Allah’ın Boyası İle Boyanmak

Allah’ın Boyası İle Boyanmak

Şemsettin Şahin

Tarih: 2017-01-01

Kur‘ân-ı Kerîm’inde Rabbimiz mü’minlere şöyle buyurur: “Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz, (deyin).” (Bakara, 2/138)

Zemahşerî tefsirinde bu ayeti açıklarken der ki: “Hıristiyanlar yeni doğan çocukları bir su ile boyarlar ve işte şimdi Hıristiyan oldu, derlerdi ve bunu o çocuk için bir temizlik sayarlardı.” Ayette, Müslümanların buna karşılık Allah’ın boyası ile boyandık demeleri emredildi. Allah’ın boyası ise İslam fıtratı ve iman temizliğidir.

Ayet-i kerimede yüce Rabbimiz “Allah’ın boyasını alınız. Allah’ın boyasından daha güzel boyası olan kimdir?” diye hem bütün sahte boyacılara meydan okuyor hem de mü’minlere dikkatli olmalarını emredip fıtratın kabul etmeyeceği ve insanın üzerinde iğreti duran sahte boya ve boyacılardan sakınmaları hususunda uyarıyor.

İnsanın boyası hazreti insanın yaratılış, fıtrat boyasıdır, yani tabiri caizse fabrika boyası… Fabrika boyası üzerine boya yapılan arabalar nasıl değer kaybederse insan da Yüce Yaratıcı’nın sürdüğü kendine en yakışan fıtrat boyasını bozar ve üzerine daha kendini tanımaktan aciz herhangi bir beşerin, Allah’a meydan okurcasına bir küstahlıkla uydurduğu her türlü izm ve ideolojileri yani bunlar gibi sahte boyaları çalarsa aynı şekilde kendi değerinden kaybeder.

İslam elbisesi insanın hem ruhunu hem bedenini örtecek ve onun bütün ayıp ve kusurlarını kapatacak bir elbise olarak Rabbimiz tarafından kesilmiş, biçilmiş ve dikilmiş bir elbisedir. Kim bu elbisenin yerine başka bir elbiseyi alıp “Bu elbise de her yerimi örtüyor.” diye giymeye kalkarsa bu elbise bedeninin giyinme ihtiyacına yetse de ruhun ihtiyaçlarına cevap veremez. Yani ya dar ya bol gelir. İnsan; İslam boyasından başka boyalara heveslenir ve o boyaların aldatıcı parlaklığına inanırsa, sahte altını sırf rengi gerçek altına benzediği için satın alarak aldanan adam gibi aldanır ve çok büyük hayal kırıklığına uğrar. Bu aldanışın faturalarını hem bu dünyada peşin öder hem de ahirette veresiye…

Allah’ın boyası ile boyananla sahte boya kullananın psikolojik durumları hemen kendini ele verir. Zira Allah’ın boyası ile boyanan kişiler; imtihan gereği ekonomik darlık, hastalık gibi çeşitli belalara duçar olabilir ama iç huzursuzluğu ve ümitsizlik belasına asla düşmezler. Gönüllerinin baharı asla solmaz, kış mevsimi onların gönül ülkesinde hüküm süremez. Sahte boya kullananlar zengin, varlıklı olabilir, makam, şan şöhret sahibi olabilir, sağlık afiyet içinde de olabilirler ama iç huzuru bu insanlardan uzaktır. Onlar gerçek huzurun tadını bilmezler de zevklerini mutluluk, yalancı kahkahalarını gerçek saadet sanırlar… Ama bu, serabı gerçek sanmaktan başka bir şey değildir.

“Allah’ın boyası ile boyandım.” demekle de boyanmak olmaz. İslam’ı, yüce Kurân’ın anlattığı Hazreti Peygamber’in (sav) yaşadığı şekliyle anlamak ve yaşamak gerekir. Yoksa bu boya ile tam olarak boyanılmamış demektir. İslam’ın ak rengi hem zahirimizi hem batınımızı boyamalı ve nuru her yönümüzü kuşatmalı… Böyle bir boyanma olmadan tam bir iç huzuru ele geçmez. Ama her şeye rağmen fasık bir Müslüman bile, kâfirlere ve münafıklara göre elbette her zaman iyi konumdadır. Bir Müslüman sırf imanı sebebiyle bile ruhunda cennet esintilerini hisseder. Gerçek huzurdan nasiplenir ama önemli olan bu huzurun devamlı olanına kavuşabilmektir. Dünyada bu huzuru bulabilen ahirette de bulur ve bu mutluluk sonsuza dek sürer gider inşallah.

