Sağlıklı Bir Hayat Yaşamak

Ali Faik Yurtöven Efendi

Tarih: 2007-06-06

Feyz; Efendim, ne kadar uyku uyumamız gerekir?

Faik Efendi Hz.: 5 saat uyku yaratılış uykusu, 6 saat uyku tarikat uykusu, 1 saat zikirle meşgul olunur, 7 saat uyku avam uykusudur. 8,9 saat uyku da genç uykusudur.

YATSIDAN SONRA DERS ÇALIŞMAYIN!

Kışın gece uzundur. Erkenden yatabilirsiniz. Yatsıdan sonra ders çalışmayın. Hadisi şerif var zaten: Gözüne muhabbeti olan yatsıdan sonra yazıya bakmasın buyuruyor, Rasulullah.

Gece 8,5 da yatsan 3,5 da kalksan bunun yarım saati ibadete ayırsan saat 4 olur. Saat 4'de derse başlasan 8'e kadar tam 4 saat eder.
Kalktığın zaman hemen abdest alacaksın, 21 adet üzüm alacaksın. Teheccüd namazını kılarsın, hiç olmazsa altı rekat kıl. İki rekat da bir selam verirsin.
Ondan sonra derse başlarsın. O üzüm derhal kana karışır. Ve kafan çalışır. Hemen derse başlarsın. Ne kadar geç yatarsan yat, en az 3 saat uyumalısın. Çünkü beyin hücreleri uykunun ilk 3 saatinde dinlenir. Zaten askerde de gece nöbetler bu sebeple 3 saatte bir tutulur. Ve ilk okumada dersi anlarsın.

Feyz; Üzüm unutkanlığa da iyi gelir mi?

Faik Efendi Hz.: Evet, hatta çörek otu ve bal da iyi gelir. Yemekten önce alınırsa daha iyi olur. Bir kaşık sabah, bir akşam alın. Doktorların tedavi edemediği hastalıkları Allah'ın izniyle bu şekilde tedavi edebiliyorum. Bunlarla Hepatit B, Hepatit C'yi, kadın hastalıklarını, Sinüzit'i ve Migren'i tedavi edilebilir. Bir hastayı bu tedaviden sonra doktora gönderdim. Tahillere bakıldığında doktor şaşırdı. Nasıl oldu da, iyileştiğini anlayamamış.

Feyz; Çok heyecanlanma ve kalp atışına karşı ne önerirsiniz? 2 yıldır tedavi oluyorum, hiç bir şey ortaya çıkmıyor!

Faik Efendi Hz.: Çörekotu bal kullanacaksın, içine sinem eki koyacaksın. Ayrıca kalın bağırsak üzerinde etkisi vardır. Kalbi takviye eder. İnsanın moralini düzeltir.

"ÖLÜME ÇARE OLSAYDI, BU SİNEM OTU OLURDU!"

70 gram sinem eki, 500 gr çörek otu ve 1,5 kg. süzme balın içine koyarsın. Ayrıca içine dört çay bardağı da hakiki, natural sızma zeytinyağı dökerek, karıştırırsın.

"SİNİZÜTE, MİDE GAZINA, ÜLSERİNE, HEPATİT B VE C'YE TEDAVİ"

Hem sinüzite hem mide ülserine iyi gelecek bir tedavi söyleyeyim size. 500 gram çörek otunu 1,5 kg süzme bal ile karıştıracaksın. Ayrıca içine 4 çay bardağı sızma zeytinyağı koyacaksın. Her yemekten iki saat evvel birer tatlı kaşığı alacaksınız. Şikayet sona erene kadar buna devam edeceksiniz. Kuranda zeytinyağının faydası anlatılmakatdır. Zeytinyağı sürünene,içene şeytan yakalaşmazı. Sara hastalarına da böylelikle yaklaşamaz. Karaciğer hiçbir yağdan hoşlanmaz. Yağlı yediğin zaman karaciğer yıpranır. Kolestrol çoğalır. Kan damarının içindeki kan hareketi hafifliyor. Bunun temizlenmesi oruçla oluyor.

Bu macun mide ülserini de tedavi eder. Aynı zamanda Hepatit B ve Hepatit C'yi de tedavi ediyor. Azalarda ağrıyı da çeker alır. Hatta Hadisi şerifte de buyuruyor ki: "Ölüme çare olsaydı bu sinem eki olurdu" diye bir ifade var.

