Dergi Hizmetinin Önemi ve Zorluğu

Tarih: 2007-04-13

Mehtabı seyretmesi ne hoştur gece bir koyda...Adeta dalgalarla cilveleşir ışık hüzmeleri... Sanırsın Ay bir nurlu top ki, ışığı kendinden mamül... Seyredenleri büyüler, kendine cezbeder adeta. Ay'ı Güneş'le bir arada beraber göremeyen gözün aldanmasıdır halbuki bu hal ... Mehtabın aslı kapkara bir toprak parçasıdır da Güneş'i görünce nurlanır güzelleşir. Güneş'ten ayrılırsa aslına döner, nuru gider kapkara kesilir gözlere görünmez olur...

Peygamberler güneştir. O'na yüzünü dönmeyenlerin ruhları da yüzleri de kapkara kesilir. Aynasını parlatanlar ve ondan nur alanlar güzelleştikçe güzelleşir... Kimi Hz. Ebu Bekir olur, kimi Hz. Ömer, kimi Hz. Osman, kimi Hz. Ali (Rıdvanullahi teala aleyhim ecmain). O Peygamber güneşi yeryüzünü terketse, artık geride kalan kimsede parlamak, nur vermek, ışık vermek vasfı yoktur; ne kadar ışığı yansıtmaya meyyal yapısı da olsa, sırlı ayna da olsa fayda etmez...

Peygamber ışığını, tarih denen o uçsuz bucaksız derinliklerden bizlere ulaştıran, birbiri ardınca yerleştirilmiş binlerce aynadır alimler ... Onlardan birinin hesabında bir sapma, açısında bir kayma, her şeyi berbat eder ve o ışık bizlere ulaşamadan kesilir kalır, tarihin bir yerlerinde.. O sebeple Resulullah(Sallallahü Aleyhi ve Sellem); "Alimler rehberdir" buyurmuştur. Sünnet'ten ayrılmayan, bid'atlere dalmayan, aynasının açısında kayma olmayan gerçek alimler, Peygamber nurunun aksini kendi kalp aynalarında müşahede edenler ve Ümmet-i Muhammed'in gönlüne bu nuru aksettirebilenlerdir.

Şenel İlhan Bey, işte bu hakikatten hareketle, gerçek alimlerin rehberliğinin lüzumunu hem kendine, hem etrafındakilere; Kur ‘an ve Sünnetten hareketle isbat etmiş; nitekim tarihte de bu konu üzerine yazılar yazan ve tasavvufun gereğini isbat eden binlerce İslam Alimi gibi, bu misyonu gayet açık bir şekilde anlatmayı kendine görev bilmiştir.Bu kadar önemli bir konuyu kapalı ifadelerle, yani sadece okuyucuların anlayışlarına bırakarak anlatmayı bir nev'i acizlik veya gizli bir Allah Dostu düşmanlığı gibi telakki ederek; gayet net bir şekilde Ümmet-i Muhammed'e evliyaların, alimlerin, mürşitlerin İslam toplumu için ne kadar elzem ve istifade edilmesi gereken çok önemli manevi dinamikler olduğunu büyük bir cesaret ve azimle anlatmıştır. Bir davanın temeli sonsuz bir iman üzerine kurulmuşsa ve o davanın savunucusu da korkak değilse; can başta kaldığı müddetçe o davanın yerlerde kalması mümkün mü!..

Seyyidimiz önce Allah'a ve sonra hak olan davasına güvenerek ortaya çıkmış, imanının kor gibi yanan ateşiyle etrafındaki titrek kandillere fer vermiş, Allah (c.c) ve Peygamber'in (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) muhabbetiyle; uyuşuk atları küheylana çevirmişti... Elbetteki bu dava sahipsiz kalmazdı ve her zaman, sahip çıkan yücelirdi ancak... Evet, dergi hizmeti kahramanlıktır... İstanbul surlarında can veren cihad aşığı Sahabeler misali...Biz bu hizmete çıkanların yaptığı bu işi hep öyle kıyaslarız veya öyle kıyaslamak gelir içimizden... Gaye aynıdır; Allah rızası için, Allah davasını anlatabilmek...

Ve bunu yaparken çoğu kereler horlanır, itilir, kakılır ve senin ekmek gibi su gibi önemsediğin bu davana karşı; adı müslüman olan insanlardan aldığın son derece cılız tepkiler, irkilmeler ve duyarsızlıklar karşısında dünyada yalnızlaştığını hissederek, gayri ihtiyari Allah'a yönelirsin... O yüzdendir ki, taklidi olarak Allah (c.c) için hizmete soyunabilen bir kişinin, eğer sabredebilirse tahkiki olarak iman ve ihlas sahibi olması bir bakıma kaçınılmazdır. Hizmet böyle mübarek, böyle kutlu bir işdir işte...

