Pozitif Enerji İklimi Oluşturmak / Doç. Dr. Adem Ergül

Pozitif Enerji İklimi Oluşturmak / Doç. Dr. Adem Ergül

Tarih: 2018-08-01

Varlık sahnesinde yer alan her bir insana, hiçbir varlığa emanet edilmeyen “ilâhî bir cevher” lütfedilmiştir. Bu “insaniyet cevheri”nin gereği gibi korunup sağlıklı bir şekilde geliştirilmesi ve nihayet Yüce Yaratıcı’nın kendisine biçtiği Rabbanî rolü (hilâfet) hakkıyla icra edebilmesi, ancak sıhhatli bir iklim sayesinde gerçekleşebilecektir. Pozitif enerji alanları diyebileceğimiz bu iklimin oluşmasında, görünür-görünmez (zahirî ve bâtıni) çok sayıda sebep göstermek mümkün ise de biz burada ancak muhabbet ve şefkat dolu nazarlardan ve hikmet dolu kelâmlardan bahsedeceğiz.

Nazarın Türleri

Nazar (bakış) vardır, insanı eritir, tüketir, kabre koyar. Meselâ kıskanç bir kişinin bakışları, zehirli birer oktur. Yine aynı şekilde göğsü kibirle inip kalkan nice kimseler vardır ki, bakışlarıyla karşısındakini ezip küçülterek, âdeta cehennem silahı kesilir. Kiminde faydasız bir ilmin gururu, kiminde gel geç bir makamın sanal büyüsü, kiminde mal ve evlat çokluğunun verdiği kibriyâlık tutkusu, kiminde ise kendisinde var zannettiği manevi hâl gölgesi, böylelerinin bakışlarına öyle bir negatif enerji yükler ki, bu nevi bir bakışa muhatap olmaktan her an Rabbimiz’e sığınırız. Bu iklimlerden uzak kalmak için, hasetçinin hasedini kışkırtacak, Rabbimiz’in üzerimizdeki nimetlerini göstermekten sakınmak gerektiği gibi, böylelerinin yanından uzaklaşmak ve şerlerinden de sürekli Hakk’a sığınmak gerekir. Kendini dev aynasında seyreden, insana saygıdan nasip alamamış ve sadece kendisini seven ve öne çıkaran hodgam tiplerin de gölgesinden bile uzakta olmayı tercih etmek gerekir. Zira böylelerinin yanında ve yakınında olmak, zehirli gaz ortamında bulunmaktan farksızdır.

Yine nazar vardır, insanı diriltir, geliştirir ve hatta erdirir. Gönlü tüm varlığa karşı muhabbet ve şefkatle coşan ve Yüce Rabbimiz’in kendileri hakkında “Ben onların konuşan dili ve gören gözü olurum.” (Buhârî, Rikâk, 38) buyurduğu kudsî âlemin nâzenin kullarının nazarları, geliştirici ve erdiricidir. Bugün botanik ilminde yapılan araştırmalar da göstermiştir ki, güller, çiçekler ve bin bir çeşit bitkiler bile, kendileriyle ilgilenen kimselerin duygularından ve bu duyguların beslediği bakışlarından etkilenmektedir. Kendilerine kin duyan, hoyratça saldıran, içindeki negatif enerjiyle yaklaşan kimseler, susuz çiçeğe su verse bile âdeta zehir olmaktadır. Böylelerinin yanında ve yakınında bulunan o güzelim güller ve sümbüller zamanla solmakta ve nihâyet kahrından ölmeyi tercih etmektedir. Fakat büyük bir zevk ve muhabbetle kendilerini sevip okşayan kimselerin pozitif nazarlarına muhatap olmuşlarsa, bu bakışlar, onlar üzerinde bereketli nisan yağmuru etkisi oluşturmuştur. Hayvanlar âleminde de durum çok farklı değildir. Bazı hayvanlar avını nazarlarıyla etkilerken, bazıları da (meselâ su kaplumbağası gibi) yumurtasını nazarlarından yayılan şualarla olgunlaştırmakta ve yavrusunun oluşmasını bu şekilde gerçekleştirmektedir.

Çocuğuna negatif bir enerji ile yaklaşan anne-babalar, öğrencisine duygusuz, muhabbetsiz ve şefkatsiz durgun ve donuk nazarlarla iletişim kuran eğitimciler ve idareciler, neslimizin ihya edicileri değil, ancak imha ve ifsat edicileri olabilirler.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

İbadet Hayatımız Mezhepsiz Olmaz / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

İçtihat yapacak ilmi olmayan kişilerin, yani İmam-ı Azam gibi İmam Şafi gibi din bilgisi olmayan Müslümanların mutlaka bir mezhebi taklit etmeleri gerekir… Mezhepsi...

Müslüman Ve Toplumsal Sorumluluk / Prof. Dr. Süleyman Uludağ

İslam’a göre herhangi bir dini kabul etmek, serbest düşünceye ve özgür iradeye dayanan bir tercihtir. Başka bir deyimle din bir gönül işidir. Dine bağlı olmanın tem...

Seyr-i Bedâi / Doç. Dr. Adem Ergül

Okumaktan mânâ ne, kişi Hakk’ı bilmektir Çün okudun bilmedin, ha bir kuru emektir. Bir hikmet ehlinin ifadesiyle “Şu âlem, âkiller için seyr-i bedâî, ahmakl...