Murad-ı İlahi’yi Anlama Sanatı Hikmet / Prof. Dr. Salih Sabri Yavuz

Murad-ı İlahi’yi Anlama Sanatı Hikmet / Prof. Dr. Salih Sabri Yavuz

Tarih: 2018-02-01

Hikmet nedir? Allah-kul ilişkisi bağlamında konuyu değerlendirir misiniz?

Hikmet, kelime olarak hüküm vermek, karar vermek anlamında kullanılan Arapça bir kavramdır. Bu kavrama çeşitli anlamlar yüklenmiştir: “Eşyanın hakikatlerini olduğu gibi bilmek ve gereği ile amel etmek”, “insan nefsinde gerçekleşen ilahi ilham ile şeytanî vesveselerin arasını temyiz etmek”, “ilim ve akıl vasıtasıyla gerçeği bulma”. Hikmet Allah için kullanıldığında “eşyayı bilmek ve onu en sağlam ve kusursuz biçimde yaratmak”, insan için kullanıldığında “mevcudatı bilip hayırlar işlemek” anlamına da gelmektedir. Hüküm hikmetten daha geneldir. Zira her hikmet hükümdür fakat her hüküm hikmet değildir. Hikmete “Kur’ân tefsiri, Kur’ân ilmi” ve “nübüvvet” karşılıkları da verilmiştir. Bir başka anlamı ise “engel olmak, alıkoymak”tır. Hikmete bu anlam çerçevesi içinde yaklaştığımızda zulümden alıkoymak demek olur. Bu itibarla insanı cehaletten alıkoyan, engelleyen bir nitelik anlamı kazanır. Bu açıdan bakıldığında hikmet sahibi, kendini zulümden, beşerî etkilerden, nefsanî arzulardan koruyan kimsedir.

Yaptığım araştırmalardan anladığım kadarıyla hikmet iki taraflı bir karakter arz eder: İlâhî ve insani. İlahî açıdan bakıldığında Allah’ın fiilleri noktasında her şeyin yerli yerinde ve tam bir isabetle gerçekleşmiş olmasıdır. Allah’tan başka ne varsa O’nun fiiliyle meydana gelmiştir, adaletinden feyezan etmiştir. Vücudu, en güzel, en tam, en gelişmiş ve en olgun şekilde var etmiştir. Allah fiillerinde hikmet sahibidir. Kaza ve kaderlerinde adildir. O’nun adaleti, kulların adaletiyle kıyas edilemez. Çünkü kul, başkasının mülkünde tasarruf ettiği zaman kendisinden zulüm sadır olabilir. Fakat Allah’tan zulmün sadır olması tasavvur edilemez. Hikmet sahibi demek olan Hakîm, varlığı sağlam ve eksiksiz yaratandır. İnsanî açıdan bakıldığında ise her şeye hakkını vermek, haddi aşmamak, vaktinden önceye almamak ve vaktinden sonraya ertelememek, Allah’ın vadindeki eşsizliğini müşahede etmek, hikmetindeki adaletini bilmek, kullarına yapmış olduğu lütuf ve ihsanı düşünmek, insanın akıl yürütme bakımından basirete, irşad açısından hakikate ve görüşünde ise hedefe varmaktır.

Hikmet sahibi insanların özellikleri nelerdir? Hikmet sahibi deyince ne anlamalıyız?

Hikmet sahibi insan denildiğinde az önce de ifade edildiği gibi, insanın bir kul olarak kendini bilmesi, Yüce Rabbi karşısındaki konumunu takdir edip anlaması ve bu doğrultuda hayatını devam ettirmesidir. Hem düşünce olarak insanın, yaradılıştaki düzeni ve mükemmelliği görmesi, her şeyin kusursuz meydana geldiğini idrak etmesi hem de hayat serüveninde buna uygun davranmasıdır. “Yerin ve göklerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini takip etmesinde akıl sahipleri için ayetler vardır. Onlar ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler: ‘Rabbimiz! Sen bunu boşuna (batıl) yaratmadın, Sen münezzehsin. Bizi ateşin azabından koru.’ derler.” (Âl-i İmrân, 3/191-192) ayetinin ortaya koyduğu anlam çerçevesinde bir şuur ve yaşayış haline ulaşmaktır. Hikmetin esası insanî çerçevede Allah korkusudur. Hz. Peygamber (s.a.v.) bir hadislerinde “Hikmetin esası Allah korkusudur.” buyurmuşlardır. Kim Allah’tan hakkıyla korkup sakınırsa Allah böyle bir kimseye hikmet bahşeder. Hem ilim verir hem de bu ilmin gereği olan ameli ona nasip eder. Öyleyse hikmet sahibi, salih amellerde bulunan, Allah’ın emirlerine gönülden boyun eğen ve bunun sonunda da ilahî lütuf ve bağışlarla donatılan kimse oluverir. Hikmet sahibi her şeye hakkını veren, haddi aşmayan, vaktinden önceye almayan ve vaktinden sonraya ertelemeyendir. Böyle bir kimse Allah’ın vadindeki eşsizliğini müşahede eder, hikmetindeki adaletini bilir, kullarına yapmış olduğu lütuf ve ihsanı düşünerek kendi acziyetini itiraf eder. Yine hikmet sahibi insan, düşünme bakımından basirete, irşad açısından hakikate ve görüşünde ise hedefe varan insandır.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

İnsanoğlu İçin Tedricenlik Olmazsa Olmaz Bir Eğitim Şeklidir / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Dünya imtihan dünyası ve bizler dünyada hem imtihanda hem de eğitimdeyiz. Her çilenin, her acının, her musibetin hem imtihan hem eğitim boyutu vardır. Bir taraftan ...

Resulullah (S.A.V.) Döneminde Eğitim ve Öğretim / Prof. Dr. Şakir Gözütok

Resulullah (s.a.v.), çalıştığımız eğitim ve öğretim kurumlarında ciddi bir eğitimi gerçekleştirmiştir. Resulullah’ın (s.a.v.) İslam’ı tebliğ ederken yalnızca eğitim...

İnanç Mutluluktur / Prof. Dr. Sefa Saygılı

Maddeci bir dünyada yaşıyoruz. Her şey mekanikleşti, artık insanlar arası ilişkiler maalesef, genellikle menfaatlere dayanıyor. Bilgimiz fazlalaştıkça, bilgeliğimiz...