Bu anlamda Feyz Dergisini omuzlayarak yollara düşen Ahmet'ler, Ali'ler belki de ilerde Hans'lar, George'ler ve daha niceleri, adları tarihe geçmesi gereken Feyz kahramanlarıdır... Ama onların içlerindeki bu gizli güzellik, SeyyidŞenelİlhan'a tam inanmaları ve O'na gönüllerini çevirmeleri sonucunda açığa çıkmıştır. Güneşten aldıkları ziyalarla göz kırpan ışıltılı gezegenler gibi... Yoksa herkes daha önce geldiği yeri ve Seyyidimizin yanına geldiği zamanki perişan halini gayet iyi bilir...Bir anne gibi etrafındaki talebelerini şefkatle emzirmiş, maddi ve manevi ilimlerle, en güzel ölçülerle ölçülendirmiş, sonra da onları kendi iç alemlerine kapatmış olan her türlü aşağılık duyguların baskısından kurtarıp, birer aksiyon adamı olarak arslanlar gibi hizmete soyundurmuştur... Bu manasıyla Feyz kahramanları Seyyidimizin çocuklarıdır, büyüğü ile küçüğü ile... İlimlerini, kendilerine güven duygularını, hizmet ve cihat şuurlarını O'nun sohbetlerinden, telkinlerinden, taktiklerinden ve islamı tavizsiz yaşamasından özümsemişlerdir... Sırtlarını yıkılmaz ve sarsılmaz bir iman kalesi ve yılmaz bir İslam mücahidi Şenel İlhan'a dayamış bu Feyz kahramanları, bir çok kısmi mağlubiyetler, hezimetler yaşasa da, sonuçta zafere inanmış ve bugün; "Eğer inanıyorsanız güçlüsünüz." ve "Allah (c.c) sabredenlerle beraberdir" ayet-i kerimelerinin kutlu manasıyla buluşmuşlardır. İnşallah, gelecek günler, bu manada çok çok daha iyi olacaktır.

Kendilerini hangi sıfatla anabileceğimizi kestiremediğimiz bir avuç Şenel İlhan hasetçisi, Türkiye çapında Feyz hizmetine çok "takozlar" koymak istediler. Bu hususta şeytanın çok takdir edeceği hizmetlerde bulundular!.. Bütün bu yaptıkları, hangi dille anlatılır bilemiyoruz. Ama şunu biliyor ve münafık cibilliyetli, art niyetli bazı insanların da bilmesini istiyoruz ki; bu engelleme çalışmaları, Feyz'in işini belki biraz güçleştirmiştir, ama kesinlikle bitirememiştir ve bu tebliğ hizmetinin büyümesinin önünü de alamamışlardır. Tam aksine, bugünyirmibir yılı geride bırakanFeyz, hakikaten her yeni yayın dönemine daha güçlü ve dahatecrübeli olarak girmiştir. Geleceğe yönelikbüyük projeleri Allah'ın izni ile bir bir hayata geçirmek üzeredir. Bu anlamda Feyz'in bilmeden değil de, kasten bilerek sırf kıskançlık ve hasetlerinden dolayı düşmanlığını yapanlar, Seyyidimizin ve Feyz elemanlarının ancak azmini, mücadele aşkını artırmış; "kılıcı taşla bilerler" misali Feyz elemanlarının azminin bileyicisi olmuşlardır, bunun da bilinmesinde fayda görüyoruz...


Son Eklenen Yazılar

İzzet-i Nefs Duygusu Günahlara Karşı En İyi Kalkandır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İzzet-i nefs duygusunun öneminden her zaman bahsediyoruz. Bunun anlaşılmasına çok önem veriyoruz. Gerçekten bu duygu o kadar önemli ki, bir kişi, manen çok üst düze...

Müslümanların Astronomi Tarihine Katkıları / Prof. Dr. Ali Bakkal

İslam Astronomi Tarihinde bir milat belirlemeye kalksak nereden başlamak gerekir? Teşvik edici unsurlar nelerdi? Ayet, hadis, fıkıh anlamında nasıl teşvikler vardır...

Sağlıklı Bir Kişilik İnşası İçin Benlik Saygısının Önemi / Doç. Dr. Nurten Kımter

Kişilik, kimlik, karakter, mizaç, benlik kavramları biraz birbiriyle iç içe ama farklı kavramlar… Hepsi de varlığın insandaki yansımaları… Bu konuda neler söylenebi...