Sıkıntılarımdan Kurtulmak İçin Dua Ettim, Sıkıntılarım Daha da Arttı

Tarih: 2006-02-01

 

SEYYİD ABDÜLKADİR GEYLANİ HAZRETLERİ

“Hak Taala, salih kulların kalbine sahiptir.

Oraya başka sevginin girmesini istemez”

Hak sevgisini başkaları ile kirletirsen bütün zararı sana olur. Böyle bir iş yaptığın takdirde, İbrahim (as) peygamberin başına gelen senin başına da gelir. Yakup peygamberin çektiği darlığı benliğinde duyarsın… Onlar yavrularını sevdiler; Hak sevgisine halel geldi. Her ikisi de o sevgi yüzünden nelere uğradılar, bilirsin.

Dünya, her gün bir yerde açılan pazara benzer. O, bir çarşıdır; satış yapılır, yakında da kapanır. Ona gönül kaptırma; kalb gözlerini ondan çevir. Halkı varlık sahibi görme; asıl hak sahibini görmeye gayret sarfet. Kalbin daima temiz kalmalı. Çalışmak ve kazanmak onun safiyetine halel getirmesin; kötülük geleceğini umduğun kapıyı kapa. Hak yakınlığına ve sır aleminin kapılarına toz atacak yönlerini çevir. Size has olanlara dikkat ediniz. Öz varlığınızı ilgilendirene bakınız; asıl önem buradadır. Başkaları için elinizde pek bir şey yoktur. Onları sahibi korur. Size ait olan işleri seçiniz. Herkesin işine karışacak olursanız belki kendinizi kaybedersiniz; şayet bu yolda olgun olsaydınız bir şey denemezdi. O zaman hep halkın iyiliği için işler yaparsınız. Olgun halinizde çalışmanız başkaları için faydası yine başkaları için olsun; ama bu arada size düşen, Allah’ın fazlını aramak olur. Nefsinizi dünyaya atınız. Kalbinizi öbür aleme veriniz ve iç aleminizi de Mevla’ya teslim ediniz. Ve orada, hal dilinizle şöyle deyiniz:

- Biz neler istiyoruz, onu muhakkak biliyorsun; buna inanıyoruz.

Allah yolunda toplu olanlar, peygamberlere bedeldir. Onlar size bir emir verirse tutunuz; çünkü Allah’ın emri icabı size emir verirler. Peygamberin emri üzerine yasak eder ve işe koşarlar. Konuşmaları peygamberin sözleri ile başlar. Herkese iyilik yapar, kimseden bir şey beklemezler. Nefis ve kötü arzu, onları hareket ettiremez. Şahsi görüşleri ile Hakk’a ortak koşmayı akıllarına getirmezler.

-“Peygamberin getirdiğini alınız, yasak ettiği şeyleri yapmayınız” (59/7) mealine gelen ayet-i Kerime, o büyük zatların can kulağı ile işittikleri manalardır.

HAKK(cc), ONLARI HALKA AMİR KILDI

Peygambere uyunuz. O’na uyarsanız peygamberlik sıfatını verene sizi takdim eder. Büyük insanlar, peygambere uydukları için Hakk’a yakın oldular. Lakap-şöhret ismi- onlar için verildi. Süslü kisveleri takındılar. Hak onları halka amir kıldı.

Ey içi bozuklar, dini bırakılmış sanmaktasınız. Emirleri de, önemsiz görmektesiniz. Ne sizde bir iyilik var, ne uyduğunuz şeytanlarda, ne de yakın olduğunuz kötü arkadaşlarınızda…

Allah’ım beni ve onları zatına ulaştır. Sana dönmeyi nasib eyle. Onların nifak ve şirk bağından bizi kurtar.

