Din ve Mutluluk İlişkisi / Dr. Fatma Balcı Arvas

Din ve Mutluluk İlişkisi / Dr. Fatma Balcı Arvas

Tarih: 2020-09-01

Haz ve mutlu olmak aynı şeyler midir? İnsan sadece haz nesneleriyle niçin mutlu olamıyor?

Mutluluk denilince genel olarak bireyin olumlu bir ruh hali içerisinde bulunması durumu anlaşılmaktadır. Mutluluk konusu psikoloji ilminde psikolojik ve öznel iyi olma hali, yaşam doyumu, yaşam kalitesi gibi kavramlarla da ele alınmaktadır. Günümüz modern dünyasında mutluluk denildiğinde istediği her şeye sahip olmaya çalışmak ve istediğini yapma özgürlüğü ile yani haz duygusu ile karıştırılan bir durum söz konusudur. Ancak günümüz psikoloji biliminde de bu algı değişmeye başlamış ve mutluluğun sahip olma ile ilişkilendirilmesine karşı çıkılmaya başlanmıştır. Modern düşüncenin ilk dönemlerindeki gibi zenginlik ve ferahlık ile toplumların “mutluluğu yakalayacağı” algısı sorgulanmaya başlamıştır. Psikolojideki yeni yaklaşımlarda mutluluğun, hayatın anlamı, ruhsal denge, bir amaca adanma, kişisel ve toplumsal değerlerle de ilişkilendirilmeye başlandığını görüyoruz. Bu durum, modern Batı toplumlarında da haz nesneleri ile mutluluğun elde edileceği fikrinin sorgulandığını göstermektedir.

İslam dinine göre bir değerlendirme yaptığımızda ise, gerek İslam dininin temel kaynakları olan Kur’ân-ı Kerîm ve hadis-i şeriflerde, gerekse İslam ahlak düşüncesi ve tasavvuf ilminde mutluluğun direkt hazlarla ilişkilendirilmediğini görüyoruz. Tabii ki haz, bireyin kendini mutlu hissetme yani iyi hissetme sebeplerinden biridir. Mesela güzel bir yemek yediğimizde kendimizi iyi hissederiz, bu haz duygumuzla ilişkilidir. Ancak bu duygu geçici ve anlık bir duygudur. Mutluluk ise daha kalıcı, temelleri ve sebepleri daha sağlam olan bir duygudur. Mutluluk genel bir ruh halidir ve bu ruh hali zamanla karakter biçimini de alabilir.

İslam dini, hem dünya hem de ahiret mutluluğuna vurgu yapar. Her gün namazda “Rabbimiz! Bize dünyada iyilik ve güzellik ver, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.” (Bakara 2/201) diye dua ederiz. Ancak dünyadaki mutluluk da hazlardan ibaret bir durum değil, genel bir huzur halidir ve Allah’a (c.c.) yakın olmanın verdiği bir duygudur diyebiliriz. “Kalpler ancak Allah’ı zikretmek ile huzur bulur.” (Ra’d 13/28) ayet-i kerimesi de bu konuda verilebileceğimiz en güzel örneklerdendir.

İslam tasavvuf düşüncesinde de mutluluk ve huzur ile ilişkilendirebileceğimiz birçok kavram ele alınmıştır. Tevekkül, sabır, şükür, rıza bunlardan bazılarıdır. İslam tasavvufunda mutluluk, hazcı ve faydacı anlamda bir mutluluk olmayıp erdem odaklı ve Allah’a (c.c.) yakın olmanın sağladığı duygusal bir doygunluk halidir diyebiliriz. Nitekim İslam tasavvuf düşüncesinin en önemli isimlerinden olan İmam Gazali, Kimya-ı Saadet isimli eserinde mutluluğu Allah’ı (c.c.) bilmeye (marifetullah) bağlı bir durum olarak tanımlamıştır. Ona göre her şeye yönelik mutluluk, o şeyin tecrübe edilmesinde ise, kalbin lezzeti de kendisi için yaratıldığı şeyi temin etmek ve hakikatini kavramaktır. Bu, Gazali’ye göre hayvanlarda da var olan şehvet, gazab ve beş duyu ile elde edilenden farklı bir lezzet halidir. Nitekim insan bedenine bağlı olan bütün arzu ve lezzetler ölümle son bulacakken Allah’ın (c.c.) tanınması (marifetullah) ile ilgili bilgi baki kalacaktır.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Kuralsız Yaşamak

Bu dünya hayatının bir imtihan yeri olduğunu unutarak heva ve heveslerinin peşinden, kural, hak, hukuk tanımadan koşan bir insan, bu haliyle aslında adeta freni boş...

Kendini Keşfe Çıkmak / Doç. Dr. Adem Ergül

İnsanoğluna verilen en önemli hususiyetlerden biri, hiç şüphesiz, merak ve araştırma duygusudur. Yeni yeni keşifler, bilgiler ve müşâhedeler, bize ayrı bir lezzet v...

Nübüvvet, Allah’ın (c.c.) İnsanlığa Açtığı Merhamet Kapısı / Doç. Dr. Recep Önal

Nübüvvet müessesesinin önemi nedir? Nübüvvet ile kutsal kitaplar arasındaki ilişkiden bahseder misiniz? İslam inancına göre insanlar, Allah’a kulluk etmek ve bu...