Feyz 243. Sayı Editörden

Tarih: 2011-09-06

Ramazan ayının akabinde maneviyatla daha bir hemhal olmuşken,henüz kalpler hayatın koşuşturmacasına kendini kaptırmamışken başımızı kaldırdığımızda gördüğümüz şey, dünya,dünyevi dertler, borç ve alacak mevzuları olmamalı diye düşünüyoruz. Ramazanın bize hatırlattıkları bunlar olmadığına göre, unutturdukları da bunlar olmamalı. Bunlar zaten var. Çünkü maddi realiteler bunlar. Biz ise unutmamamız gereken gerçek gündemin, manevi realitelerimiz olması gerektiğini, ancak o zaman, Ramazan’ın kendi içimizde de “onbir ayın sultanı” olabileceğini söylüyoruz.

Evet, manevi gündemi unutmamak bugün ne anlama geliyor? Mesela açlıkla kıvranan koca bir kıta unutulabilir mi? Afrika bize sesleniyor bugün… “Her şeyi unut ama beni unutma!” diyor. Çünkü bugün “dünya imtihanın benim” diyor… Her saniye tüm dünyanın gözleri önünde ölen yavrular bize hiç şüphesiz çok şey anlatıyor. İşte bu sayımız Afrika’yı, orada yıllardır süregelen Batı kaynaklı sömürüyü, oradaki garibanların hem dünya hem ahiret yolunu kesen misyoner eşkiyalarını, İncil’le değiştirilen toprakları ve din tacirlerini, aç bırakılan ve açlıktan ölen insanları anlattık. Bir nebze de olsa Mustafa Oğuz’la yapılan röportajla bu yarayı gündemimize aldık. Orada neler oluyor ve neler yapabiliriz konularını konuştuk.

Her sayımızda güzel kokular saçan bir çiçek gibi ayrı bir maneviyatadamını sizlerle buluşturmak eminiz sizlerin de dikkatini çekmiştir. Maneviyat adamları olmadan maneviyat da olmuyor aslında. Bu nedenle Hüsnü Geçer Hocaefendi, derinlikli bir yazıyla aramızda…

Maneviyat büyüklerimizden Kasım Yağcıoğlu Hocaefendi’yle yaptığımız “Ehl-i Beyt” konulu mülakat, hepimize ciddi mesajlar verecek türden… O nedenle “Ehli Beyti ihmal ediyoruz” şeklinde konulaştırdık. Bu konuyu bir de “Kasım babamızın” ağzından dinlemeli ve mutlaka okumalısınız…

Evliya-i Salihinden İşhanlı Mevlüt Efendi ve Süleyman Babanın kafa kafaya vererek yaptıkları bir sohbetin “yol terimleri” üzerinden aktarıldığı güzel bir yazıyla Eyyubi Işıksal yine gönüllere doğru bir ışık tutmuş, “iz sürelim, yolda gidelim” demek istiyor. Değerlendirmeniz dileğiyle sayfalarımıza taşıdık…

Dr.Mehmet Öztürk “Modern iki put: yaşam tarzı ve sınırsız özgürlük” yazısında günümüz insanının kendine ne tür ucuz felsefeler ürettiğini anlatıyor. İnsan heva ve heveslerinin sahte değerler üzerinden kendini nasıl organize ettiğini de bu vesileyle anlamak mümkün…

Hizmet mantığını koruyarak devam eden bir hayat sürmeniz dileğiyle…


Son Eklenen Yazılar

Kendimize Bakarak Allah’ı (c.c.) Anlayabiliriz / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Allah Teâlâ kendisini anlayabilmemiz için bize akıl, kalp, anlayış, idrak vb. tüm istidat ve kabiliyetleri vermiştir. Ama bu yeteneklerin farkına varmak ve bunları ...

Ehl-i Beyt’i Sevmek ve Ehl-i Beyt’in Hukuku / Prof. Dr. Murat Sarıcık

Hazreti Peygamber’in (s.a.v.) Ehl-i Beyt’e dair muhabbetini açıkça izhar eylediği pek çok durum ve yerine göre de çevresindekilere uyarıları var. Bunu bir mümin ola...

Çünkü Kerbela Çok Büyük Acıdır

Arapça “sade” fiilinden türetilmiş olup sahip, melik, efendi, büyük bir topluluğu idare eden, kendisine itaat edilen kişi anlamlarına gelen “seyyid” ile yine Arapça...