Ameller Niyetlere Göredir / Hüsnü Geçer Hocaefendi Hz.

Ameller Niyetlere Göredir / Hüsnü Geçer Hocaefendi Hz.

Tarih: 2013-08-01

Hz. Nuh aleyhisselam gemide iken şöyle dua etti:
“Ey Rabbim, ey beni terbiye eden, küçükken beni besleyen Rabbim! Beni mübarek bir yere kondur.” Hz. Nuh (a.s.) gemide suyun üzerindeydi, Allah’a (c.c.) dua etti; “Sen konduranların en hayırlısısın.” dedi.


SIKINTILAR MÜSLÜMAN’I ÜMİTSİZLİĞE DÜŞÜRMEMELİ

Bunun manası şudur: İnsan ne kadar darlığa düşerse düşsün, etrafını musibetler, tufanlar, seller kaplarsa kaplasın insan yine de ümidini Allah’tan kesmemelidir. Hz. Nuh (a.s.) nereye bakarsa sudan başka bir şey görmüyordu. Allah’a (c.c.) yalvardı; “Ya Rabbi, beni en mübarek yere kondur.” dedi.
İnsan peygamber bile olsa, ne kadar imkân sahibi olursa olsun yine de ümidini yüce Allah’a (c.c.) bağlamalı, kendi imkânlarına bağlamamalıdır. Çünkü Cenab-ı Allah dilerse imkânsız olanı imkânlı hale getirir. Hz. Nuh her hususta imkânsızdı, Allah (c.c.) onu imkân sahibi eyledi. Hz. Peygamber (sav) mağaranın içerisindeydi, taş atsalar taşlarla öldürürlerdi. Hiçbir imkânı yoktu... Hz. Ebubekir Sıddık’a; “Üzülme Allah bizimledir.” dedi. Yani insan ne kadar imkân sahibi olursa olsun, bolluk berekette olursa olsun yine de ümidini Allah’a (c.c.) bağlamalıdır. Cenab-ı Allah dilerse en zor işler kolaylaşır. Eğer Allah dilemezse işler kolay da olsa insana zor gelir. Gönül Allah’a bağlanacak…
Herkes dünyada bir şeylerin peşinde; kimi makama kavuşmak, kimi varlığa kavuşmak, kimi dünyaya ün salmak için çabalayıp duruyor. Kimi ise ilmi irfanı toplamak için çabalıyor. Bunların tümünde insan; “Ya Rab! Ben bu işleri senin rızana varmak için, varlığımı senin yolunda harcamak için, her şeyi senin rızana uygun olması için yaparım.” derse doğru bir yoldadır, çabaları da boşa gitmemiş olur. O zaman kişinin hem ahireti hem de dünyası düzelir…

NİYETLER RIZA-I BARİ İÇİN OLURSA HERŞEY İBADET HÜKMÜNDEDİR

Çünkü Peygamberimiz “Ameller niyetlere göredir.” buyurur. O nedenle Şeyh (k.s.)’in tavsiyesi: “Herhangi bir işe başlarken önce niyetiniz sağlam olsun. İnsan yemek yediğinde dahi, ‘Ya Rabbi, ben bu yemeği bana güç kazandırsın, bedenim ibadet yapabilsin, helallik kazanayım diye yiyorum.’ diyerek niyet ederse, bu niyetle yemeği yemesi ahiret ibadeti olur.” şeklindeydi.
Bir insan bir müesseseyi açarken; “Ya Rabbi, bu müessesede insanlar çalışıp ekmeklerini kazansınlar, yaşamlarını sürdürsünler, insanlar buranın hikmetinden, sohbetinden faydalansınlar, tedavisinden faydalansınlar diye açtım, rızana yönelik eyle bu işimizi.” derse, insanın bu niyeti hem dünya hem ahiret için olur. Eğer insan çalışırken; “Ben çalışırım, ben kafamı çalıştırırım, ben bileğimle kazanırım.” diyerek kalbi bağını Allah’tan keserse, Allah da ondan bağını keser. Allah’tan (c.c.) bağ kesilirse mutlaka insan günün birinde sırt üstü yere düşer. Ama insan ile Allah arasında bağ olursa insan daima manen yükselir ki Peygamberler öyleydi…

KALP ALLAH İLE OLUNCA ZORLUKLARIN BİR HÜKMÜ YOKTUR

Hz. İbrahim (a.s.) kocaman Nemrut’a karşı tek bir gençti. Hz. Musa (a.s.) da tek bir gençti ama Firavun’a karşı geldi. Peygamber (sav) tek başına bütün dünyaya meydan okudu. Hepsi de muvaffak oldular, başarılı oldular. Çünkü niyetleri Allah içindi. Allah insana dost olursa kalabalık düşman toplulukları hiçbir şey yapamazlar. Allah insana dost olmazsa, karınca bile insanı yatağından kaldırır.
İbadetlere çok dikkat etmemiz gerekir. Bu beden bizim için ebedi değildir. Yarın öbür gün bu beden bizden alınır. Düşüncemiz, kalbimiz şu an bizimdir… İyi düşünüp bedeni iyi işlerde kullanalım. Kalbimiz daima Cenab-ı Hakk’ın tecellilerine, nur ve feyzlerine açık olsun.
Yüksek ideallere kavuşabilmek için ermişlerle, kâmil insanlarla beraber olalım. Çünkü Şeyh (k.s.) şöyle diyordu; “Birisi ben gerçekten zayıfım, gücüm yok demiş… Lakin düşmanlarım bana saldıramazlar, yanaşamazlar. Çünkü ben öyle bir vadide yaşıyorum ki içinde aslanlar var, onların korkusundan düşman bana gelemez. Dünyada Allah’ın aslanları, dostları var. Eğer insan onların gölgesinde olursa ahlaklarıyla ahlaklanırsa hedeflerini hedeflerse, şeytan, nefs, dünya ve kirli ortamlar insana tesir etmez. Çünkü evliyanın etrafı daima açıktır ve oraya zarar gelmez.”
 

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Manevi Tasarruf Haktır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat mezhebi âlimleri, Allah’ın (C.C.) veli kullarında görülen kerametlerin hak olduğuna inandıkları gibi, onların ruhlarının başka varlıklara t...

İnsanın Yetkinleşebilmesinin Şartı Toplum İçinde Yaşamasıdır / Doç. Dr. Osman Mutluel

Yetkinlik kavramından bahseder misiniz? “Yetkinlik” veya eskilerin ifadesiyle “Kemâl”, nitelik bakımından daha üstün bir durumun olmaması, bir şeyin her açıdan ...

Koronavirüsün Sosyolojik Etkileri / Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı

Küresel tehdit haline gelen koronavirüs salgınının, üretimden tüketime, uluslararası ilişkilerden eğitime, ulaşımdan eğlenceye, dini ibadetlerden spor etkinliklerin...