Deizm Üzerine Hasbihal

Deizm Üzerine Hasbihal

Abdulkadir Yılmaz

Tarih: 2020-09-01

Bir sohbet ortamında ateizmin yeryüzünde sayıca iyice azaldığından ve yayılma hızının çok düştüğünden bahis açıldı. Zira bilimdeki her bir ilerleme pozitif ve materyalist anlayışa büyük darbeler vurmaktaydı.

Sohbetteki kişilerden inanç noktasında gayet zayıf bir kişi: “Evet, ateizm azaldı, akıllı her insan bu evrenin düzenine bakarak bir yaratıcı olması gerektiğine inanıyor, buna kendisini mecbur hissediyor ama dine inanmak konusunda ciddi sorunlar var, insanlar dine inanmıyorlar.” dedi. Dolayısıyla deist oluyorlar, özellikle Batı’da çok yayıldı diye devam etti. Sonra da deist olmalarını haklı buldu, çünkü dine inanmaya dair delillerin, tanrının varlığı ile ilgili deliller kadar ikna edici ve güçlü olmadığını dile getirdi. Bunun üzerine bu konuda bir şeyler yazmak ihtiyaç oldu. Gerçi okurlarımız tarafından çok sevilen ve özellikle felsefe ve kelam yazıları ilgiyle takip edilen yazarlarımızdan Dr. Mehmet Öztürk, Gönül Dergisi’nde “Deizm Yanılgısı ve Ahiretin Varlık Delilleri” isimli makalesi ile deizme çok güçlü cevaplar vermişti. Aydınlanmak isteyenler bu yazıyı okurlarsa çok istifade edeceklerdir. Gönül Dergisi’nin internet sitesinden bu yazıya ulaşabilirler. Dr. Mehmet Öztürk’ün felsefi ve bilimsel yaklaşımlarıyla adeta deizmi bitirip ahiretin varlığını ispat eden bu makalesinde yazılanlara değinmeden, farklı açıdan bir katkı yapmayı düşünüyorum inşaAllah.

Tanrının, yani bir yaratıcının varlığı ile ilgili deliller evrende o kadar güçlü ki bu delillerden kaçmak aklen mümkün olmadığı için, bugün ateistlerin inkârlarının altında bilimsel değil, psikolojik gerekçeler olduğu kabul ediliyor. Müslüman, Hristiyan, Yahudi kelam âlimlerinin veya teoloji ile iştigal eden bilim insanlarının tamamı, tanrının varlığı hakkında çok güçlü deliller ortaya koyuyorlar. Evrendeki gaye ve nizama işaret eden bu deliller “Gaye ve Nizam delili” yeni versiyonu ile “Bilinçli Tasarım” olarak da ifade ediliyor ki bu konuda ortaya konan deliller, gerçekten aklı ve vicdanı olan herkesi tanrının varlığı ve birliği noktasında ikna etmeye yeterlidir.

Konu dine gelince sorunlar başlıyor. Zira mevzu bir nevi objektif delillerin alanından çıkıyor, tamamen dini kullanmak için ilahi metinleri çarpıtanların, değiştirenlerin, köklü dinsel gelenek ve tabuların veya şahsi mülahazaların, işin içine girdiği kaotik bir alana dönüyor. Dolayısıyla karşımıza sayısız dini inanışlar, mezhepsel yorumlar hatta çok farklı ahlaki değerler ve doğruluk anlayışları çıkıyor. Bu nedenledir ki neredeyse yeryüzünde mevcut topluluklar sayısınca dini inanç çeşitleri var. İnsanların geneli majik bir zihniyet yapısına sahip olduğu için de maalesef bu inançların doğruluğunu, akıl mantık süzgecinden geçirmeden, bilimsel bilgilerle analiz edip, değerlendirmeden dinlerine inanıp yaşıyorlar, dinlerinden de memnun görünüyorlar. Madem tanrıya inanıyoruz, buradan yola çıkarak, deizme cevap vermek istiyorum; çünkü deistler en azından bir yaratıcı var diyorlar. Ama onların da sorunu kendilerini yaratıcının yerine koyup da şöyle bir düşünmek zahmetine girmemeleri sanki. Zira bu mantıkla yaklaşsalar kendilerine hak olan dinin kapılarının açıldığını göreceklerdir eminim. O zaman biz onların yerine biraz düşünelim diyorum.

Bu dünya hayatında insanlar için geçerli, çok önemli bir kural vardır ki matematik, fizik, kimya kuralları gibidir. Bunu kendimizden de biliriz ki bütün insanlar yapacakları her işe, icat ve keşfe kendilerine şu iki soruyu sorarak başlarlar:

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Yazarın Diğer Makaleleri

Deizm Üzerine Hasbihal

Bir sohbet ortamında ateizmin yeryüzünde sayıca iyice azaldığından ve yayılma hızının çok düştüğünden bahis açıldı. Zira bilimdeki her bir ilerleme pozitif ve mater...

Kurban Bayramı Üzerinde Düşünmek

Yüce dinimizin her emri, yani yapılan tüm ibadetler ve sakınılan tüm kötü duygu ve eylemler elbette ki birer hikmete dayanan işlerdir. Kullar tarafından uyulan bu e...

Asr Suresi Üzerine Bir Değerlendirme

“(Ey Rasulum) Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır. Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” (Kalem, 68/3-4) Bu ve benzeri birçok ayette yüce Rabbimiz Peygamb...
Tüm Yazıları