Aziz ve Celil Hak Taala’ya ibadet ediniz. Helal kazancı, ibadet için yardımcı biliniz. Allahü Taala, ibadet eden ve hakikat karşısında boyun eğen, helal kazanç yiyen kulları sever. Allah, helal yiyeni ve amel edeni sever. Yiyip içip kulluk etmeyen sevilmez. Allah, kazancını yiyeni sever. Hileli iş göreni sevmez. O ki, halkın sırtından geçinir, onu Allah sevmez. Tevhid ehli, Hak tarafından sevilmiştir, müşrik sevilmez. Allahü Taala, emirlerine teslim olanı sever. Başkalarına kulluk edeni sevmez. Sevginin baş şartı uymak, uysal olmaktır. Dik kafa sevilmez. Düşmanlığı doğuran baş amil, uymaz olmaktır.

Yaratan’ınıza teslim olunuz. O’nun tedbirlerine boyun eğiniz, dünya ve ahiret işlerinde O’na baş kaldırmayınız.

“SIKINTILARIMDAN KURTULMAK İÇİN DUA ETTİM, SIKINTILARIM DAHA DA ARTTI”

İlk devrelerimde, bazı sıkıntılara uğradım. Dua ettim, açılmasını istedim, daha arttı. Şaştım; bu arada kalbime bir ses geldi:

-Sen ilk zamanda bize, halinin teslimden ibaret olduğunu söylemedin mi?

Bunun üzerine edebimi takındım, sesimi çıkarmadım.

Yazık sana, Allah’ın sevgisini iddia ediyorsun; halbuki kalbinde bir sürü yaratılmış sevgisi var. Temizlik, O’nun sevgisi… Keder ise O’ndan başkasına bağlı olmakta… Hak sevgisini başkaları ile kirletirsen bütün zararı sana olur. Böyle bir iş yaptığın takdirde, İbrahim (as) peygamberin başına gelen senin başına da gelir. Yakup peygamberin çektiği darlığı benliğinde duyarsın… Onlar yavrularını sevdiler; Hak sevgisine halel geldi. Her ikisi de o sevgi yüzünden nelere uğradılar, bilirsin.

Peygamber (sa) efendimiz, torunları Hasan ile Hüseyin’i severdi. Cibril yetişti, Peygambere (sa) sordu:

-Onları seviyor musun?

-Evet…

-Onların biri zehirlenecek, öbürü kıtal yolu ile şehit edilecek.

Onların sevgisini az da olsa bu hadise üzerine kalbinden attı. Hakk’a ibadete koyuldu; fakat onların hüznünü unutamadı.

Hak Taala, peygamberin, sevdiği velilerin ve salih kulların kalbine sahiptir. Oraya başka sevginin girmesini istemez.

Ey dünyayı isteyen, elini aç, hele bir bak. İçinde bir şey var mı? Bu nifakçı halinde ne elde etmeyi bekliyorsun?

Yazık sana, çalışmakta bir yeterlik duyuyorsun. Beri yanda halkın malında gözün var. Dinin satarak, onlardan bir şeyler bekliyorsun. Çalış! Çalışmak bütün nebilerin yaptığı şeydir. San’atı olmayan hiçbir nebi bulunmaz. Halktan bir şey alan varsa o da, Allah’ın izni ile alır.

Ey dünya şarabını içerek şehvet batağına girenler, sarhoş olarak kötü heveslere kapılıp kalmanın felaketini mezar çukurunda anlarsınız.

YORUM YAZ




Son Eklenen Yazılar

Arapça Bilmek Kur’ân’ı Yorumlamak İçin Yeterli mi? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Kur’ân’daki hüküm bildiren muhkem ayetleri, Rasulullah ile ehlullah aynı şekilde anlayamaz, arada mutlaka derin farklar olacaktır. Ehlullahın anlaması ile de normal...

İslam’da Eğitimin Amacı Allah’ın Razı Olduğu İnsanlar Yetiştirmektir / Prof. Dr. Şakir Gözütok

Amaç açısından din ve eğitim ilişkisini değerlendirir misiniz? Normal şartlarda eğitim bilimi, eğitimin amaçlarını belirlemez, ahlâk ilmi belirler. Çünkü ortaya...

Ekonomi-Politik Açıdan Zekat / Melih Turan

Kavram ve ıstılah olarak zekât nedir? Günümüzde fakirlikle mücadele, ekonomik imkânların yaygınlaştırılması, insanca yaşamak konuları üzerinde çokça duruluyor. Zekâ...