Feyz 262. Sayı Editörden / Abdulbaki İlhan

Feyz 262. Sayı Editörden / Abdulbaki İlhan

Abdulbaki İlhan

Tarih: 2013-04-01

İnsan, Rabbanî hakikatleri süflî menfaatlerden kıymetli tuttuğu müddetçe kemâlât bulur. Allah için fedakârlık, karşılıksız sevgi, şefkat ve tüm insanları sanki akrabanmışçasına sahiplenmek, kemâlâtlı hikmet ehli kimselerin belirtileridir. Onların her hâli bir başkadır. Vakar, onlarda şekil ve suret itibariyle gün gibi ortadayken; hayatın bire bir içinde bizzat sahada, fiilde de görünür. Gariban babalığı yapmak onlar için su içmek kadar doğaldır. Onlar hayat-ı baki’lerini imar ederken, nicelerini de sonsuzluk âleminde yurt sahibi yaparlar. “Kötülük ve çirkinlik” her ne kadar estetize edilirse edilsin, hikmet ehline yutturulamaz. Kâfirin, münafığın, yobazın bilinçsizce kırdığı testiyi tükürükle yapıştırmaz onlar.

İslamiyet’i ifrat ve tefritten uzak, sırat-ı müstakim olarak anlayan ve bu algının nihayette kazanımı olan hikmeti yakalayıp özümseyen, aktif hayata yansıtan kişilerdir onlar.

Şöyle bir muhasebe yapsanız kaç tane tanıyorsunuz onlardan?

Hikmet sahibi; Allah için her şeyden fedakârlık edebilen, karşılıksız seven, tüm insanları şefkatle sahiplenebilen, gönül ehli, gariban babası kimseleri diyorum... Tanıyor musunuz?

Mürşitleri tanıyıp örnek alacak kadar yanına yaklaşamayan, hayatın içinde göremeyen gözler optimist cevaplarla şükür ederken; ben daha somut cevaplar arayıp bu işi ciddiye almanızı öneriyorum...

İlim ehlindeki söz ve davranış uyumsuzluğunu pozitif tevillerle idrak etmeye çalışarak geldiğimiz bugün, görüyoruz ki bize bir şey kazandırmadı. Çünkü hâla iyiliğin olmadığı yerde kötülük nara atıyor, terör estiriyor.

Ama güzel haber şu ki; eğer kaderde su-i hâtime yoksa iyilerin birbirini bulacağı güne kadar “iyi bir insan” olmaya vakit var.

Bizim zaviyemizden durum şudur: İslam’ı yaşayarak ve göstererek temsil eden bir Seyyidimiz var. Soru sormak için değil, cevap vermek için meydanda...

On parmağında yüz marifet olduğunu mütevatiren söyleyebildiğimiz Seyyidimiz’in varlığı, fedakârlığı, hizmet hayatı, ilmi, ahlakı ve ortaya koyduğu cihat anlayışı bizdeki kemâlât beklentisini doğal olarak bu seviyeye getirdi.

Eğer nasip olursa böylesi bir kemâlâta talibiz. Ahlaki değerlerin kaygan bir zemin üzerinde ayakta tutulmaya çalışıldığı bu zamanda Müslüman’a böylesi gerek çünkü...

Gönül ve akıl, hikmetin ve kemâlâtın böylesini gördükten sonra başka neye rağbet edebilir. En azından bizim için böyle...

Allah pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır. (Yunus, 10/100)


Yazarın Diğer Makaleleri

Feyz'den 278. Sayı / Abdulbaki İlhan

Feyzli geçen Ramazan ayının ardından gelen bayram tebessümüyle stabil hayatımıza nihayet döndük... Yine almaya satmaya yaşamaya devam edeceğiz. Neydi bizim yaşam fe...

Ümmetin Birlik ve Beraberliği

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salât ve selam, ölüm kendisini buluncaya dek Allah yolunda cihad eden Resulullah’a, O’nun ashabına, Ehl-i Beyti’ne, ezvâcı tâhir...

Feyz 262. Sayı Editörden / Abdulbaki İlhan

İnsan, Rabbanî hakikatleri süflî menfaatlerden kıymetli tuttuğu müddetçe kemâlât bulur. Allah için fedakârlık, karşılıksız sevgi, şefkat ve tüm insanları sanki akra...
Tüm Yazıları