Bir kulun Allah’ın boyasını kullandığı nasıl anlaşılır denirse elbette bu halin eserleri, insanın gerek iç dünyasında gerekse dış dünyası ve davranışlarında açıkça belli olur. Allah’ın boyası ile boyanmak önce iman ve itikatta olur. O her şeyi yaratan çok merhametli ve kullarına karşı çok şefkatli bir Rabbin varlığına iman etmiştir ve bu sebeple dünya denen şu alemde inançsız insanların kâbusu olan belirsizlik ve kaosun verdiği korku ve kaygılar onun dünyasından uzaktır.

İkinci olarak ibadette belli olur. İbadetlerini, ihtiyacı olduğu için yapması gerektiğini bilir, o sebeple onları yalnız bir görev gibi değil, hayatın vazgeçilmez bir gerekliliği olarak görür ve yapar. O sebeple ibadetlerinde kaçak ve tembel değil, devamlı ve sabırlıdır. Yasaklardan kaçınmanın gerekliliğine inanır. Çünkü İslam’da yasak olan şeylerin, insan hayatını belli bir süreç içinde karartan zehirler olduğunun bilincindedir. Ticari ilişkilerinde, evlenmede, sosyal hayatında Allah’ın hükümlerine bağlıdır. Aile ve komşuluk ilişkileri hep İslamcadır.

Ülkemizdeki Müslümanların en önemli sorunlarından biri şüphesiz adı Müslüman olan insanlarımızın daha çok sorumsuz medya organlarının veya yoldan çıkmış insanların etkisiyle boyalarını bozmuş olmalarıdır. Adı Müslüman ama boyası Müslüman’a benzemeyen insanlardan oluşmuş bir toplum haline geldik. Bu ülkenin sorunu herkesin sandığı gibi sadece ekonomik değildir. Ekonomideki çöküş ahlaki çöküşün yan tesirlerinden sadece birisidir. Bu fatura daha nerelere çıktı ama haberimiz yok. Bu geçmişi güzel toplum, birbirine sevgiyi, saygıyı, güveni kaybetti. Yardımlaşma, acıma duygusunu kaybetti. Bütün manevi değerlerimiz dövize, paraya tahvil edildi. Anne, baba, akraba, vatan, millet sevgisi, bağlılığı gibi güzel değerler paranın ve bencil duyguların gölgesi altında kıymetinden kaybetti. İşte bu gerçek bir çöküştür. Bu yarayı hiçbir beşeri düşünce saramaz.

Karamsar da değiliz. Her şeye rağmen bütün bir İslam aleminde ve özellikle ülkemizde ciddi bir uyanma gözlemliyoruz. İnşallah bu toplum bin yıllık kadim kültürü ve ahlaki değerleriyle tekrar buluşmak için ciddi bir gayretin içerisine girmiş gözüküyor.

Evet, gelecekte ve yaşadığımız şu süreçte yolsuzu, hırsızı, arsızı azalmış insanlardan oluşmuş huzurlu bir toplum istiyorsak aslî rengini kaybetmiş bu toplumu, Allah’ın aktan ak boyasıyla boyamaktan başka çare yoktur. Kesin çözüm işte budur. Diğer beşeri çözüm arayışlarının en iyisi bile ameliyatlık hastaya pansuman yapmaktan başka bir şey değildir.

Allah, uyanmak nasip etsin. Amin.


Yazarın Diğer Makaleleri

İslam Yobaz Zihniyeti Reddeder

Toplumda kendisinden başka kimselerle anlaşamayan tipler vardır veya yalnız aynı kendisi gibi düşünenlerle anlaşan tipler… Ne kadar mantıklı olursa olsun hiçbir yen...

Toplumları Temizleyen Amel “Emr-i Bi’l-Ma’ruf Nehy-i ani’l-Münker”

Fen bilimlerinin önemli bir yasası olan entropi yasası, zamanla her şeyin yıprandığını gösterir. Demir paslanır, çiçek solar, güneş ısısını kaybeder… İnsan da entro...

Allah’ın Boyası İle Boyanmak

Kur‘ân-ı Kerîm’inde Rabbimiz mü’minlere şöyle buyurur: “Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleri...
Tüm Yazıları