Duygulandıran Fotoğraflar

Tarih: 2007-04-06

Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü kutlamaları sırasında ortaya çıkan ve Çanakkale Savaşını simgeleyen fotoğraftaki iki askerin Malatya'nın Kadiruşağı Köyünden Mehmet Ali oğlu Abdulvahap ile Ahmet oğlu Hüseyin olduğu belirlendi. Birçok kişinin duvarını süsleyen fotoğraftaki iki askerin torunlarına ulaşıldı. Fotoğraftaki iki askerin, halihazırda çocuklarının olduğu anlaşıldı. Fotoğrafta sağ tarafta bulunan Ahmet oğlu Hüseyin'in torunu 57 yaşındaki Mehmet Demir, yayınlanması ile çok heyecanlandıklarını ifade ederek, her yıl gidip kabrini ziyaret ettiği dedesinin fotoğrafına sahip olmanın gururunu ve mutluluğunu yaşadığını kaydetti. Dedesinin babası 6 aylık iken köyün diğer gençleri ile birlikte savaşa gittiğini anlatan Demir; "Dedem bir daha geri dönmedi. Babam Mahmut Demir 18 yaşına kadar dedeme bağlanan maaşı aldı. Ben her yıl gidip dedemin kabrini ziyaret ediyorum. Bu fotoğrafı görünce çok sevindik ve heyecanlandık. Babamın gençlik fotoğrafı ile tıpa tıp aynı. Köyün daha ileri gelen yaşlılarına da gösterdik. Hepsi dedemi tanıdılar. Bizim için büyük gurur kaynağı." Dedi. Demir Ticaret Sahibi Mehmet Demir'in tek isteği ise o dönemde savaşa giden herkese verilen madalyalardan kendilerine de verilmesi.

Diğer askerin torunları

Fotoğrafta sol tarafta duran asker Mehmet Ali oğlu Abdulvahap'ın torunu Nihat Yılmaz'ın (42) anlattıkları da yürek parçalıyor. Babaları Mevlüd Yılmaz'ın 6 aylık iken dedelerinin savaşa gittiğini ifade eden Yılmaz, "Dedemin Ahşan ve Fatma adında iki ablası varmış onlar açlık ve sefalet nedeniyle hayatlarını kaybetmişler. Babama fotoğraftaki diğer asker Ahmet oğlu Hüseyin'in annesi yani babamın halası bakıp büyütmüş." Diye konuştu. Dedelerinin savaşa davullarla gönderildiğini ifade eden diğer torunu Vahap Yılmaz (36) ise, dedelerinin fotoğrafının gazetelerde yer almasının kendilerine büyük bir gurur kaynağı olduğunun altını çizdi. Fotoğrafı 10 yıl önce vefat eden babalarının görmesini çok arzu ettiklerini belirten Yılmaz, "Babam bu fotoğrafı görse kim bilir ne kadar duygulanırdı. Biz maddi durumumuz iyi olmadığı için dedemin kabrine hiç gidemedik. Ancak bir defa bir televizyon kanalında Çanakkale ile ilgili bir programda kabrini görme imkanı bulduk. Hamallık yapıyoruz, maddi imkan bulur bulmaz gidip dedemizin kabrini de ziyaret edeceğiz." Şeklinde konuştu.

Alman komutan tarafından öldürülmüş

Fotoğraftaki askerlerin akrabası olan Saim Çolak (45) ise büyükannesinden dinlediği bir olayı şu ifadelerle anlatıyor: "Fotoğrafta sağ taraftaki Ahmet oğlu Hasan Hüseyin onbaşı topçu bir askermiş. Bir Alman komutanın emrinde görev yapıyormuş. İngiliz gemileri geçerken Alman komutanlar içki alemindeler. Ateş emri vermiyorlar. Hasan Hüseyin onbaşı izinsiz olarak ateş ediyor ve iki gemiyi batırıyor. Ancak Alman subay Hasan Hüseyin onbaşıyı izinsiz ateş ettiği için şehit ediyor. Türk subaylar gelip binbaşı olan Alman subayın rütbesini söküp Hasan Hüseyin onbaşının cenazesine takıyorlar."

Köyde 15 yıl çocuk doğmamış

Malatya'nın Kadiruşağı köyünün eli silah tutan 64 erkeği Birinci Dünya Savaşı'na katılıp geriye sadece 2 kişi dönmüş. Köyde yetişkin erkek kalmadığı için 15 yıl boyunca çocuk doğmamış. Köyün kadınları geçim sıkıntısı nedeniyle köy topraklarının üçte ikisini satmak zorunda kalmış. 15 yıl sonra köyde iki çocuk dünyaya gelmiş ve ikisine de

Emir Ömer ismi verilmiş

Kadiruşağı köylülerinden 68 yaşındaki Raif Bozan, köyün yaşlılarından dinlediği olayları anlatırken duygulanıyor. 1914 yılında köyün 60 haneden oluştuğunu ifade eden Bozan, köyde bulunan 64 erkeğin tamamının köyün kadınları tarafından davul zurnalarla savaşa gönderildiklerini anlatıyor. Savaşa giden erkeklerden birinin hastalanarak köye döndüğünü ve Bekir Topal isimli şahsın da 7 yıl esir kaldıktan sonra dönmeyi başarabildiğini ifade eden Bozan, köyde yetişkin erkek kalmadığı için 15 yıl boyunca tek bir çocuk dahi doğmadığını belirtiyor. Köyde kalan yaşlı erkekler, kadın ve çocukların fakirlik nedeniyle çok büyük sıkıntılar çektiklerini ve köyün verimli arazilerinin üçte ikisini satmak zorunda kaldıklarının altını çiziyor.


Son Eklenen Yazılar

Arapça Bilmek Kur’ân’ı Yorumlamak İçin Yeterli mi? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Kur’ân’daki hüküm bildiren muhkem ayetleri, Rasulullah ile ehlullah aynı şekilde anlayamaz, arada mutlaka derin farklar olacaktır. Ehlullahın anlaması ile de normal...

İslam’da Eğitimin Amacı Allah’ın Razı Olduğu İnsanlar Yetiştirmektir / Prof. Dr. Şakir Gözütok

Amaç açısından din ve eğitim ilişkisini değerlendirir misiniz? Normal şartlarda eğitim bilimi, eğitimin amaçlarını belirlemez, ahlâk ilmi belirler. Çünkü ortaya...

Ekonomi-Politik Açıdan Zekat / Melih Turan

Kavram ve ıstılah olarak zekât nedir? Günümüzde fakirlikle mücadele, ekonomik imkânların yaygınlaştırılması, insanca yaşamak konuları üzerinde çokça duruluyor. Zekâ...