ALMAN DOKTOR RAPORUNDA ÇÖREK OTUNU TAVSİYE EDİYOR!

İşte bu çalışma metodunu yapın. Üzümle çörekotunu yerseniz. Kan yapar. Bal vücutta kan hücresi yapar. Alman rapor hazırlıyor ve diyor ki: İnsan vücudunun bütün azalarının tedavisi çörek otunda vardır. Kansere de iyi geliyor diyor.

KOLESTROLUN TEDAVİSİ ORUÇTUR!

Kolestrol kan damarının daralmasıdır. En iyi tedavisi oruçtur. Doktora söyledim de inanmadı. Sonra buna tıbben açıklama yaptım: Hücrenin tabanında protein vardır. Ortada yağ tabakası vardır. En üstte de kabrohidratlı gıda vardır. Sabahtan öğlene kadar oruçta gıda en üstteki kabrohidratlı gıdayı yarar. Öğleden akşama kadar olan oruçta da ortadaki yağ tabakası erir, damardaki kanın hareketine karışır. Doktora ilmiyle izah etmek lazım. Doktor da olmak lazım aynı zamanda bu meslekte.

FRANSIZ DOKTOR HASTASINA SECDEYE KAPANARAK İYİLEŞECEĞİNİ TAVSİYE EDİYOR!

Başka bir örnekte Fransız Doktor mide kordonları sarkık bir hastasına ilaç vermiyor, zarar verdiği için. Ve diyor ki hastasına sen yemeği yer yemez, namaz kılanlar gibi secdeye kapanacaksın. Secde de 10 ya da 15 dakika bekleyeceksin. Ondan sonra da kalk doğrul mide hazmını yapar diyor.

MİDENİN OTURMASI SECDEDE GERÇEKLEŞİR

Dikkat edin yemeği yer yemez secdeye kapanması, midenin kordonları sarkık, yiyeceklerin hazım yapması için secdeyi tavsiye ediyor. Midenin otomatikman yerine oturması secdede gerçekleşiyor.

Beyin hücresi glikoz şekerin yüzde 75'i ile çalışır. Glikoz şekerin yüzde 25'i ayaktayken beyne gider, yüzde 40'si rükudayken beyne gider, yüzde 75'i ise secdedeyken beyne gider.


ABDESTİN HİKMETLERİ VE FAZİLETLERİ

Abdestli gezmek İslam adabındandır. Allah(Celle Celalühü) Musa'ya(as) buyurur: "Ey Musa, sen abdestsiz iken başına bela gelirsen, kendinden başkasını kınama"
Marifet ehlinden biri şöyle söylüyor: "Abdestli devam edene Cenab-ı Allah yedi haslet verir". Bunlar:1-Melekler yanından ayrılmaz 2- Sevaplarını yazmaktan kalemi daima yaş kalır. Yani, sabah namazını kıldıktan sonra abdestini saat 10.00'a kadar tuttun, diyelim. Bu vakite kadar melekler daima sana sevap yazar. Kalemin yaş kalması bu demektir. Sonra 10.00'da abdestini bozdun, diyelim. Hemen abdestini tazelemelisin. Tazelersen sevap yazılmaya devam edilir. Sonra ölürken de imanlı ölürsün, şehit olursun. 3-Bütün azaları tesbih eder. 4-Cemaatle namazı kaçırmazsın.5-Uyuduğu zaman onu ins ve cinsin şerrinden cenab-ı Allah korur. Yani Cenab-ı Allah onu korumak için meleklerini gönderir. 6-Ölüm anında imanla gider. 7- Allah'ın himayesinde bulunur.

Abdest bedeni tüm kirliliklerden arındırır. Ebu İmame buyurdular ki; "Müslüman kişi abdest aldığında kulağından, ellerinden gözlerinden günahları dökülür"

"ABDESTLİ İKEN ÖLEN, ŞEHİTTİR"

Peygamberimiz buyuruyor; (Enes B. Malik'den nakledilmiştir) "Abdestli iken sana ölüm meleği geldiği vakit şehit olarak ölürsün" Peygamber efendimiz "Kim başını ayakta tararsa borca boğulur. Kim her gece sakalını tarakla tararsa belalardan korunur. Abdest suyundan artan kısmını ayakta içerse bu suda şifa vardır." En küçüğü nefes darlığı olan 70 türlü hastalığa şifa olur.

