Salgının Psikolojik Etkileri ve Hatırlattıkları / Dr. Rukiye Karaköse

Salgının Psikolojik Etkileri ve Hatırlattıkları / Dr. Rukiye Karaköse

Tarih: 2020-05-01

Koronavirüs kapsamında tüm dünyada tedbirler alındı. Tüm bunların insanda bir karşılığı var. Yaşam biçimi değişikliği, an’a ve geleceğe dair belirsizlik, güvenlik sorunu, hayatı idame etme, ekonomik sorunlar; tüm bu değişkenler insanı nasıl etkiliyor? Koronavirüs pandemisinin insan ve toplumları psikolojik bakımdan nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Pandeminin hâlihazırdaki etkilerini deneyimlemeye devam ediyoruz, ancak henüz süreç devam ediyor. Bu etkiler de maalesef artarak ve derinleşerek devam edecek gibi görünüyor. Belirsizlik daima kaygıyı tetikler. Ciddi bir anksiyete artışına şahidiz. Yine ölüm ve/veya sevdiklerini kaybetme ihtimali de kaygı ve korkuyu artırıyor. Pandemi sonrası dönemde anksiyete bozukluklarının ve kayıplara bağlı yas süreçlerinin uzaması sebebiyle ardından gelebilecek depresif süreçleri öngörebiliyoruz.

Toplumsal açıdan ise dayanışmanın arttığı toplumlar da olacak, can korkusuyla insanların bencilliğinin ortaya çıktığı yağmacılık davranışlarının görüldüğü toplumlar da olacak. Burada toplumların karakteri ve kolektif bilinçdışındaki değerler de ortaya çıkıyor. Ve elbette uzun vadeli sosyal, ekonomik, siyasi ve psikolojik değişim ve dönüşümler yaşanacak.

Koronavirüs gündemi nedeniyle toplumsal sağlığın etkilenmesi psikiyatride “on-line danışmanlık ve terapi” hizmetlerini de ön plana çıkardı. Artısıyla eksisiyle nasıl değerlendiriyorsunuz? Modellenebilecek, bilmediğimiz başka usuller de var mı? Toplumda gerçek karşılığını bulması anlamında bu konuda neler söylenebilir?

Elbette ilk tercih edilen, yüz yüze danışmanlık ve terapi hizmetidir. Ancak pandemi öncesinde farklı şehir ve ülkelerden danışanlarla gerektiğinde kullanılan bu yöntem, şimdi zaruret haline geldi. Yüz yüze etkileşimin azalması elbette terapötik verimliliği düşürür. Hipnoterapi vb. uygulamaları ise yüz yüze yapmak tercih edilir. Ancak şu an seçeneğimiz olmadığından mevcut durumu en iyi şekilde değerlendirmek durumundayız. Bir süre daha eksilerine rağmen bu şekilde devam edilecek. Daha sonra durum normale döndüğünde yine olabildiğince yüz yüze etkileşim tercih edilecektir.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Allah’a Kavuşmaya Talip Olmak... / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İman eden, Allah’a (C.C.) inanan bir insan hayatın kıymetini nasıl bilmez ve onu sadece değersiz dünya metaını kazanmak için harcar. Bu, gerçekten çok derin bir gaf...

Genlerimize İşlemiş Büyük Erdem Gönüllülük / Mehmet Lütfi Arslan

Gönüllülük nedir? Gönüllülük kriterleri nelerdir? Sonuçları itibarıyla neye yarar? İnsanlar neden gönüllü olmak isterler? Bizim kültürümüzde bu konuya bireysel yakı...

Sekülerleşmenin Doğuşu ve İslam Toplumlarındaki Serüveni / Dr. Mehmet Özay

Batı’da sekülerliğin doğuşu nasıl oldu? Sonda söyleyeceğimizi önce söyleyerek giriş yapalım. Ardından sürece kısaca değinerek genel bir yaklaşım sergileyelim. ...