Fetvalar

Tarih: 1992-11-04

SORU: Sabah namazının farzını kıldıktan sonra, güneş doğasıya kadar kaza kılınır mı? CEVAP: Evet, kılınmasında hiçbir engel yoktur.
(Z.M.F., M.Emre, C.l, S. 214)

SORU: Bid’at sahibi kime denir?
CEVAP: Ehli sünnet itikadına muhalefette bulunan kimsedir.
(Z.M.F., M. Emre, C.l, S. 591)

SORU: Bid’at sahiplerinin imamlık yapması caiz midir?
CEVAP: İmam Muhammed’e göre, bid’at ehlinin imamlık yapması caiz değildir. Diğer imamlara göre, bunların imamlık yapmaları tahrimen mekruh bulunmaktadır.
(Z.M.F., M.Emre, C.l, S. 591)

SORU: Bir müslüman din kardeşinin "Dinine” sövse, hem de bu söven şahıs namaz kılıyor, bir mahzur var mıdır?
CEVAP: Dine söven kimse dinden çıkar ve imanını kaybeder.
(Z.M.F., M.Emre, C.l, S. 227)

SORU: Elinin içi tenasül aletine dokunmuş olan bir Hanefi, Şafii cemaatına imam veya hatip olabilir mi?
CEVAP: Elinin içi tenasül aletine dokunmuş olan bir Hanefi’nin Hanefi mezhebine göre abdesti bozulmadığından namaz kılar veya kıldırırsa namazı sahihtir. Ancak Şafii cemaatine namaz kıldırsa caiz değildir. Şafii cemaat, durumu bildiği halde kendisine uyarsa namazları fasittir. Zira imam ile cemaat arasında irtibat vardır. Yalnız böyle bir kimse sadece hutbe okumakla iktifa eder ve namazı Şafii mezhebine göre abdesti yerinde olan bir kimse kıldırırsa sahihtir. Çünkü cemaatle hatip arasında böyle bir bağlantı yoktur.
(G.M.F., H.Günenç, C.l, S. 127)

SORU: Gusül sırasında, abdesti bozan şeylerden biri vuku bulsa gusle zararı olur mu?
CEVAP: Gusle zararı olmaz, ancak abdesti bozulmuş olur.
(Z.M.F., M.Emre, C.l, S. 396)

SORU: Kalp gibi bir organı bir insandan başka bir insana nakletmek caiz midir?
CEVAP: İnsan hayatta olduğu müddetçe tehlikeli bir durumda olsa da ölümüne vesile olacak kalp gibi bir organını alıp başkasına nakil etmek caiz değildir, katldir. Çünkü ecelin ne zaman geleceğini kimse bilmez. Vaki’de kişinin yaşama şansı az da olsa hayatının hitamına sebebiyet verecek bir uzvunu başkasına nakil etmek söz konusu olamaz. Fakat öldükten sonra bir organını, kurtuluşuna vesile olacak bir hastaya nakletmekte bir beis yoktur domuz ve leş gibi şeyler yemek haram olmakla beraber, zaruret halinde mübah olduğu gibi. Hatta fıkıh kitapları zaruret halinde insan ölüsünü yemenin dahi caiz olduğunu beyan ediyorlar. Şirazi şöyle diyor: "Hamile bir kadın vefat eder, hamli canlı olursa karnı yarılır ve çıkarılır. Çünkü burada ölünün bir cüzü itlaf edilse de bir canlının kurtuluşu söz konusudur. (Ölüm tehlikesiyle baş başa kalmış olan kimsenin insan ölüsünü yemesi caiz olduğu gibi) Ama böyle bir tehlike olmazsa insanın bir cüz’ünden istifade etmek kesinlikle haramdır. Sağlıklı olan kimsenin böbreğinin, hayatı tehlikede olan bir hastaya hazır doktorların nezareti altında verilmesinde beis yoktur.
(G.M.F., H.Günenç, C.2,S.253)

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Yiğitlik Başka Serserilik Başkadır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Yiğitlik İslami açıdan önemli bir değer, güzel bir erdemdir. Nitekim Efendimiz (s.a.v.) nezaketi, inceliği, şefkat ve merhameti yanında cesur ve yiğit bir insandı. ...

Din ve Mutluluk İlişkisi / Dr. Fatma Balcı Arvas

Haz ve mutlu olmak aynı şeyler midir? İnsan sadece haz nesneleriyle niçin mutlu olamıyor? Mutluluk denilince genel olarak bireyin olumlu bir ruh hali içerisinde...

21. Yüzyılda Çin Zulmü / Nureddin İzbasar

Doğu Türkistan’da Zulüm Bitmiyor… Doğu Türkistan’daki sorunun temeli esasında 1759 senesi Çin’i yöneten Mançuların bölgeyi işgal etmesiyle başlıyor. Ancak bu iş...