Ne... Hayır! Benim Çocuğum Daha Yaramaz

Şeyda Dal

Tarih: 2008-07-01

 

Çevremizde kıpır kıpır hareketli çocukları görürsün.

Merakla etrafı karıştıran, inceleyen, araştıran çocukları görürsün. Ama çocukların bu doğal tavrından rahatsız olan insanları da görmeyenimiz yoktur.

Doğal gelişimine dayalı olarak hareketli meraklı çocuklarından anne-babaların büyük çoğunluğu şikayet eder. "Benim çocuğum yaramaz" derler. Anne-babalar kendi aralarında konuşurken bundan daha yaramaz çocuk var mı? Diye söylenirken komşu ve tanıdıklarla bir araya gelindiklerinde ise "Senin çocuğun bir şeyi yok benimkinin yanında. Benimki daha yaramaz" diye tuttururlar. İnsanın gelişim dönemi özelliklerinden yeterince ya haberleri yoktur ya da kafalarında büyüklerin sözünü itirazsız yerine getiren çocuklar tiplemesi oluşturmuşlardır.

Çocuk, her zaman çocuktur. Çocukluktan başka şey beklemek ise insanın kendine yapacağı eziyet ve işkenceden başka bir şey değildir. Çocuğun mesleği, sanatı oyundur. Dolayısıyla onun huşu içinde ihlaslı bir şekilde oynadığı oyunu önemsememek çocuğa yapılacak en büyük kötülüktür, haksızlıktır. Onun için yaramaz ifadesi üzerinde biraz durmak ve ne anlama gelir şöyle bir yoklamak istediğimde neler gördüm dersiniz?

Yaramaz deyip durma yavrucağa

Nasıl yaramaz olurki küçük bir çocuk?

O aslında çok yarar…. Neler mi?

Senin cennete gitmene yarar.

Senin arkandan amel defterinin açık kalmasına yarar.

İslam'a hizmet etmeğe yarar.

Vatana hizmet etmeğe yarar.

İnsanlığa hizmet etmeğe yarar.

Senin cennet kokusu almana yarar.

Senin cennet meyvesi tadını almana yarar.

Şimdi söyle bakalım, nasıl yaramaz dersin?

O gelecekte büyük bir velidir.

O gelecekte büyük bir alimdir.

O gelecekte Allah'ın bir halifesidir.

Ne biliyorsun da yaramaz diyorsun!

O senin nefsinin terbiyesidir.

O senin kibrinin kırılmasıdır.

O senin cömertliği kazanmandır.

O senin fedakarlığı öğrenmendir.

O senin vefalı olmandır.

O senin sabrı öğrenmendir

O senin tahammülü öğrenmendir

O senin Yusuf'un ardından ağlayandır

O Yakup gibi sevgi dolu olmanı sağlayandır

O senin küçük bir örneğindir.

Eğer o yaramazsa sen düşün bir bakalım

Sen ne kadar yararsın?

Sen ne kadar insansın?

Sen ne kadar vefakarsın?

Sen ne kadar fedakarsın?

Düşün bir kere ne olur?

Bir çocuğum olsun diye ağlaşan insanları düşün…

Hangi duyguları yaşıyorlar?

Bu uğurda hangi sıkıntılara katlanıyorlar?

İnsanların acımasızca tepkilerine ve bakışlarına karşı ne yapıyorlar?

Bir düşün!

Sonra bir daha düşün!

Ona göre karar ver de öyle konuş.

Bak iki kulak var bir ağız

Spor olsun diye değil herhalde.

Olması için o kadar çaba sarfettiğin,

Doğduğunda sevinç gözyaşları döktüğün,

Her türlü masrafı çekinmeden yaptığın,

O kuzucuklar mı yaramaz?

Hadi ordan demekten başka bir şey gelmiyor içimden.

Yaramaz demekle sen yaptığını düşün.

Ona kötü özellikleri yakıştırmış olursun.

Çocuğu küçük ve aşağı görmüş olduğun için onda aşağılık duygularının oluşmasına sebep olur. Hased, hırs, kibir, koğuculuk, gıybet, yalan aklına ne gelirse…. Ne kadar nefsi azdıran, kalbi söndüren, ruha ızdırap veren özellik varsa onun çocukta olmasını bir şekilde temenni etmen değil mi acaba?

Demekki çocuklarımıza söyleyeceğimiz basit görünen ama etkisi ve içeriği aslında o kadar sade olmayan sözler sarfetmek ne denli zarar verirmiş. Bunu iyi anlamak lazım.

Hz Peygamber SAV'in çocuklarla olan ilişkilerinde onları hiç bu şekilde değerlendirdiği görülmemiştir. Çocuklarla çocuk olmuş ve çocukların yanında onlarla çocuklaşılmasını tavsiye etmiştir. Hatta çocuklarla oynarken bazen çocuk gibi ağzına su alıp onlar gibi püskürtmüştür. Ama bunların hiçbirisi çocukların istenmeyen özelliklerle donanmasına neden olmamış bilakis çocukların üst düzeyde kişilik ve şahsiyet sahibi olmalarına en büyük katkıyı sağlayıcı olmuştur.

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Hasede Sevgiyle Dur Deyin

Haset, insanın sahip olmak istediği, arzu ederek hayalini kurduğu şeylerin başkalarında görülmesiyle hissedilen tahammülsüzlük duygusudur. Tabiatında haset duygusu ...

Peygamber Efendimiz’e (SAV)HASRETİZ

Resulullah’la aynı devirde yaşasaydım… Zaman zaman hepimizin kalbinden bu arzu geçer. Hele ashabın Efendimiz’le olan muhabbet yüklü anlarını okuduğumuzda, duyduğumu...

Temizlikle Gelen Huzur

Temizlik teferruatta kültürlere göre değişiklik arz etse de genel ilkeler açısından bakıldığında bütün milletler için ortak bir olgu, maddi ve manevi yönüyle insanı...
Tüm Yazıları