Yiğitlik Başka Serserilik Başkadır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Yiğitlik Başka Serserilik Başkadır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Tarih: 2020-09-01

Yiğitlik İslami açıdan önemli bir değer, güzel bir erdemdir. Nitekim Efendimiz (s.a.v.) nezaketi, inceliği, şefkat ve merhameti yanında cesur ve yiğit bir insandı. Mekkeli azgın müşriklerle korkusuzca mücadelesi ve yine onlarla giriştiği tüm savaşlardaki yiğitliği meşhurdur. Hatta onun bu yönü sahabeler içindeki en yiğitleri dahi hayretlerde bırakmıştır. Yine onun en yakınları olan Hazreti Ali ve Hazreti Hamza’nın yiğitlikleri de herkesçe malumdur ve dillere destandır.

İslam öncesi cahiliye insanlarının yiğitlik anlayışları ve amaçları çok farklıydı. Bunların ortaya koyduğu yiğitlikler; gurur, kibir, benlik, enaniyet gibi çeşitli menfi saiklerin itmesiyle ortaya konan yiğitliklerdi ki İslam’ın gelmesiyle bunlar meziyet olmaktan çıkıp en büyük günah, ayıp ve rezillikler haline geldi. Bugün de İslam’a göre yiğitlik anlayışı elbette aynıdır. Yani her kavgacı cesur insanın yaptığı kavga ve dövüşler, kahramanlık ve yiğitlik adı altında değerlendirilemez; zira yiğitlik bir erdemdir ve kesinlikle ilkeleri vardır. Dolayısıyla ilkesiz yiğitlikler argo tabirle serseriliktir, rezilliktir. Bu nedenle serserilikle yiğitlik ilk bakışta birbirine benzese de aralarında çok önemli bir fark vardır. O da yiğitliğin ilkelerinin olması; vatan, millet, din, iman, namus, bayrak vs. gibi mübarek ve kutsal değerleri korumak, kollamak için yapılmasıdır. Yani yiğit kavga ederken ilkeleri ile hareket eder, onlar için kavga eder. Hatta bu uğurda ölüm dâhil her şeyi göze alır.

Hâlbuki serseriler için kavga etmeye değer bir şey olması gerekmez, onun için önemli olan kavga etmektir. Yani kibirle, gururla hareket ederler. Yetiştikleri kültüre göre kavgalarda geri adım atmak çok ayıptır. Biri ona sert baktığı zaman başını çevirmek, gözlerini kaçırmak korkaklıktır. İşte bu yüzden kavga çıkarır cana bile kıyarlar.

Hâlbuki insanların aslanlar gibi uzun tırnakları, pençeleri ve keskin sivri dişleri yoktur. Çünkü biz öldürmek için yaratılmamışız. Biz insanız ve insan demek “Hz. İnsan” demektir. Bizler aklımız, fikrimiz, ruhi yeteneklerimizle ve her şeyimizle hayvanlardan farklıyız, Allah’ı bilmek ve bulmak için yaratılmışız. Dolayısıyla sorunlarımızı vahşice çözmek, ulvi amaçlar için yaratılmış üstün varlık olmamızla asla bağdaşmaz.

O zaman fıtraten insanoğlunun sorunlarını çözmek için kavgayı birinci öncelik olarak ortaya koyması asla güzel de değil, uygun da değildir. Ama gerektiği zaman da savaşabilmeli, dövüşebilmeliyiz ki yiğitlik işte budur. Yani vatan için, bayrak için, namus için, din, iman için bunun gibi kutsal değerlerimiz için kavga ederiz, savaşırız, bu uğurda sonumuzu düşünmeyiz, ölümü bile göze alırız.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Kuralsız Yaşamak

Bu dünya hayatının bir imtihan yeri olduğunu unutarak heva ve heveslerinin peşinden, kural, hak, hukuk tanımadan koşan bir insan, bu haliyle aslında adeta freni boş...

Kendini Keşfe Çıkmak / Doç. Dr. Adem Ergül

İnsanoğluna verilen en önemli hususiyetlerden biri, hiç şüphesiz, merak ve araştırma duygusudur. Yeni yeni keşifler, bilgiler ve müşâhedeler, bize ayrı bir lezzet v...

Nübüvvet, Allah’ın (c.c.) İnsanlığa Açtığı Merhamet Kapısı / Doç. Dr. Recep Önal

Nübüvvet müessesesinin önemi nedir? Nübüvvet ile kutsal kitaplar arasındaki ilişkiden bahseder misiniz? İslam inancına göre insanlar, Allah’a kulluk etmek ve bu...