize danışıyorlar mı; bunu bize soruyorlar mı da; Allah'tan, Sadatlardan bahseden bu dergiyi almak için bizden izin istiyorlar!.." diyerek cahil insanların, tezat ve cehaletlerini yüzlerine vuruyordu...Üstelik içine düştükleri garabet öyle bir haldi ki, bizzat dergiye izin veren bir Allah Dostu'na "Bu dergi izinsiz!.." imasıyla; "Bu dergi izinli mi Sultanım?" diye soruyorlardı... Ne garip değil mi!?.. Sonuç, Seyda Hz.'nin bu kimselere kızması ve ihtarları...

Nitekim daha sonra Seyyid Abdulbaki Hz. ile konu görüşüldüğünde Mübarek, arkadaşlarımıza bizzat; "Ortalıkta bir sürü gazete ve mecmua var açık, saçık ve malayani.. Sofiler o tür yayınlarıalırken alalım mı diye bize sormuyorlar. Fakat Feyz alalım mı diye soruyorlar. Bunun içinde itikad var, fıkıh var, evliya menkıbeleri var, sahabe anlatılıyor, bir çok faideli bilgiler var, buna rağmen bunu alalım mı diye soruyorlar. Siz hizmetinize devam edin, fakat sadece dikkat edeceğiniz şey bu dergiyi alın diye zorlamayın" diyecektir.

Evet, dergi hizmeti işte böyle çileli bir iş, müthiş bir cihad ve üstün bir gayret!..Çünkü insanların yanlış ölçülerini değiştirmek kolay değil, fitnenin kapısı kırılınca onu düzeltmekte öyle kolay iş değil ! Bu zorluklara mücadele ede ede dergi hizmeti yürütmekte elbetteki her yiğidin harcı olmasa gerektir. Evet bir kere daha tekrarlıyoruz ki; "Dergi hizmeti bir kahramanlıktır..."

Bugün bunları anlatırken, zorlukların aşılarak gelindiği bu noktada; Feyz Dergisi 19.hizmet yılına ulaşmıştır. HemdeAllahın izni ile hiç ara vermeden...

Bu vesileyle Feyz Kahramanları, Feyz aboneleri veFeyzsevenleri ile nice, Feyz'li 19 yıllarda buluşmayı temenni ediyoruz...


Son Eklenen Yazılar

Allah’a Kul Olmak İçin mi, Nefsimizi Ululamak İçin mi İbadet Yapıyoruz?

Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden İslamiyet’in hangi amaçla geldiğini düşünmeyen, oradaki yüksek gayeyi hedeflemeyen kişi, ibadetleri kendini ululamak için ...

Modern İnsan Kendini Bulamıyor / Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç

Her insanın kendi gerçeğine, ontolojik hikâyesine, maddi-manevi serüvenine, kader bağlamında iradi olan ile kaçınılmaz bağına baktığımızda, bununla ilgili bir hakik...

Benliğin Cilveleri: Kendini Sabotaj ve Kendini Aldatma / Prof. Dr. Ahmet Akın

Kendine sabotaj yapmak ne demektir, insan neden kendine sabotaj yapar? Kendini sabotaj demek kendini yıkma, kendini engelleme, bir bakıma kendini bitirme demekt...