Nail BAŞESKİ Feyz'in Misyonunu Anlattı

Tarih: 2007-04-16

Feyz Akademisinin değerli üyesi ve Feyz Dergisinin yazıları ilgi ve beğeniyle okunan köşe yazarı Sayın Nail BAŞESKİ, Tokattan gelerek geceye iştirak etmiştir. Program akışı içinde kendisinden, gelinen nokta daFeyz Dergisinin misyonunun ne olduğu hakkında biraçıklama yapması istenilmiş ve Feyz'in misyonunuaşağıdaki şekilde bizlere aktarmıştır.

"Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü. Bismillahirrahmanirrahim."

Çok Değerli konuklarımız,

Feyz dergisinin hazırladığı "Kutlu doğum ve Ehli Beyt'in Fazileti" gecesine hoş geldiniz. Geceniz feyizli ve bereketli olsun. Ülkemizin hemen her yöresinde, yapılması güzel bir gelenek haline gelen bu kutlu doğum etkinlikleri, tüm İslam âlemine de İnşallah hayırlar getirsin.

Evet, bizler de bu güzel geleneğe, etkinliklerimizle her sene katılıyoruz Bu yıl da önce İstanbul da coşkulu geçen bir etkinliğimiz oldu, şimdi de Ankara'da sizlerle beraber yeni bir, kutlu doğum ve ehli beyti anma etkinliğimiz için beraberiz. Allah (c.c) böyle güzel etkinlikler düzenleyenlerden ve bu etkinliklere iştirak ederek manevi destek veren sizler gibi cümle müminlerden razı olsun. Zahmetiniz için teşekkür ederiz.

Bu arada, Kutlu doğum ve Ehli Beyt'i anma gecesi olarak düzenlemiş olduğumuz bu geceyi bir vesile bilerek, siz değerli misafirlerimizle ve tüm kamuoyuyla, bizim için çok önemli olan bir konuyu paylaşmak istiyoruz.

Şimdiye kadar hep bizlerden bir şeyler alıp götüren sorumsuz birtakım yazılı ve görsel medyanın insafına kalmıştık. Onlarda bizlerden, Milli ve manevi değer adına, ahlak adına, kardeşlik ve yardımlaşma adına, ne varsa almış götürmüşlerdi. Gençliğimizi ahlaksız, çocuklarımızı saygısız, camilerimizi cemaatsiz bırakmışlardı.

Kısacası bu sorumsuz medya organları, bizi, tarihimize, kültürümüze, yani kendimize yabancı hale getirerek köksüz, kuru bir ağaca döndürmüşlerdi. Çok şükür ki şimdi bizi tekrar tarihimizle, kültürümüzle, mili ve manevi hasletlerimizle buluşturma konusunda gayret sarf eden ve bu konuda da son derece başarılı hizmetleri olan yayın organlarımız var. Gazetelerimiz, televizyonlarımız, radyolarımız, dergilerimiz var. Bu yayın organları ülke çapında güzel bir dirilişi başlattılar.

Feyz de inşallah, bu hayırlı yayın organları çizgisinde 16 yıldır hizmet veriyor. Ve bu hizmet süresi içinde binlerce, yüz binlerce okuyucuya ulaştı. Ve ulaştığı bu insanları tarihi, kültürü, milli ve manevi değerleriyle buluşturdu. Şimdi de yeni güzel hizmet atılımlarının arifesindedir. Bunun için bir sıçrama arifesindedir.

Feyzin basın hayatında 16 yıllık bir yürüyüşü ve geçmişi olmuştur. Feyz elbetteki başladığı noktada değildir. Hem fiziki olarak,yani kalite ve tiraj olarak, hem fikri olarak olgunlaşmış terakki etmiştir. Yeni hamleler için, bu gün geldiği yeri, tanımlamaya ve kamuoyu ile de paylaşmaya ihtiyaç vardır.

Feyz mensupları, Şimdiye kadar hep gül bahçelerinde gezdi. Bahçelerde üzerine gül kokusu da sindi, ayaklarına dikenlerde battı. Gül kokuları bizim kokumuz olarak kaldı. Fakat ayaklarımızdaki dikenler şimdi koşmamıza engel oluyor.

Bu gün şu gerçeği iyice fark ettik ki koşmak için bu dikenleri ayaklarımızdan temizlemek lazım. Yani, Feyze, geçtiği aşamalardan ve yaşadığı bu 16 yıllık uzun süreçten dolayı bir takım isimler, sıfatlar, vasıflar, yakıştırılmıştır. Biz bu sıfatların, yakıştırmaların bize ait olmayanlarından, bizi temsil ve ifade etmeyenlerinden kurtulmak istiyoruz. Ki, yeni hamlelerimizde sırtımıza yük ve ayaklarımıza bağ olmasın.

Daha açıkçası şunu demek istiyoruz: Feyz tasavvuf, tarikat misyonu ağırlıkta olan bir anlayışıyla yayın hayatına başlamıştı. Ama yaklaşık 10 yıl oldu ki, Feyz Misyonu diye adlandıracağımız farklı bir anlayışla yayın ve hizmetlerine devam etmektedir. Bu farklı anlayış tasavvuf kültüründen aldığı güzel değerleri muhafaza eden, ama her türlü taassubdan uzak duran bir anlayıştır.

