Hadis Karşıtlarına Dikkat

Hadis Karşıtlarına Dikkat

Abdulkadir Yılmaz

Tarih: 2019-06-03

Bugün İslam âlemi üzerinde oynanan oyunların ne kadar etkili olduğu ortadadır. Bütün kan, zulüm, gözyaşı hep bu coğrafyadadır. Ve en kanlı çarpışmalar ve savaşlar da adına Müslümanım diyen gruplar arasında yaşanmaktadır. Bu savaşlar ehli küfür için her türlü sömürünün araçları ve sonuçlarıdır, bunu anlayabiliyoruz. Anlamakta zorlandığımız konu ise Müslümanların bu sömürüye, dünyalık menfaatleri karşılığında maşa olmalarıdır. İşin daha vahim tarafı ise ehl-i küfrün, fitneleri ile dünyamızı elimizden aldıkları gibi ahiretimizi de elimizden almak için yaptıkları şeytani planlardır.

Evet, gerçekten ehl-i küfrün Peygamberimiz (s.a.v.) döneminden bugüne gelene kadar İslam’ı yıkma adına yaptıkları fitneleri bitmek bilmemiştir. Bu hain sinsi simalar, değişik maskeler ve görüntülerle hep meydanlarda olmuşlardır. Bu fitnelerin çoğu da Müslümanları sözde bidat ve şirkten kurtarma adına yapılan iyilikler gibi gösterilmiştir. Son yıllarda iyice artan hadis karşıtlığı bunlardan biridir. Bu fitnenin amacı Peygamberimizin (s.a.v.) Kur’ân yorumunu devre dışı bırakarak, dini yaşamak değil de kullanmak peşinde olan kişilere, arzu ve isteklerine uygun yorumlar yapabilmesi için kapı aralamaktır.

Evet, bu ümmete Peygamber sevgisini unutturmak ve özellikle Peygamber aşkı ve sevgisiyle ünlü şairlerin, âlimlerin yurdu Anadolu coğrafyasını bu güzel değerlerinden koparmak istiyorlar. Bu yaptıklarıyla Efendimizi (s.a.v.) sadece haşâ mektup taşıyan, bir postacı konuma sokuyorlar. Yani açıkçası Efendimizin (s.a.v.) örnekliğinin önemi olmadığına, bütün kerametin sadece getirdiği Kur’ân’dan ibaret olduğuna ve Kur’ân’ın tek başına İslam’ı yaşamak için yeterli olduğuna müminleri inandırmaya çalışıyorlar.

“Hem zaten Kur’ân da böyle söylüyor.” yalan ve iftirası ile yapıyorlar.

Hazreti Peygambere görevini yapmış ve artık görevi bitmiş bir din büyüğüdür diyorlar. O’nun Allah’ın elçisi olduğunu ve aramızda ruhen ve gerekirse bedenen görevlerini yapmaya devam ettiği gerçeğini kabule şayan görmüyorlar. Rabbimizin “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar…” (Âl-i İmrân, 3/169-170) ayetinde şehitler için nasip ettiği diriliği Efendimize (s.a.v.) çok görüyor ve O’nun şanına bu gerçeği yakıştıramıyorlar.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Yazarın Diğer Makaleleri

Hadis Karşıtlarına Dikkat

Bugün İslam âlemi üzerinde oynanan oyunların ne kadar etkili olduğu ortadadır. Bütün kan, zulüm, gözyaşı hep bu coğrafyadadır. Ve en kanlı çarpışmalar ve savaşlar d...

Yenilenme Ayı Ramazan

Ramazan ayı öncelikle Kur’ân’ın indirildiği aydır. O, zaman rehberliğiyle insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, ...

İman ve İhsan

“Allahım! Beni amellerin ve ahlâkın en güzeline kavuştur. Onların en güzeline ancak sen ulaştırabilirsin. Beni kötü işlerden ve kötü ahlâktan muhafaza et. Bunlardan...
Tüm Yazıları