Artık Dayanamıyoruz

Artık Dayanamıyoruz

Tarih: 2007-04-27

Şenel İLHAN

Bosna kan ağlıyor... Bosnalı aç, çıplak, korku içinde ve çaresiz... Vah bize ki, biz de çaresisiz... Vah bize ki, aciziz... Güçsüsüz. Utanıyoruz...

Kafir Batı zerre kadar ama zerre kadar utanmadan, gözümüze baka baka, Bosnalı müslümanı acımadan yok ediyor. Çok utanıyoruz... Çok utanalım... Ki artık Bosnalı anne Sırp piçinden hamile...

Ahh! ah! Binlerce masum küçücük yavru ise sahipsiz, öksüz... Üstelik de minicik karnı aç, gözü yaşlı, sırtı çıplak. Üşüyor... ve domuzlardan tecavüz görmüş... Hemen yanı başında ve gözleri önünde ırzına geçilen, canından çok sevdiği annesini görmüş. Bağırta bağırta kıtır kıtır doğranan, gözleri oyulan fakir babasını görmüş. Hem korkudan hem dondurucu soğuktan titreye titreye "Üşüyorum, çok üşüyorum" diye diye son nefesini acı içinde veren, zavallı ihtiyar ninesini görmüş. Ve yine ardından çıldıran ak sakallı, kırışık, sevimli yüzlü dedesinin acı acı çığırışını duymuş. Ölümden bin kere beter olan kendi halinden çok, her şeyden fazla ölümü arzulayan zavallı, çeresiz, perişan küçük kardeşini görmüş. Ve... Batı hala bildiğimiz utanmaz Batı. Amerika ise hala iki yüzlü. Hala farfara. Ve hala dünden de alçak!.. İslam alemi mi? Onlar da, tüm bu olan bitene sadece basit vızıltı tepkili ve odun!.. Ya Türkiye? O da koca dünyada kendi çapında aktif olan tek müslüman ülke...

Ama yetersiz, ama eksik. Çünkü hala Bosnalı kesiliyor. Ve hala çocuklar korku içinde... Kiminin kolu kopuk. Kiminin gözü oyuk. Ve artık ne Bosnalı için ne de bizim için bu duruma dayanmanın ve daha fazla sabretmenin, imkanı yok... Tamam; tüm Bosna için çıtı çıkmayan İslam ülkeleri içinde, Türkiye kendi çapında aktif. Yani, Türkiye'nin çıtı çıkıyor! Ama bu çıt bize nelere mal oldu, son günlerdeki provakasyonlar buna delil. Hem de çok açık... Ve, orta zekalı herkesin, anlayabileceği ölçüde bariz. Ama ne olursa olsun, bu sadece çıt mesabesindeki Türkiye'nin cılız aktivitesi bile, Batı'yı, memleketimizi birbirine düşürmeye kalkacak kadar kızdırdığına göre, kafir Batı ve Amerika kararlı. Ve, onlara göre kuracakları yeni dünyada İslam ve müslüman olmamalı... O yüzden Bosna yok olmak zorunda... Tabii, daha sonra da İslam ve tüm Müslümanlar yok olmalılar...

Evet... Bosna'nın ve Batı'nın durumu bu! Ama hiç şüphesiz, ezilen, yok edilen, yeryüzünden silinmek istenen, sadece Bosna ve Bosnalı değil elbet. Bugün maalesef, emperyalist kafirin acımasız zulmü ile, dünyanın dört bir yanında müslümanlar çaresiz, yalnız, perişan, inim inim inliyorlar. Ve zaten, daha düne kadar tüm dünyada, her boyutta varlığı ile yokluğu bilinemeyecek kadar pasif ve dirençsiz olan müslümanlar; maalesef bugün, yeni dünya düzeni safsatasıyla, tamamen ortadan kaldırılmak için, açık açık hedef seçilmiş durumda. Evet...

Bu çok açık bir gerçek! Mesela, işte Filistinliler! Yıllarca lanetli Yahudiye karşı tek başlarına kör ve sağır dünyanın gözleri önünde, taş ve sopa ile direndiler... Direndiler direnmesine ama, ne oldu? Yine dünyanın gözleri önünde, hala Yahudilerce, kemikleri kırılıyor... Havadan bahanelerle hapsediliyor veya sürgünlere gönderilip, açlıkla soğukla pençeleştiriliyorlar. Ümitsizce, çaresiz, tek başlarına. Tabii, her zamanki gibi çukur Batı, tüm bunlara da sessiz. Amerika ise zaten belli!.. Velhasılı, hangi bir zulmü yazayım! Veya daha nasıl anlatayım! Tüm dünyada zulüm gayet açık. Abhazalar yalnız ve unutuldu... Azeriler şaşkın, kırgın... Tacikler, Cezayirliler, mağdur, mazlum. Yani sözün özü şu: Tüm dünya müslümanlarının durumu çok acıklı. Ve, perme perişan...

Ama bizi, en çok üzen, en çok ağlatan yine Bosna! Evet, illa Bosna... Çünkü en çok üzülen, en çok ezilen, yine Bosnalı kadın... Bosnalı küçük yavru ve Bosna...

Yukarıda da anlattığımız gibi Bosnalı nineler dövüle dövüle öldürülüyor. Yolunda yürüyemeyen yaralı kadınların ırzlarına geçiliyor ve hala dünya sessiz...

Tıpkı korku filmi izler gibi, televizyonlarda; biraz acıyarak, biraz heyecanla ama, daha çok da zevkle, yıkılan Bosna'yı, yok olan muhteşem kültürü, Osmanlı yadigarı camilerin havaya uçuruluşunu, boynu bükülmüş minareleri, sokaklarda, üzerinde böcekler dolaşan müslüman şehitlerin kafası kopmuş, karnı oyulmuş, kolsuz cansız cesetlerini, zevkle seyrediyorlar!... Zevkle...

Aman Ya Rabbi! Biz de seyrediyoruz! Ahh! ah! biz de!... Ağlayarak da olsa, dövünerek de olsa seyrediyoruz. Ya Rabbi yardım et Bosnalıya! Yardım et Filistinliye, yardım et Cezayirli'ye, yardım et Abhaza'ya, Tacike, Türke. Yardım et Allah'ım! Dayanamıyoruz Allah'ım... Karılar gibi ağlamaya, bu milletin evladı dayanamıyor. Dayanamıyoruz Allah'ım...

Dayanamıyoruz...


Son Eklenen Yazılar

Allah’a Dost Olmak Davasında Sebat Etmek / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Tevekkülün Neticesi Teslimiyettir Tevekkül etmek tüm işlerinde Allah’ı vekil kılmak ona teslim olmaktır. Allah’a (C.C.) teslimsen tevekkülün de var demektir. Al...

Din ve Dindarlığın Benlik Saygısına Etkisi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Benlik saygısını etkileyen unsurlar nelerdir? Benlik kavramı birtakım yaşantılar sonucunda oluşur. Benliğimiz doğduğumuz andan itibaren, başımızdan geçen sayısı...

Muhabbetin Kıblesi / Doç. Dr. Adem Ergül

Rabbani terbiyenin en önemli şuur dinamiklerinden biri hiç şüphesiz muhabbet sermayesinin doğru bir şekilde kullanılmasıdır. Kişinin gönlü nereye akarsa oradan gıda...