Allah'u Teala buyuruyor: "Kim abdestini bozup da yeniden abdest almazsa bana cefa etmiş olur. Kim abdest alıp da iki rekat namaz kılmazsa bana cefa etmiş olur ve Kim iki rekat namaz kılar da benden bir dilekte bulunmazsa bu bana cefa etmiştir. Bu kişinin duasını kabul etmezsem de ben cefa etmiş olurum. Oysa ki Ben cefa eden bir Allah değilim." Tabi bu arada, yenilenin helal lokma olması gerekir.

Sabah erken kalkmak, uykudan hayırlıdır. Tıp sabah tazeliğinin doku ve hücreler üzerindeki faydalarını anlatmaktadır. Bu vakitte ayakta olmak insanın dokularına ve hücrelerine tesir etmektedir ve Müslüman bu nimeti ömür boyu hissetmektedir. Kişi ruh ve beden sağlığı ile Rabbine şükretmektedir.

Rasulullah, "Bedene hafif gelen ancak amellerin içinde en ağırı olan iki haslet: 1-Güzel ahlak ve 2- Devamlı suküt" buyurmuşlardır. Ne kadar az konuşursak o kadar çok günahtan uzaklaşmış oluruz. Çünkü günahların çoğu dilimizden kaynaklanmaktadır.

5 VAKİT NAMAZIN HİKMETLERİ VE FAZİLETLERİ:

Rasulullah, "Bana haber veriniz ki, kimin evinin önünden bir ırmak geçse ve beş defa o ırmaktan yıkansa onun üzerinde pislik kalır mı?" buyuruyor. Ashap da "elbette kalmaz" diyor. İşte günde beş vakit namaz kılanın durumu da böyledir.

Yine Rasulullah "insanlar beş sıkıntıda kalacaklardır. Birincisi ölüm anı, ikincisi kabirde, üçüncüsü münker nekir suallerine cevap, dördüncüsü seyahat yani suallere cevaba göre günah ve hasenatın sevabının dağıtılması, beşincisi Sırat'tır." buyurunca Hz.Ebubekir ve ashap ağlamaya başladı.

CEBRAİL (AS): "ALLAHU TEALA, EBU BEKİR'E SELAM SÖYLEDİ"

Bunun üzerine Cebrail (as) gelerek, "Ya Rasulullah, Allahu Taala, Ebubekir Sıddık'a selam söyledi. O her zehirin bir de panzehiri, her hastalığın bir şifası olduğunu bilmiyor mu? Kim sabah namazını kılarsa ölümü ve ölüm anındaki durumu kolay olur. Kim öğle namazını kılarsa Allah onun kabrini nurlandırır. İkindi namazını kılana münker ve nekir sorularına cevap kolaylaştırılır. Akşam namazını kılanın sevabı artırılır. Yatsı namazını kılan, sırat köprüsünü yıldırım gibi geçer." buyurdu.

Rasulullah efendimiz "eğer benim bildiğimi bilseydiniz, muhakkak az güler çok ağlardınız" buyurmuşlardır. Hz. Ali (ra.) bildirdiği hadisi şerifte "Bir kimse hafife alsa namazını, Allahu Teala o kimseyi onbeş bela ile cezalandırır. 1-Salih ve saliha kimselerin defterinden silinir. 2-Hayatından bereket kaldırılır. 3- Rızkının bereketi kaldırılır. 4-Bir hayır hasenatta bulunsa da onu kabul etmiyor. 5-Duası kabul olunmaz. 6-Salihin duasından nasip almaz. Kendisi kılsa milyarlarca Müslümanın duasından nasibini alıyor. 7-Ölürken ateş içinde kalır, su bile içemez 8-Ölümü ansızın olur. Tövbe edecek zamanı bulamaz. 9-Ölürken üzerine büyük ağırlık gelir.10-Kabir onu sıkar. 11-Kabirde zulmette kalır. 12- Münker ve nekir suallerine cevapta kusurlu olur. 13-Kabrinden kalktığında Allahu Teala ondan razı olmaz. 14-Hesabı şiddetli olur. 15-Cehenneme sevk olunur."

