Hindistan'da Müslümanlara Yapılan Zulmün İnanç Kodları / Prof. Dr. Halil Toker

Hindistan'da Müslümanlara Yapılan Zulmün İnanç Kodları / Prof. Dr. Halil Toker

Tarih: 2020-06-01

HİNDU MİLLİYETÇİLİĞİ: “HİNDUTVA”

İsterseniz Hindu milliyeçiliği ile başlayalım…

Hindistan’da yükselen Faşizan Hindu Milliyetçiliği diğer adıyla Hindutva, ülkemizde, Hindistan Halk Partisi (Bharatiya Janata Party-BJP) hükümetinin 5 Ağustos 2019’da Hindistan İşgali Altındaki Cammu ve Keşmir’e belli ölçüde özerklik tanıyan Hindistan Anayasasının 370 ve 35A numaralı maddelerini ilga etmesi ve aynı tarihte bölgede insan haklarını hiçe sayan bir sokağa çıkma yasağı ve sonrasında devam eden sıkıyönetim ile gündeme gelmiştir. Bu sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı sırasında Cammu ve Keşmir’de tüm telefon, internet ve posta iletişimi durdurulmuş, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm eğitim kurumları kapatılmış, Keşmir halkının eczanelere ve hastanelere dahi ulaşımına izin verilmemiştir. Bu engellemelerin yanında sivil halkın tutuklama, şiddet ve tecavüz yoluyla sindirilmeye çalışıldığı acımasız bir devlet terörünün uygulanması tabiatıyla dünyada ve Türkiye’de tepki yaratmıştır. İşgal Altındaki Cammu ve Keşmir’de yapılan zulümlerin dozu insani değerleri tamamen ayaklar altına almaktadır. Hindistan Hükümetini ve güvenlik güçlerini şiddete yönelten asıl güç, Faşizan Hindu Milliyetçiliği yani yabancı olduğumuz Hindutva terimini birden bire Türkiye gündemine taşımıştır.

Aslında bizim yeni yeni kavramaya çalıştığımız bu terim ve bu terimin sembolize ettiği şiddet yanlısı Hindu milliyetçiliği sadece Hindistan’da değil aynı zamanda Batı ülkelerinde de uzun yıllardır bilimsel ve siyasî çevrelerin dikkatini çekmektedir. Özellikle Batı bilimsel çevrelerinde, bu dogmatik faşizan milliyetçiliğin şiddet ve nefret söylemleri ile Hindistan’ın çok kültürlü kimliğine ve dünya barışına verdiği zararlar üzerinde araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır.

En basit şekliyle ifade etmek istersek Hindutva; “Hindu dinî sembolleri ve Hindistan ulusalcılığı üzerine bina edilmiş, sosyokültürel, ırksal ve coğrafi sınırlamayı temel alan, ‘öteki’, ‘yabancı’ veya ‘işgalci’ kabul edilenleri dışlayıcı, aşağılayıcı ve şiddet kullanarak onlara boyun eğdirmeyi ya da tamamen ortadan kaldırmayı gaye edinmiş faşizan bir milliyetçilik türüdür”.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Müslüman Kişilikli Olmalıdır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Bir Müslüman kişilikli olmalıdır. Zira kişiliksiz Müslüman’dan bir hayır gelmez. Bu nedenle Müslüman’ı severim, ama kişiliksiz olanından hoşlanmam. Hatta kişilikli ...

Allah’tan Ayrı Kalmak Mümkün Mü?

İnsanın hikâyesi en çok “ayrılıkla” özdeşleştirilir. Hasret ve vuslatın insanın iç dünyasında apayrı bir yeri vardır. Dünyaya gelmek, ilk defa bedene bürünmek olsa ...

Kötülük Üzerine Felsefi Mülahazalar / Prof. Dr. Aydın Topaloğlu

Korona virüsün dünyamızı kasıp kavurduğu bu günlerde pek çok insanın aklına haklı olarak yaşamın ne olduğu, iyi veya kötü neleri içerdiği ve olası zorluklarla bir i...