M. Fadıl Geylani (K.S) Konuşması

Tarih: 2007-04-16

Büyük İlim ve Gönül insanı M. Fadıl Geylani (K.S) ; gecenin önemli konuklarındandı. Gecede kendilerinden Ehli Beytin anlatılması istendi. M. Fadıl Geylanı (K.S); " Ehlibeyti sevmenin öneminden, Ehli Beytin hiçbir zaman mürted olmayacağından ve Peygamber Sevgisinin öneminden bahsetmiştir.

Efendimize Salavat getirmenin faziletlerini anlatarak geniş anlatımlı konuşmasında gönüllerimize ışık olmuş, geceye feyz katmıştır. Kendilerininde Seyyid olmaları ve dolayısıyla Ehli Beyt olmaları nedeniyle Cedleri Rasulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bizzat O'nun güllerinin anlatımından dinlemek katılımcılarımız konuyu daha güzel anlama imkanını elde etmiştir. Allah (c.c) kendilerinden razı olsun.

Konuşmasında ; Resul-i Ekrem(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimiz buyurmuştur ki: Nefsim kudret elinde olan Allahü Teala'ya yemin ederim ki: Eğer onlar lanetleşmede bulunsaydılar, maymuna, domuza dönerlerdi, vadileri ateş içinde kalırdı. Cenab-ı Hak Necran'ı da, ahalisini de, hatta ağaçlarda ki kuşlarını da istisal(Helak) eder, yani kökünden söker atar idi. Buna inanmışızdır. Cenab-ı Hak, her şeye kadirdir. Kafirlerin cezasını tehir buyursa da, dünyada vermese bile mutlaka ahirette verecektir. Bu bir hakikattir.
(Ömer Nasuhi Bilmen, Cilt:1 Sayfa:362-363)

Keşaf Tefsirinde; " Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) kim peygamber ve Ehl-i Beyt sevgisi üzerine ölürse şehit mertebesinde ölür . Kim ki Ehl-i Beyt sevgisi üzere vefat ederse imanı kamil ile gider. Kim ki Ehl-i Beyt muhabbeti ile ölürse ölüm meleği onu cennetle müjdeler ve ondan sonrada Münker ve Nekir melekleri de onu cennetle müjdeler. Kim ki Ehl-i Beyt sevgisi üzere vefat ederse cennete bir gelinin damat odasına süslenip girdiği gibi oda cennete süslenip girecek. Kim ki Muhammed in (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ehl-i Beyti sevgisi üzerine vefat ederse kabrinde cennete giden 2 kapı açılır. Kim ki Muhammed in (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Ehl-i Beyti sevgisi üzerine vefat ederse onun kabri rahmet meleklerinin ziyaretgahı olur. Kim ki Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)in Ehl-i Beyti sevgisi üzerine vefat ederse ehli sünnet vel cemaat mezhebi üzere ölür . Kim ki onların buğzu (zulüm) üzere ölürse, onun alın çatısında Allah'ın rahmetinden umutsuzdur yazılıdır. Kim ki onların buğzu üzere ölürse kafir ölür. Kim ki onların buğzu üzere ölürse cennetin kokusunu bile alamaz." (Hadis-i Şerif)

İmam Şafiî (rh.) başka bir sözünde Ehl-i Beyt sevgisinin farz olduğunu şöyle dile getirir:
"Ey Resûlullah'ın Ehl-i Beyti! Sizi sevmek bize farzdır. Allah indirdiği Kur'an'da böyle emretmiştir. Size salât okumadan namaz kılanın namazının kabul olmaması, sizin için en büyük bir övünç kaynağıdır ve bu size kâfidir." (Muhammed Afif ez-Za'bî, Divânu'ş-Şâfii, 72)

Ehl-i Beyt hakkında, yukarıdaki ayet ve hadisler gibi birçok ayeti kerime ve hadisi şerif varid iken, bunların başka bir dine girmesi mümkün değildir. İslam dininin dört delili olan Kitap, Sünnet, İcma ve Kıyasa göre, kesinlikle İslamiyetin dışına çıkmazlar ve çıkmaları da mümkün değildir. Çünkü onlar Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'ın birer parçasıdır.

Seyyidler ve Şerifler tarih boyunca insanlara güzel örnek olmuşlardır. İnsanların içerisinde, ilimde olsun, ticarette olsun, tarımda olsun , halktan biri olmuşlardır. Ve insanlara asırlar boyunca güzel ilimler sunmuşlardır.

Son Avrupa seyahatimde, Vatikan kütüphanesinde Seyyid Abdülkadiri Geylani Hz.'nin kitaplarını araştırırken, Mübareğin elimizde bulunmayan elyazması bir vasiyetnamesine rastladım. Nadir bulunabilecek bu vasiyetnamede şöyle diyor; "İnsanları kendiniz kadar sevin. İyilikte, ittifakta, güzel işlerde ve güzel sözlerde daima insanlara örnek olun. Birleştirici olun dünya ve ahiret ilminde daima ilerde olun. İlimlerin en güzelini öğrenin,öğretin ve mucit olun" diye vasiyet buyurmuştur.

Yine Vatikan'da Ehl-i Beytle ilgili eşine az rastlanır ondört adet kitap ve risaleye ulaştım,tetkik ettim.

Avrupada'ki bazı kütüphanelerde ise "Yıldızlar, uzay, gök ilimleri, yer ilimleri ve harf ilimleriyle" ilgili bir kitaba da rastladım. Kitabın müellifi de Abdülkadiri Geylani Hz.'nin torunlarından bir Seyyid idi. Şu ana kadar bu kitap hiçbir yerde de yayınlanmamıştır. Ve hat (el yazması) olarak orada bulunmaktadır.
Bu kadar ayet-i kerime ve hadis-i şerifler, alimlerin görüşleri, tarihi belgelerin de ışığı altında, her insanın Seyyid ve Şerifler hakkında ki hüsnü niyetini arttırması gerektiği, inkar edilemeyecek bir hakikattir.

Bir mü'min olarak meselelere, ilmi delillerle yaklaşıp, insaf ve vicdan çerçevesinden de çıkmamak gerekir.

Allah (CC)'a emanet olun…


Son Eklenen Yazılar

Korkusuzluk Nedir? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

  Bir Müslüman Allah’tan (C.C.) başka hiçbir şeyden korkmamalı, cesur ve korkusuz olmalı… İşte bu şecaatli duruşu Allahu Teâlâ bütün Müslümanlardan istiyor…...

Sevgiye Dair / Doç. Dr. Hatice Toksöz

  Temelde “sevgi” konusu, kalbî ve ruhî bir meleke midir? Her güzel huyun bir eğitimi ve mücadelesi olabileceği gibi, “sevgi eğitimi” de var mıdır? Tüm bunlar ç...

Yardım ve Zafer Allah’tandır / Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay

  “Allahım! Bize -Müslümanlara- düşmanlık edenlere karşı sen bize yardım eyle.” (Tirmizi, Deavat 80, 5/528 Hadis No: 3502) Müminin mücadelesi,“Saadete Davet...