Günümüzde Seyyid Çocuğuna Verilen Değer…

Tarih: 2005-12-01

Seyyid Abdülkadir Arvasi’nin torunu Seyyid Abdülkadir Arvasi’yi ziyaret ettik. Burada Seyyid Abdülkadir Arvasi’nin seyyid olmayan dedesinin(annesinin babası) kendisine büyük saygı ve sevgi duyduğuna şahit olduk. Dedesi bir ara susadığında son derece saygılı bir ses tonuyla:

-Abdülkadir Bey, bana bir bardak su getirir misiniz?, dedi.

Seyyid Abdülkadir Arvasi’de, dedesine aynı saygı ve sevgi dolu bir hitapla:

-Hemen getiriyorum, dedeciğim, dedi ve kısa bir süre sonra suyu getirerek dedesine ikram etti.

Bu tür davranışlara ziyaretimiz süresince çokca şahit olduk. Torununa çocuk yaşta olmasına rağmen şahsiyet kazandırmak ve Peygamber efendimize(sav) hürmetini ve sevgisini göstermek amacıyla yapılan bu davranış takdire değerdir.

O Peygamber ki; "Kim Allah'ı severse Kur'an'ı sever, kim Kur'an'ı severese beni sever, kim beni severse ashabımı ve akrabalarımı sever.", "Hiçbir kul, ben kendisine nefsinden, ıtretim kendi ıtretimden, ehlim kendi ehlinden, zâtım da kendi zâtından daha sevgili olmadıkça (kâmil) iman etmiş olmaz."buyurmaktadır. Böyle bakıldığında Ehl-i beyti sevmemek mümkün mü?

Bilindiği gibi Peygamberimizin(sav) akrabalarını ilk olarak Hz.Ebubekir(ra) kollayıp gözetmiş, yine tarihte ilk olarak Hz.Ömer(ra), Peygamberimizin(sav) akrabalarını maaşa bağlamış, Hz.Osman(ra) ve Hz.Ali(ra)’nin halifelikleri dönemlerinde ve daha sonraki dönemlerde de bu güzel davranışlar devam etmiştir.

Ecdadımız Osmanlı da, topraklarında bulunan bu değerli insanları tespit eden ve onlara maaş bağlayan bir teşkilat kurmuştur.

Peygamber efendimizin(sav) birer emaneti olarak gördükleri bu değerli insanlara yapılan güzel davranışların, Cenab-ı Allah(cc) tarafından ödüllendirileceğini ve Allah ve Peygamber sevgisini artıracağını hiç unutmamışlardır. Peygamberimizin(sav) akrabalarına yapılan kıymetli davranışların, kendilerinin kıymetlerini artırdığı bilinciyle hareket etmişlerdir.

 

TÜM ÇOCUKLARA SAYGI GÖSTERMELİYİZ!

Aslında bu güzel davranışlar, sadece seyyid çocuklarına gösterilmekle kalmayıp, kendi çocuklarımıza da yapılmalıdır. Çocuklarımızın ilerde güzel bir şahsiyete kavuşması için, atalarımızın “ağaç yaşken eğilir” sözü misali daha bu yaşlarda gerekli davranışları sergilemeliyiz.

Kendisine saygı gösterilen çocuğun bu vesileyle kendisine güveni ve saygısı daha da artacaktır. Aksi halde kendisine aşağılayıcı davranılan, devamlı suçlanan çocuklar kendilerinden nefret eder hale gelirler. Yetişkin olduklarında da bu bakış açıları aynen devam eder.

Yapılan araştırmalar, toplum yaşantısında bireylerde görülen psikolojik bir çok sıkıntının iyi bir çocukluk devresi geçirilmemesi sonucu oluştuğunu ortaya koymaktadır.

Ayrıca suç işleyen çocuk ve yetişkinlerle ilgili yapılan araştırmalarda aynı sonuç karşımıza çıkmaktadır.

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Arapça Bilmek Kur’ân’ı Yorumlamak İçin Yeterli mi? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Kur’ân’daki hüküm bildiren muhkem ayetleri, Rasulullah ile ehlullah aynı şekilde anlayamaz, arada mutlaka derin farklar olacaktır. Ehlullahın anlaması ile de normal...

İslam’da Eğitimin Amacı Allah’ın Razı Olduğu İnsanlar Yetiştirmektir / Prof. Dr. Şakir Gözütok

Amaç açısından din ve eğitim ilişkisini değerlendirir misiniz? Normal şartlarda eğitim bilimi, eğitimin amaçlarını belirlemez, ahlâk ilmi belirler. Çünkü ortaya...

Ekonomi-Politik Açıdan Zekat / Melih Turan

Kavram ve ıstılah olarak zekât nedir? Günümüzde fakirlikle mücadele, ekonomik imkânların yaygınlaştırılması, insanca yaşamak konuları üzerinde çokça duruluyor. Zekâ...