Deizm;Tanrılaştırılan Akıl Ya Da Sorumsuz Din Anlayışı / Prof. Dr. Hamdi Gündoğar

Deizm;Tanrılaştırılan Akıl Ya Da Sorumsuz Din Anlayışı / Prof. Dr. Hamdi Gündoğar

Tarih: 2018-02-01

Tabii Din Anlayışı Deizm

Deizm akla dayalı Tanrı inancını ortaya koyan, vahyi ve peygamberliği reddeden felsefî bir akımdır. Deizm’de din ve ahlak vahye dayanan olgular değil, insanın tabii yapısının ve aklının birer ürünüdür. Deizmde akıl, kutsalı üreten bir mertebeye yükseltilmiş, Tanrı’yı ve dini tayin eden bir konuma getirilmiştir. Deizm’de aklın ürettiği Tanrı, var olan ama âleme ve insanlara müdahil olmayan, pasif, etkisiz bir varlık durumundadır. Deizm’de Tanrı sadece yaratıcı bir konumda iken, akıl; dini, ahlakı, yaşam tarzını ve hayatın diğer bütün alanlarını belirleyen, insana sınırsız ve sorumsuz özgürlükler tanıyan tek merci konumundadır. Deist düşüncenin tanrı anlayışında büyük bir çelişki söz konusudur: Bir taraftan kâinatı yaratan ve ona nizam veren bir Tanrı’dan bahsedilirken, diğer taraftan âleme müdahale etmeyen, ilgisiz, pasif, güçsüz bir tanrı algısı söz konusudur.

Deizm’de vahiy, peygamber, ibadet, sevap, günah, ahiret ve kader gibi dini kavramlara yer yoktur. Deist düşüncede Tanrı insanlardan haberdar değildir ve onların iyilikleri, sevapları ya da zulümleri, gaddarlıkları, kötülükleri O’nun umurunda değildir. Dolayısıyla iyi insanlar için ilahi mükâfat ve kötüler için ilahi ceza söz konusu değildir. Deizm’de iyi ya da kötü değerlerinden söz etmek anlamsızdır. Her insan, aklınca bir ölçü ya da değer takdir edebilir. Ancak bunun bir mutlaklığı ya da evrenselliği söz konusu değildir. A şahsı için geçerli olan bir değer, B şahsı için değer teşkil etmeyebilir.

Deizm’de dinî ve ahlakî kurallar vahiyle belirlenmediğinden dolayı oluşan boşluk akıl tarafından doldurulmaya çalışılmıştır. Deist düşünce insana sınırsız bir yetki ve özgürlük vererek insanın kulluk vazifelerini dizayn etme yetkisini akla vermiş olmaktadır. Oysaki insanoğlunun dinî ve ahlakî açıdan eğitilmesi ve kendisine istikamet kazandırılması ancak beşer üstü ilahi bir vahiy ile mümkündür. Bir insanın başka bir insana hâkimiyeti Tanrı’nın insana hâkimiyeti ile mukayese edilemez. İnsan aklı ile insanların ideal bir şekilde irşad edilmesi mümkün olan bir şey değildir.

Sorumluluk hissetmek için insanüstü bir makama, merciye saygı duymak, ondan çekinmek gerekir ki o da Allah Teâlâ’dır. Deizm Tanrı’nın evrene müdahalesini ta baştan ortadan kaldırdığı için hesap verecek bir merci de söz konusu olmamıştır. Hesap verilebilirlik düşüncesi olmadığı için deist kişi dünyada kendisini tam bir kral psikolojisi içinde hissedebilmiş, yaptıklarının hesabını vermeyi düşünmemiştir. Başka bir ifadeyle deistler kendileri için tam bir sorumsuz özgürlük anlayışı geliştirmişlerdir.

Devamını dergimizden okuyabilirsiniz.

Abone olmak için lütfen tıklayın


Son Eklenen Yazılar

İnsanoğlu İçin Tedricenlik Olmazsa Olmaz Bir Eğitim Şeklidir / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Dünya imtihan dünyası ve bizler dünyada hem imtihanda hem de eğitimdeyiz. Her çilenin, her acının, her musibetin hem imtihan hem eğitim boyutu vardır. Bir taraftan ...

Resulullah (S.A.V.) Döneminde Eğitim ve Öğretim / Prof. Dr. Şakir Gözütok

Resulullah (s.a.v.), çalıştığımız eğitim ve öğretim kurumlarında ciddi bir eğitimi gerçekleştirmiştir. Resulullah’ın (s.a.v.) İslam’ı tebliğ ederken yalnızca eğitim...

İnanç Mutluluktur / Prof. Dr. Sefa Saygılı

Maddeci bir dünyada yaşıyoruz. Her şey mekanikleşti, artık insanlar arası ilişkiler maalesef, genellikle menfaatlere dayanıyor. Bilgimiz fazlalaştıkça, bilgeliğimiz...