"NAMAZI TAM OLANLARA, KIYAMETTEKİ SORGULAMALARDA KOLAYLIK GÖSTERİLİR"

Peygamber efendimiz "Kıyamette muhasebeye evvela namazdan başlanır. Eğer namaz sorularına cevap verilirse diğer suallarde kolaylık gösterilir." buyurmaktadır.
"Namazın huşu ile kılanlar felah bulurlar." Mü'min suresi 1. ve 2. ayet mealidir. Namazı huşu ile kılmakta tarikat ile mümkün olur. Namazı ehven tutanların başına gelecekleri Rasululah(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmaktadır: (Yani namazı tam manasıyla vaktinde kılamayan, gelişigüzel kılanlara)
"Dünyada olan zararları: 1- Rızkından bereket kalkar 2- hanesinden bereket kalkar 3- İman nurunu kaldırır. 4- Müslümanlar yanında da ayıplanır.
Ölüm anındaki zararları: 1- Susuz olarak vefat eder. Su yanında olsa dahi kullanamaz. 2- Aç olaürak vefat 3- Ruhunu almak güç olur. 4- İmansız gitmesi muhtemeldir.
Kıyamette ki zararları: 1- Kabirden kalkınca yüzü siyah olarak kalkar. 2- Hesabı gayet güç olur. 3- Cenabı Hakk'ın rahmetinden uzak olduğu alnında yazılı olur. 4-Cehennemdekilere dahil olur."

"Çünkü namaz edebsizlikten, akıl ve şeriata uymayan her şeyden uzak tutar" buyuruyor Cenab-ı Allah.
Ana babalar, çocuklarını çok sever. Çirkin dahi olsalar çok sever. Eğer insan Cenab-ı Allahı severse her emri de hoş görülür ve sevilir. El Asra suresi ayeti mealinde yazıyor.
Müslümanın cennette de cehennemde de makamı vardır. Eğer namazı devamlı olarak kılarsanız cennetteki makama ulaşırsınız. Mesela yatsı namazını kılarsanız yatsı için cehennemde yanan ateş söner. Sabah namazı için yanan ateş devam eder. Eğer sabah namazını kılarsanız o da söner. Böylece yanıp sönmeler devam eder.

HUŞU İLE NAMAZ NASIL KILINIR?

Namaza başlarken kendinizi sırat köprüsünün üzerinde görmemiz lazım. Sağımız cennet, solumuz cehennem. Arkamızda ise Azrail as. Var. İki kaşımız arasında da Kabe'yi Muazzamayı göreceğiz.

Ellerimizi kaldırdığımızda da ellerimizin biri dünyayı öbürü de ahireti temsil edecek. ‘Ya Rabbi emrin olan namazı huzurunda kılmak için geldim.'demeliyiz. Allahu ekber deyip elini kaldırdığın zaman bütün aklın ve şuurunla beraber bu tekbiri alacaksın. Farzdır. Yani ‘ya Rabbi sen büyüksün' deyip, dünyayı arkaya atıyorum diyorsun.Ellerini bağladığın zaman da ‘ya rabbi ne kadar kötü düşüncelerim varsa, huzuru ilahinde bunları dağıtıyorum' diyorsun. Ondan sonra subhaneke ve fatihadan sonra ruküya varırsın. Ruku İslam'la beraber gelmiştir. Önceden direk secdeye varılıyordu. Ruku da ‘ya rabbi ben seni noksan sıfatlardan tenzih ediyorum. Ya Rabbi ben kemal sıfatınla sene takdis ederim' diyorsun. ‘Ya Rabbi ben seni büyüklüğünü söylemekten acizim. Sen kendi büyüklüğünü nasıl biliyorsan ben de öyle kabul ediyorum' diyeceksin.

ALLAH SANA GÜNDE BEŞ DEFA RANDEVU VERİYOR!

Namaz Allah ile kulun buluşmasıdır. En büyük zikir namazdır. Allah sana beş sefer randevu veriyor günde. Namaz Kulun, Allah'la konuşmasıdır. Bu fırsatı kaçırmamak lazımdır.

SECDE YERİNE BAKMAK GÖZBEBEĞİNİ DİNLENDİRİR!

"Namaz gözümün nurudur " diyor Rasulullah.. Kıyamda secdeye bakacaksın. Gözbebeğinin en iyi dinlendiği andır. Beyin hücresi tam kapasite ile namazda çalışıyor. Glikoz beyin hücrelerine namazda ayakta iken yüzde 25, rükuda yüzde 40, secdede ise yüzde 75 oranında beyne intikal ediyor.