Feyzin kendine has orijinal olan misyonunun temel referansları özetle şöyle sıralanabilir.

1-Kur'ana ,sahih sünnete ve cemaate bağlılıktan ayrılmamak,

2-Hazreti Peygamberin bıraktığı ehli beyt emanetine sahip çıkmak.Ama bu görevi, laftan, icraat boyutuna taşıyarak yapmak.

3-Her türlü,mezhep,meşrep,cemaat taassubuna düşmeden,yukarıda ifade ettiğimiz referanslar çerçevesinde bir araya gelerek,İslam kardeşliği tesisine çalışmak.

4-İçinde bulunduğumuz zamanın şartlarına göre insanların sorun ve ihtiyaçlarını gözeterek,ilmi ve fikri anlamda donanımlı olmak.

5-Hadislerde ifade edildiği şekliyle ahir zaman olduğu açık olan bu zamanda ,ona uygun bilgi ve bilince sahip olmak.

6-Bu referanslar çerçevesinde insanlara her boyutta iyilik yaparak ihsan üzere yaşamak.

Ana hatlarıyla Feyz misyonunun çerçevesi bu şekilde çizilebilir.

Evet,Bu çerçeve ne olduğumuzu bir nebze göstermektedir.Ne olmadığımızı da ifade etmemiz gerekir ki yanlış anlaşılmayalım. Halkın dilindeki tabirlerle: Feyz Dergisi,hiç bir cemaatin dergisi değildir. Herhangi bir tarikat cemaatinin dergisi de değildir. Herhangi siyasi bir görüşün temsilcisi ve sözcüsü de değildir.

Feyz bunların hepsinden bağımsız. Kurucusu ve Mimarı Şenel İlhan Beyin önderliğinde ;yukarda ifade etmeye çalıştığımız misyon çerçevesinde bir araya gelmiş insanların oluşturduğu bir Feyz Ailesi dergisidir..

Bu Feyz Ailesi;

Bütün cemaatlere eşit mesafededir. Hepsini sever, yeter ki ehlisünnet vel cemaat çizgisinde olsun. Onlarla her türlü diyaloga hazırdır.Her türlü hizmet ortaklığına da.Onun ailesi içinde bütün cemaatlerden kişiler olabileceği gibi,hiçbir cemaate bağlı olmayan kişilerde olabilirler.Çünkü onun misyonu buna engel değildir.

Said i Nursi Hz.leri Müslümanlar adına en büyük tehlikeyi anarşi ve bölünmede görmüş, Müslümanların birlik olmaları gerektiği üzerinde durmuştur. Sayın Şenel ilhan Bey de "Bu zaman İslam ı bir bütün olarak anlama ve yaşama zamanıdır. Ve kesinlikle birlik zamanıdır. Bunun aksini düşünmek basiretle bağdaşmaz. O sebeple Feyz Misyonu, fitne ve bölünmeye sebebiyet veren ve İslam birliğine engel olan bütün taassupların karşısındadır."diye sıklıkla ifade ederler.

Biz kendimizi böyle tanıttıktan sonra kim ki bizi başkaca anlatırsa; Biz onlardan da, o sözlerden de uzağız. Büyük mutasavvıf Hazreti Mevlana kendini hak etmediği şekilde ifade edenlere:

"Ben sağ olduğum müddetçe Kur'an'ın kölesiyim
Ben Muhammed muhtarın (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) yolunun tozuyum.
Benim sözümden bundan başkasını kim naklederse
Ben ondan da bizarım, o sözlerden de bizarım."
demiştir.

Bizde aynı şekilde kendimizi ifade etmeye çalıştık, kim ki bizi bundan farklı anlar veya anlatırsa biz onlardan da o sözlerden de uzağız.Netice olarak deriz ki, yukarıda ne olduğunu ve olmadığını ifadeye çalıştığımız Feyz misyonu çerçevesinde bir araya gelmiş, bu misyonu sevmiş, benimsemiş insanlarız. Bu duygularımızı siz değerli okuyucularımız ve tüm kamuoyu ile paylaşmak istedik.

İlginiz ve gecemize katıldığınız için hepinize teşekkür eder, Saygılar sunarız.

Allah'a emanet olun. (Feyz Ailesi )


Son Eklenen Yazılar

Korkusuzluk Nedir? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

  Bir Müslüman Allah’tan (C.C.) başka hiçbir şeyden korkmamalı, cesur ve korkusuz olmalı… İşte bu şecaatli duruşu Allahu Teâlâ bütün Müslümanlardan istiyor…...

Sevgiye Dair / Doç. Dr. Hatice Toksöz

  Temelde “sevgi” konusu, kalbî ve ruhî bir meleke midir? Her güzel huyun bir eğitimi ve mücadelesi olabileceği gibi, “sevgi eğitimi” de var mıdır? Tüm bunlar ç...

Yardım ve Zafer Allah’tandır / Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay

  “Allahım! Bize -Müslümanlara- düşmanlık edenlere karşı sen bize yardım eyle.” (Tirmizi, Deavat 80, 5/528 Hadis No: 3502) Müminin mücadelesi,“Saadete Davet...