İnsanın Yetkinleşebilmesinin Şartı Toplum İçinde Yaşamasıdır / Doç. Dr. Osman Mutluel

İnsanın Yetkinleşebilmesinin Şartı Toplum İçinde Yaşamasıdır / Doç. Dr. Osman Mutluel

Tarih: 2020-05-01

Yetkinlik kavramından bahseder misiniz?

“Yetkinlik” veya eskilerin ifadesiyle “Kemâl”, nitelik bakımından daha üstün bir durumun olmaması, bir şeyin her açıdan tam olması, herhangi bir eksiklik içermemesi veya mükemmelliğin tam olarak oluşması ve daha mükemmelinin bulunmaması halidir. Örnek olması açısından ifade etmek gerekirse bu tanımların tam karşılığı olarak İslam filozoflarının bu âlem hakkında ifade ettikleri “âlemin en mükemmel şekilde yaratılmış olduğu ve daha mükemmelinin mümkün olmadığı” düşüncesini zikretmek mümkündür. Bu açıdan bakıldığında “Yetkinlik”, Allah’ın bir özelliği olarak karşımızda durur.

Diğer taraftan “İnsanlar açısından yetkinlik nedir?” diye sorulacak olursa o zaman gözümüzü Hz. Peygamber’e (s.a.v.) çeviririz. Çünkü insanlar içinde yetkinlik özelliği olan örnek insandır Hz. Peygamber. Yetkinlik, normal bir insan açısından ne anlam ifade eder? sorusu akla gelebilir. Normal yani peygamberlik vasfı olmayan diğer insanlar açısından da yetkinlik, ulaşılması gereken bir hedeftir. Ancak burada Hz. Peygamber’in farkı, normal bir insanın ulaşabileceği son nokta olmasıdır. Yani Hz. Peygamber örnektir. Diğer ona tabi olan insanlar da onun gibi olmaya çalışırlar. Artık ne kadar ulaşabilirlerse. Çünkü bu uğraş kişinin kapasitesi, eğitimi, çevresi ve maddi durumu açısından oluşan bir durumdur. Bu durumu, örneğin sahabeler arasında oluşan farklılıklardan da anlamak mümkündür. Bazısı cömert, bazısı hayâ sahibi, bazısı adaletin ölçütü olmuş adeta, bazısı ilmî yetkinlik açısından ileri gitmiş. Bütün bu durumlar yani yetkinliğin farklılığı, kişinin kendi kapasitesi ve ilgi alanı ile alakalı olarak ortaya çıkmıştır.

Yetkinliğin ölçütü nedir? Mutlak yetkinlikten söz edilebilir mi?

Konunun daha iyi anlaşılması açısından sorunuzun ikinci bölümünden başlayalım isterseniz. Mutlak yetkinlik Allah açısından söz konusudur. Çünkü O, Tam’dır, Bir’dir, eşi ve benzeri yoktur, hiçbir şeye muhtaç değildir, varlığı kendindendir ve konumuz açısından bakıldığında yetkinliği bizzat yaratan ve yarattığı varlıklara da yetkin olma özelliği verendir. Mutlak yetkinlikte sadece yetkin olmak yetmiyor. Hem yetkin olacak hem yetkinliği yaratacak ve hem de yarattığı varlıklarda yetkinliği elde edebilecek özellikte yaratacaktır. Mutlak yetkinlik böyle bir şeydir. Diğer varlıkların yetkinliği ise süreç içinde oluşan bir özelliktir. Yani sonradan öğrenilir. Önünde bir örnek olmazsa öğrenemez. Onun için peygamberler gönderilir. Yani bana göre peygamberlerin gönderilme sebeplerinden biri de, diğer insanların nasıl yetkinleşebileceklerini göstermesidir. Onun için Kur’ân’da (Ahzâb, 33/21) Hz. Peygamber “Usve-i Hasene” yani “güzel örnek” olarak tanımlanır. Böylece sorunun birinci kısmının cevabı da ortaya çıkmış olur. Yani insanlar için yetkinlik ölçütü Hz. Peygamber’dir. Her Müslüman onun gibi yaşamak, onun gibi bir ahlaka sahip olmak, onun gibi inanmak, onun gibi ibadet etmek ve onun gibi mükemmel olmak için çabalar. Belki de Müslüman’ın bu çabası yetkinleşmesinden daha önemlidir. Çünkü çaba sarf etmek, aynı zamanda yolda olmaktır. Hedefine ulaşmaya çalışmaktır. Müminin niyetinin amelinden üstün olmasının anlamı da belki burada yatar. İstikamet üzere olmak yani. Bir ömür boyu, yetkinlik ölçütü olarak kabul ettiği Hz. Peygamber gibi olmak için onun izinden gitmek.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Allah’a Kavuşmaya Talip Olmak... / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İman eden, Allah’a (C.C.) inanan bir insan hayatın kıymetini nasıl bilmez ve onu sadece değersiz dünya metaını kazanmak için harcar. Bu, gerçekten çok derin bir gaf...

Genlerimize İşlemiş Büyük Erdem Gönüllülük / Mehmet Lütfi Arslan

Gönüllülük nedir? Gönüllülük kriterleri nelerdir? Sonuçları itibarıyla neye yarar? İnsanlar neden gönüllü olmak isterler? Bizim kültürümüzde bu konuya bireysel yakı...

Sekülerleşmenin Doğuşu ve İslam Toplumlarındaki Serüveni / Dr. Mehmet Özay

Batı’da sekülerliğin doğuşu nasıl oldu? Sonda söyleyeceğimizi önce söyleyerek giriş yapalım. Ardından sürece kısaca değinerek genel bir yaklaşım sergileyelim. ...