NAMAZ, TANSİYONA, BUNAMAYA İYİ GELİR!

Onun için beş vakit namaz kılan bunamaz. Aynı zamanda tansiyonu da yükselmez. Belden yukarda olan kan, namazla rükuyla aşağı indiği için tansiyon düşer. Görüyorsunuz namaz ibadetinde Cenabı Allah peşin fayda veriyor.

İNGİLİZ DOKTOR, ABDEST SUYUNU TAVSİYE EDİYOR!

Bir İngiliz doktor, "246 çeşit hastalık vardır. Bunun 3/2'si abdest suyuyla giderilir" diyor. Çünkü ağızdan burundan giren mikrop, abdest suyuyla temizleniyor. Namaz kılarsan vücudunun direnci artıyor. Allah seni bu abdestle koruyor. Sonra imanını kurtarıyorsun.

İnsan namaz kılmaya mecburdur. Çünkü cenabı Allah buyuyor ki "ben insanları ve cinleri bana ibadet etsinler diye yarattım". Buraya dikkat edin. "Sizi ve cinleri kendim için yarattım, beni tanıyasınız, ibadet edesiniz diye yarattım," buyuruyor..

Beyninin altında gudde var. Bu vücuttaki yüzlerce guddeyi orkestra şefi gibi yönetir. Üzüntü, huzursuzluk halinde burada spazm olur ve bütün diğerlerine guddelerine sinyal verir. Vücutta kasılma olur. Hormon kan damarının içine akamaz. Hormonal sistemde hastalık başlar. Bu durumda da doktor bir şey yapamaz. Bunun çaresi buradaki spazmı kaldırmak. Bu nasıl olur? Allah iman etmekle, güvenmekle, sevmekle olur. İslam'ın altı şartını yaşarsan dosdoğru iman etmiş olursun. Böylelikle oluşan sevgide hormona akar. Demek ki Birbirimizi sevmeliyiz. İhlas içerisinde yaşarsak Allah bize rahmet eder.

ALLAHU TEALA BUYURUYOR: "İHLAS BENİM SIRRIMDIR. BEN ONU SEVDİĞİM KULUMUN KALBİNE VERİRİM"

İhlas nedir? Allah "o benim sırrımdır. Ben onu sevdiğim kulumun kalbine veririm" buyurur. Bunu melek bilmez ki, sevap yazsın.. Şeytan bilmez ki bozsun. İhlassız amel Allah tarafından kabul görmez.

Cenabı Allah insanı yaratırken bu guddeye insanın şifresini koyuyor. Bizim yaradılışımız, bünyemiz Allah'a ibadet etmeye uygun şekilde yaratılmıştır. Nefse muhalefet etmek şart. İstersen evliya ol. Çünkü nefis Allah'ın en büyük düşmanıdır.

CENABI HAK "SEVDİĞİM KULUMA MUSİBET VERİRİM" BUYURUYOR!

İslam'ın 6 şartını, nefsinde aksiyon olarak yaşayan müstesnadır. Başına gelen musibete sabredeceksin. Cenabı Hak ben sevdiğim kuluma musibet veririm buyuruyor. Çünkü kulunun günahlarından temizlenmesi için bu musibeti Cenabı Allah veriyor. Bela musibet geldiği zaman haline şükredersen Allah senden razı olur. Sabredersen Cenabı Hak, seni Sıddıklar zümresine koyuyor. Yani Peygamberlerden sonra geliyorsun.

DOKTORLAR HAYRETLER İÇERİSİNDE KALIYOR!

