Kaçınılmaz Sonuç Âhiret / Dr. Mustafa Karabacak

Kaçınılmaz Sonuç Âhiret / Dr. Mustafa Karabacak

Tarih: 2018-12-03

Küçük âlem içinde büyük âlem olan ve mükemmel yaratılan insan (Tîn, 95/4) başıboş bırakılmamış ve bırakılamazdı da. “İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?” (Kıyâme, 75/36). Çünkü kâinat düzen içinde kendisine verilen süreyi tamamlarken bu yüce insanın bazı sorumluluklar taşıması gerekir. Gerçek sorumluluğu da ahiret inancı olanlar taşıyabilir.

Âhiretin varlığını isbat eden birçok aklî ve naklî delil olmasına rağmen yine de inkar edenler olagelmiştir. Fakat inkarcıların hiçbirinin tatmin edici delilleri olmadığını bu konudaki iddialarının bir kuruntudan ibaret olduğunu şu âyet ortaya koymaktadır: “Oysa onların (âhirete inanmayanların) bu konuda bir bildikleri yok; sadece zanna uyuyorlar. Zan ise asla gerçek bilginin yerini tutamaz. İşte bildikleri bu kadardır. Şüphesiz kendi yolundan sapanı en iyi bilen Rabbin’dir, doğru yolu bulanı da en iyi bilen O’dur.” (Necm, 53/28, 30).

İnsanlığın varlığıyla ortaya çıkan inanç sistemleri yine onunla da var olagelmiştir. Bu inanç sistemleri, hak olsun batıl olsun inanılması gereken prensipleri mutlaka içermiştir. Âhiret inancı da bilhassa ilâhi dinlerde önemli bir yer tutmaktadır. İlâhi dinlerden olan Yahudilik ve Hıristiyanlık’ta ahiret inancı olmasına rağmen, İslam’daki kadar açık ve net değildir. İslam’da ise ahiret inancı inanılması gereken üç asıldan (ulûhiyet, nübüvvet ve âhiret) birisidir. Âhiret inancının kişiye sağladığı faydalardan birkaçı üzerinde duralım:

Âhiret İnancının Faydaları

Birinci olarak, âhiret inancı kötülükleri önleyen biricik âmildir. Âhirete inanan kişi her an Allah’ın kendisini gözetlediğini O’ndan hiçbir şeyin gizli kalamayacağını bilir ve bu inancı onun kötülük yapmasına mani olur: “Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.” (Hadîd, 57/4). “Biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16). Her yaptığı fiilin kontrol edildiğini bilen insan nasıl olurda kötülük yapabilir? İnanan insan yaptığı zerre kadar iyilik ve kötülüğün karşılığını bulacağını bilir: “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür.” (Zilzâl, 99/7, 8). Bu inanca sahip Müslüman’a zabıta, polis vb. gerek yoktur. Onun polisi sağında ve solundadır: “Sizi gözetleyen muhafızlar, değerli yazıcılar var. Onlar yaptığınız her şeyi biliyorlar.” (İnfitâr, 82/10-12).

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

Feyz Nedir, Ne İşe Yarar? / Şenel İlhan Beyefendi'nin Sohbetinden

Rabbimiz’in bir ikram ve ihsanı ve rahmetinin bir tecellisi olarak yeryüzüne yağmur gibi durmadan feyz yağar. Bu feyzin yoğunluğu mübarek gün ve gecelerde o gecenin...

Kadının Ayrıcalığı ve Asr-ı Saadette Kadın / Prof. Dr. Rıza Savaş

Asr-ı saadette kadın konusu niçin önemlidir? İslam’a yöneltilen eleştirilerin pek çoğu, bu dinin kadın konusunda ortaya koyduğu hükümler, yaklaşımlar ve yorumla...

Hz. Peygamber’in (S.A.V.) Hadislerinde Sevgiyi Geliştiren Unsurlar / Doç. Dr. Hüseyin İbrahim Yeğin

Sevgi Kavramı Sevgi, geçmişten günümüze kadar hakkında en çok konuşulan ve insanlar tarafından en çok yaşanan ama bir türlü tam olarak tarif edilemeyen çok yüks...