Din Hasrettir / Dr. Metin Serimer

Din Hasrettir / Dr. Metin Serimer

Tarih: 2019-10-01

Din, dünyadır; din, ahirettir. Hangisi ihmal edilse, eksik algıdır, gayrete dokunur. İnsan dünyada adalet ister, en güzelini ahirette bulur. Merhamet ister, en güzelini ahirette bulur. Muhabbet ister, en güzelini ahirette bulur. Hakikat ister, en kemalini ahirette bulur. “Şefaatim ümmetimin büyük günahkârlarınadır.” diyorsa son Nebi (s.a.v.), yollarında merhamet döşeli bir ahiretin dünyasını şu an yaşıyoruz demektir. Hz. Ali (k.v.): “Ahiretle aramızdaki perdeler kalksa imanım zerre kadar artmaz.” buyurmakla hakikati haykırıyor… Hem kabul hem idrak hem iman hem derinlik var sözünde... İmam-ı Rabbanî Mektubat adlı eserinde ahiret makamlarını anlatırken, yolda gördüğü büyüklerden bahseder:

“Bildiklerimden birkaçının Cennetteki makamlarını görmek istedim. Dikkat ettim. Göründüler; makamların sahiplerini de o makamlarda gördüm. Dereceleri, yerleri, şevkleri ve zevkleri başka başka idi. Başka bir yükselişte büyüklerimizin ve Ehl-i Beyt imamlarının ve Hulefâ-i Râşidînin ve Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ve başka peygamberlerin makamları ayrı ayrı göründü. Meleklerin yükseklerinin makamları, Arş’ın üstünde göründü. Arş’ın üstünde o kadar yükselttiler ki, yeryüzünden Arş’a kadar veya bundan biraz daha az, yani Hâce Nakşibend (K.S.) Hazretlerinin makamına olan uzaklık kadar ilerlettiler. Nakşibend Hazretlerinin makamının üstünde, büyüklerden birkaçının makamı vardı. Bu makamın az üstünde Ma’rûf-i Kerhî ve Şeyh Ebû Sa’îd-i Harrâz’ın makamı vardı. Başka büyüklerin makamları, bu makamlardan biraz aşağıda ve birçoğu bu makamda idiler. Şeyh Alâüddevle ve Şeyh Necmeddîn-i Kübrâ aşağıda idi. Ehl-i Beyt imamları bu makamın üstünde idi. Bunların üstünde, dört halifenin “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” makamları vardı. Peygamberlerin “alâ nebiyyinâ ve aleyhimü’s-salâtü ve’s-selâm” makamları, o Serverin “sallallahu aleyhi ve sellem” makamının bir yanında idi. Meleklerin büyüklerinin “salevâtullahi ve selâmühü alâ nebiyyinâ ve aleyhim ecma’în” makamları, bu makamın öte yanında ve bu makamdan ayrı idiler. O Serverin makamı, bütün makamların üstünde, en başta idi. Her şeyin doğrusunu Allahu Teâlâ bilir.” Bu müşahedeler, ehlini, alabildiğine manen beslemiş, adeta dünyadaki hasreti vuslata çevirmiştir.

Günümüzde görülen bazı rahmanî rüyalarda da Allah’ın (c.c.) sonsuz rahmet ve merhameti nedeniyle zor durumda olan insanların uhrevî manada kurtuluşuna işaretler vardır. Bunlardan bir tanesini burada anlatmakta bir beis yok… Üstelik çok faydalı olacağını düşünüyorum:

“Ahmet kurtulmuş, Allah onu affetmiş.”

Seyyidimizin -Şenel İlhan Beyefendi- babasının evinin hemen bitişiğinde oturan Ahmet isimli bir genç vardı. Babası küçük yaşta ölmüş ve Ahmet öksüz büyümüştü. Annesi de Tokat Devlet Hastanesi’nde hasta bakıcı olarak çalışıyordu. Onun için aile eğitimi alamamış, düzenli olarak dinî vazifelerini yerine getirememiş bir çocuktu. Ama küçük yaşlardan beri Seyyidimize olan saygısı, muhabbeti her zaman yerindeydi. Namaz kılmayan, Kur’ân okumayan ama Seyyidimizi çok seven bir insandı. Seyyidim ne zaman babasını ziyarete gelse Ahmet, Seyyidimizin arabasının başında bekler, adeta bir koruma görevlisi gibi hiç kimseyi arabaya yaklaştırmaz, arabayı her türlü zarardan korurdu. Seyyidimiz de bu iyiliğinden ötürü O’na her seferinde geri dönerken harçlık verirdi. Ahmet büyüyüp 19 yaşlarına gelince bir bayanla evlendi. Mutsuz bir evlilikten sonra eşinden ayrıldı. Daha sonraları eşinin evine gidip barışma çabası içerisindeyken, kayınbabası tarafından vurularak öldürüldü. Seyyidimiz öldüğü haberini alınca O’nun adına çok üzülmüştü. “Allah ona merhamet etsin, keşke biraz hazırlığı olsaydı da öyle ölseydi.” demiş ve arkasından çok dua etmişti. Aradan iki sene geçtikten sonra Seyyidimiz bir gün rüyasında Ahmet’i görüyor:

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Kibrin Nedenleri ve Çeşitleri / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Cenab-ı Hakk’ın kulları üzerinde görmek istemediği birtakım çirkin sıfatlar vardır. Bunlardan en kötüsü kibir yani büyüklenmektir. Rabbimiz Kur’ân’da ilk büyüklenen...

İnsanın Eman Arayışı / Prof. Dr. Celal Türer

İnsan-fıtrat ilişkisinde güven kavramının yeri nedir? Nasıl şekillenir? Güven kavramı çok boyutlu; duygudan inanca, fizikten metafiziğe, bireyden sosyale, hayat...

Çocuk ve Allah İnancı / Prof. Dr. Sefa Saygılı

Dini inanç ve insan psikolojisi arasında ne tür bir ilişki var? Din ve psikolojinin yakın bir ilgisi var. Bütün dünyada yapılan çalışmalarda gösterilmiş ki, din...