Veremli bir hasta çocuğu doktora götürüyorlar. Tahlilden sonra veremin dördüncü devresi görülüyor. Babasına "Amca bunu köyüne götür döşeğinde rahatça ölsün" diyorlar. Köye dönüyorlar. Köyün yaşlılarından biri bu çocuğa diyor ki "oğlum kabirde ilk sual namazdır. Namazını kıl ve kazalarını da boş zamanlarında kıl" diyor. Ve çocuk namazlarını ve kazalarını nafileleri kılıyor. Akciğerdeki zarlarda barınan mikrop, vücut hareketleriyle ölür. Çocuk kazaları da kılmaya başlayınca "anne bana pirzola yap, köfte yap" diyor, iştahı açılıyor, iki ay geçiyor ve kendisinin iyileştiğini hissediyor. Gene İstanbul'a gidip aynı doktora muayene oluyor. Doktorlar şaşırıyor, bakıyorlar ki verem mikrobu ortadan kalkmış! Yerinde beyaz kireç şeklinde bir leke var. Çocuğa nasıl tedavi olduğunu hayretle soruyorlar.
Nasıl oluyor bu işler? Namazdaki hareketler akciğerdeki mikropun faaliyetini önlüyor. Namaz kılan insan vereme yakalanmaz. Diyelim ki mikrop vücuda girdi. Karaciğere sinyal gidiyor. "Bende verem mikropu var. Daha özel hücre imal et" diyor. Ve karaciğer normal hücrelerin 6 misli hücre imal ediyor. Bu hücre mikrobu yutuyor ama hazmedemiyor. Ne olacak? Diğer hücreler etrafında onu kalsiyumla hava boşluğunu örüyorlar. Hava boşluğu kalkıyor. Verem mikrobu o hücrenin içinde havasız kalıyor ve ölüyor ve film çekilince o mikrop beyaz kireç şeklinde görünüyor. Tıbbi açıklaması budur.

Feyz; -Çocuğu olmayanlara ne tavsiye ediyorsunuz?

-Eğer erkekde de kadın da özür yoksa çocuk da istiyorlarsa Cenabı Hak kuranda "hiçbir kadın benden izinsiz hamile kalamaz" buyuruyor. Hiçbirinin özrü yoksa tabii.
Reçetesi şudur: Bir kağıda, gülsuyu misk karışımından bir mürekkep vardır.Baharatçılarda hazırı vardır. 21 adet besmele i şerifi Kuran yazısıyla yazacaksın. Su geçirmezin içine sararsanız. Sonra meşinle sararsınız. Kadın temizlendikten 3 gün sonra tekrar gusül abdesti alacak bu besmeleyi şerifi koynuna takacak ve ailesiyle ilişkiye girecek ve daha sonra da hiç çıkarmayacak. Helaya girdiğinde de gusul abdestinde de çıkarmayacak.Cenabı Hak çocuk nasip eder.

ÖZÜRÜ OLANLARIN REÇETESİ!

Kadın organında iltihap olabilir. Bu durumda çörek otu ve bal tavsiye ederim. Çocuğun düşmesi içinde çok önemlidir bu. Kadın hamile vücudu zayıf, kansızsa günde iki elma yedireceksiniz. Sonra saat 10'da 100 gram kuru üzüm yedireceksiniz. Saat 15'de yine kuru üzüm, çekirdekli iri kahverengi. Sonra yarım kilo kaynamış süte bir adet muz eritirsiniz. Bunun içine bir yemek kaşığı süzülmüş bal koyarsınız. Sabah aç karnına içirirsiniz. Çok güzel kan yapar bu. Muzda demir vardır. Sütte kalsiyum vardır.
Rahimdeki çocuğun düşmemesi için bir bardak kaynar suya bir çay kaşçığı ada çayı koyacaksın 15 dakika demle. Başka bir su bardağının yarısı ada çayını koyacaksın. Bunun üzerine süt koyacaksın. Bardak süt ve ada çayıyla dolacak. Bunun üzerine bir yemek kaşığı bal vereceksin. Doğum yapana kadar aç karna vereceksin, her sabah. Böyle yaparsanız çocuk sıhhatli doğar.

Rasullullah "hamile kadınlara her gün süt içerirseniz erkek çocuk zeki, kız çocuk fiziksel olarak güzel olur" buyurmaktadır.
Diyelim çocuk doğdu. Anneye hurma verirseniz. Çocuk ağırbaşlı olur. Yanına badem de koyun. Badem de kalsiyum vardır. Ailenizi beslemezsiniz çocuk annedeki demiri alır. Anne zayıf düşer, hastalanır.

Feyz; Şeker hastası olanlara tavsiyeniz nedir?

ŞEKER HASTALARINA YULAF SAPI İYİ GELİR!

Şekeri üç yüzü geçenler, bir avuç yulaf sapını yarım kilo suya gayet ince olarak doğrasın. Yarım saat kaynat ve iç. Her gün bunu taze olarak yap. 4-5 hafta devam et.
Şayet eski şeker hastalığı ise o vakit bunu her gün yapacak. Bu yulaf sapında hormon vardır. Vücudu besler. Doktorun verdiği ilaç vücudu beslemez. Bu ise kandaki şekeri düşürür. Doktor şeker hastasına "bal yemeyin" diyor. Halbuki balın içinde insülün var. Halbuki günde bir yemek kaşığı bal yemelidir. Bu tecrübeyle ispatlanmıştır.

