Dergiyi İdaresi

Dergiyi İdaresi

Tarih: 2007-04-13

Şenel İlhan'ın,insanları idare etme yönüyle tamamen orjinal bir insan olduğunu çok rahatlıkla ifade edebiliriz ki, O'nun bu yönünün örneğini kimsede görmediğimiz gibihiç bir kitapta da okumadık... İnsanları yöneten, idare eden pek çok lider, önder gelmiştir ama; Seyyidimiz bu hususta gerçekten numune-i imtisal, bambaşka bir insandır...

Genel bir ifadeyle herkes şunu şöyle söyleyebilir; iyi bir idareci, kendisini çalışanlarına hem sevdirmeli, hem de saydırmalıdır ve hem de yerine göre saygı temelinde korkutmalı... Bu üç şıkkı birden başarabilen bir idareci, dünyada öyle sanıyorum ki yok denecek kadar azdır. Ya bir de etrafındaki müdürlerin, çalıştırdığı bütün elamanlarının nabzını tutan ve onların saygı, sevgi ve korku bağlamındaki duygularını olması gerektiği şekilde, dozajını her an aynı ayarda tutabilen bir idareci nerede vardır? Bu anlattığımızı, değil uygulamak; eminim anlamak bile zordur. İnsanlar nefisleri itibariyle, başarılı bir hizmet yapınca hemen arkasından havalara girebilecek veya kendisine fazla ilgi, fazla itibar gösterilince biraz da kasılarak kendini ağırdan satma pozlarına girebilecek, hatta zaman zaman bu güveni istismar ederek, yaptığı işe zarar verebilecek veya gevşeklik gösterebilecek bir yapıya sahiptirler.

Dolayısıyla idarecinin, emrindekilere fazla ilgi göstermesi, bir taraftan amirini sevme yönüne doğru, üçlü sevgi, saygı ve korku dengesini kaydırabilecek ve bu kayma hemen istismara, şımarmaya veya "Ben olmazsam olmaz!.." havalarına girmelerine yol açabilecektir... O anda idareci kişi, olayı farkedip elemanının duygularındaki dengeyi eski yerine oturtamazsa, iş kesinlikle yavaş yavaş çığırından çıkacaktır. Aynı şey korku fazlalığı için de geçerlidir. Zira korku aşırılığı zamanla kine dönüşebilir... Hele dergi hizmeti gibi saf ihlasla yürütülebilecek gönüllü bir hizmette... Bir yer düşünün ki, bir müdürünün bu tür rahatsızlık ve dengesizliklerini bilerek sık sık terfi ettiren, sonra birden düz bir elaman yapabilen ve arkasından da duygularda olumlu dengeler tesbit edilince, tekrar eski durumuna terfi ettiren bir çalışma ortamı... Ben daha hiç bir yerde görmedim. İşte Seyyidimizin idaresi altındaki Feyz Dergisi camiasında, her bir eleman, Seyyidimizin üstün ahlakını, fedakarlıklarını ve kesinlikle kimseye kötülük düşünmeyen ve sadece Allah rızası için hareket eden, etrafındaki insanları harekete sevketen yapısını iyi bildikleri için; hem O'nu çok severler, hem de ilmine, aklına ve ahlakına çok güvenirler.. Ama bir şey de vardır ki, Seyyidimizin, etrafındaki ahlaksızlıkları, istismarları veya şımarıklıkları anında algılayan ferasetinden kaçış da imkansızdır. Bu tür menfiliklerin anında tesbit edildiğine her zaman şahit olmuşlardır. Dolayısıyla, her an atılma veya bulunduğu itibarlı konumdan indirilme durumu ile karşı karşıyadırlar. Bu yüzden de herkes kendi görevinde çok dikkatli, duygularını kontrol altında tutacak kadar hassas ve ürkektirler de...

İşte Feyz camiası bu anlamda Seyyidimizin kontrolündeki bir vücut gibidir. Ki o vücudun aklı ve kalbi Seyyidimiz, uzuvları da sofilerdir... Şenel İlhan'ınkendi nefsine bile göz açtırmayan ve nefes aldırmayan dikkat ve hassasiyeti, sofilerin de aynı şekilde aşağı yukarı kendi kapasiteleri kadar üzerinde... Ama burada bir uyarı yapmak lazım, kimseye kapasitesinin üzerinde görev vermek , zorlamak da yok... Çünkü bu tavır da, ilerde bir çok olumsuzluk, ayrılık ve düşmanlıkları beraberinde getirebilir. Nitekim bu bünyeye uyamayan ve vücuda uzuv olamayan kapasitedeki insanlardan Feyz'e gelen de çok oldu giden de...

İşte Seyyidimiz, anlatılması ve anlaşılması bile çok zor olan bu sistemi Feyz camiası temeline oturtmuştur ki, bu temelin hiç bir kuruluşta olmadığını, sanırım bu yazıyı okuyan okuyucularımız da itiraf etmek zorunda kalacaklardır...


Son Eklenen Yazılar

Allah’a Dost Olmak Davasında Sebat Etmek / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Tevekkülün Neticesi Teslimiyettir Tevekkül etmek tüm işlerinde Allah’ı vekil kılmak ona teslim olmaktır. Allah’a (C.C.) teslimsen tevekkülün de var demektir. Al...

Din ve Dindarlığın Benlik Saygısına Etkisi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Benlik saygısını etkileyen unsurlar nelerdir? Benlik kavramı birtakım yaşantılar sonucunda oluşur. Benliğimiz doğduğumuz andan itibaren, başımızdan geçen sayısı...

Muhabbetin Kıblesi / Doç. Dr. Adem Ergül

Rabbani terbiyenin en önemli şuur dinamiklerinden biri hiç şüphesiz muhabbet sermayesinin doğru bir şekilde kullanılmasıdır. Kişinin gönlü nereye akarsa oradan gıda...