Onlara Güzel Söz Söyle Azarlama / Dr. Mustafa Karabacak

Onlara Güzel Söz Söyle Azarlama / Dr. Mustafa Karabacak

Tarih: 2019-11-01

Allah Teâlâ insanın ve evrenin yaratıcısıdır. Anne baba ise kişinin dünyaya geliş sebebidir. Çocuk dünyaya geldiğinde bakıma, korumaya ve sevgiye muhtaçtır. Çocuğa bunu en iyi bir şekilde verecek de anne babasıdır. Rabbimiz buna şöyle işaret eder: “Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et (diyerek dua et!)” (İsrâ, 17/24).

Bizlerin varlık sebebi olan anne babaya Rabbimiz en küçük bir hata yapmamızı istememektedir: “Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Anneye, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın! Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez!” (Nisa, 4/36). Yine Rabbimiz, en fazla ihtiyacımız olduğu bir zamanda nasıl anne babamız bize şefkat kanatlarını germişlerse bizler de onlara özellikle buna en fazla ihtiyaç duydukları anda yapmamız gerekir. “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, annenize ve babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa kendilerine öf bile deme! Onları azarlama! İkisine de güzel söz söyle! Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger.” (İsrâ, 17/23-24).

En Fazla Kime İyilik Yapılmalıdır?

Üzerimizde en fazla hakkı olan anne babamızdır. Ebû Hüreyre (r.a.) şöyle dedi: “Bir adam, Rasûlüllah’a (s.a.v.) geldi ve: “İnsanlar arasında kendisine en iyi davranmam gereken kimdir?” diye sordu. Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Annendir.” Adam: “Sonra kimdir?” dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) “Annendir.” buyurdu. Adam: “Sonra kimdir?” dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) “Annendir.” buyurdu. Adam: “Sonra kimdir?” dedi. Rasûlüllah (s.a.v.) “Babandır.” buyurdu. (Buhârî, Bir ve Sıla, 2; Müslim, Bir ve Sıla, 1, 2).

Anne baba aynı zamanda Müslümanın kurtuluşu için birer vesiledir. Ebû Hüreyre’den (r.a.) bir başka rivâyet şudur. Rasûlüllah (s.a.v.) bir gün minbere çıktı “Âmîn, âmîn, âmîn.” dedi. Kendisine denildi ki: “Ey Allah’ın elçisi! Sen minbere çıkınca “Âmîn, âmîn, âmîn.” dedin.” Rasûlüllah (s.a.v.) “Cebrail bana, Ramazan ayına yetişip de günahları affolunmayan kişiyi Allah cehenneme girdirsin ve rahmetinden uzaklaştırsın. “Âmîn de” dedi. Ben “Âmîn” dedim.” Sonra Cebrail: “Ana babasına veya onlardan birisine sağlığında kavuşup da onlara iyi davranmadan ölürse Allah onu cehenneme girdirsin ve rahmetinden uzaklaştırsın. “Âmîn de” dedi. Ben “Âmîn” dedim.” Sonra şöyle dedi: “Yanında senden söz edilince sana salavât getirmeden ölen kimseyi de Allah cehenneme girdirsin ve rahmetinden uzaklaştırsın. “Âmîn de” dedi. Ben “Âmîn” dedim.” buyurdu. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 254).

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Allah Korkusu Nedir? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

  “Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet sarsıntısı çok büyük bir şeydir. Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğ...

Hür İrade / Prof. Dr. Yunus Çengel

  Fizik Kanunlarının Mutlak Belirleyiciliğini Delen Bir Varlık Boyutu : Hür İrade Büyük Patlama (Big Bang) teorisi ile öngörülen maddî evrende her şey fizik...

Din Eğitiminde Manevi Boyut / Doç. Dr. Hasan Meydan

  İnsanın “manevi potansiyelini” nasıl anlamlandırabiliriz? İnsanda temelde varoluşsal olarak bir arayış mı var? Maneviyatın kökenine ya da insan-maneviyat iliş...