Feyz; Kilo almak isteyenler ne yapmalıdır?

Faik Efendi Hz.: İnciri anasona batırıp yesinler, 40 gün.

Feyz; Ya kilo vermek isteyenler, ne yapmalı?

Faik Efendi Hz.: -Meyvayla, sebzeyle karnını doldursun. Onun üzerine bir dilim ekmek ve biraz köfte yiyebilir.
Nasıl zayıflayabilirsiniz?Yavaş yavaş zayıflamanın hiçbir mahzuru yoktur.
200 gram kimyon, 200 gr melek otu kökü toz haline getirilir. Karıştırılır. Bundan günde bir yemek kaşığı alınır. Kısa bir süre sonra vücut tabii olarak zayıflamaya başladığı görülür. Bu metot kalbi kuvvetlendir. Nefes darlığı ve bronşite astıma çok iyi gelir. Karaciğer ve safra kesesine çok faydalıdır. Kan dolaşımını rahatlatır.

Feyz; Kadınlar sağlıklarını korumak için nelere dikkat etmelidir?

Faik Efendi Hz.: Kadınlar genelde kendilerine iyi bakmazlar. Kadınların ayağının altında 13, 14 azanın sinir merkezi vardır. Öbür ayağının altında da 13-14 sinir merkezi vardır. Kadın ılık suyla taharet etmeli.Böylelikle normal adet hali görür. Soğuk su kasıklara ağrı verir. Sıcak su kanı çeker. Kanın fazla akmasını temin eder. Kadın soğuk havada ılık suyla taharet yapmalı.

Feyz; Kanser ve Bağırsaktaki gaz, idrar yollarındaki mikrop için ne tavsiye edersiniz?

Bağırsaktaki gazi çörek otu çeker alır.

Feyz; Peki efendim, Erkek çocuk nasıl olur?

Faik Efendi Hz.: Erkeğin menisinde hem dişi hem erkek hücre var. Kadında ise dişi hücre vardır. İlişkide önce sen faaliyete geçeceksin. Senin belini suyu kadının rahmin suyundan önce gelirse erkek çocuk olur. Ayrıca kadın ilişkiden sonra sağ tarafına yatmalıdır.

Feyz; Efendim, hastalarınız size hep tavsiye üzerine mi geliyorlar?

Faik Efendi Hz.: Bazı hastalar rüyada beni görerek geliyor. Rüyada kendilerine sizin ilacınızı Faik Baba verecek denmiş.Ve bu gelen hastalar Allah'ın yardımıyla şifa bulmuşlardır.

Feyz; Düşük tansiyona ve yüksek tansiyona ne tavsiye edersiniz?

Faik Efendi Hz.: 400 gram ardıç tohumu çekilmiş olacak. 1000 gram süzülmüş balla karıştırılıp macun yapılacak. Şifası, bu maddeler günde 2 defa 1 çorba kaşığı yutacaksın. Sabah ve akşam yatarken. İyileştirdiği hastalıklar şunlardır: Mahsal kireçleşmesi, Gut, romatizma, böbrek ve safra kesesi taşları,kabızlık, yüksek ve düşük tansiyon, nabız yüksekliği (çarpıntı), kanlı basur, entaksüs hastalıkları. İbni Sina'nın şifalı bitkiler kitabından alınmıştır. Diğerleri benim tedavi yöntemlerimdir.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Ne Büyük Hazine Ehl-i Beyt'in Sevgisi

Ehl-i Beyt, Peygamberimiz’in aile fertlerine denir. Mübarek hanımları, kızı Hazreti Fatıma ile Hazreti Ali ve bunların evlatları olan Hazreti Hasan ve Hazreti Hüsey...

Kılamadığımız Namazlarımız!

  Gençlik zamanında gafletle geçen dönemler var. Bu dönemde ibadetler de gevşeklik ve tembelliklerden dolayı kılınamayan namazlar olabilir. Peki, şimdi namazlar...

Hayatımızda Gece İbadeti

Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır. Büyüklerimiz gece ibadetine çok önem vermişlerdir. Gece kalkmanın birçok hikmetleri vardır. Efendimiz (sav) “Ge...
Tüm Yazıları