Feyz 253. Sayı Editörden / Abdülbaki İlhan

Abdulbaki İlhan

Tarih: 2012-07-02

Yeni bir sayıyla karşınızdayız. Feyz’de baştan beri insanın ihyası ve inşası için çabaladık. İnsan bugün adeta “kendini tavaf eden hacıya” döndü. “Kıblesini” kaybetti. Bizler her türlü rezaletin ayyuka çıktığı bir dünyada adeta “herşeye rağmen insan olmak ve insan kalmak” gibi bir misyonla insana, insanlığa kendi aslını, özünü, geldiği yeri, gideceği yeri hatırlattık. Bu uğurda insanın ihyasını görev bildik.

Bazı Avrupa ülkelerinde nüfusun neredeyse yarısının gayrı meşru çocuklardan oluştuğu, dünyanın her yerinde mazlumun feryatlarının her yeri inlettiği, Afrika’nın açlıktan öldüğü, dünyanın her yerinde sömürünün zirve yaptığı, özellikle Uzak Doğu’nun dünyanın ucuz insan mezbeleliği haline geldiği, Uzak Doğu’nun demirperdesi Çin’de ucuz insan gücünün alabildiğine sömürüldüğü bir dünyada kapitalizmin oranın da suyunu çıkardığı bir dünya kuruldu. Artık kapitalistler kendi fabrikalarını oralara da kurdular. “Japon mucizesi” ne yazık ki, büyük fabrikaların ortaklarının Amerikalılardan oluştuğu bir mucize!.. Uzak Doğu’daki ekonomik sömürü ve kapitalist genişleme kelebek etkisi gibi tüm dünyayı etkilemekte. Bu aynı zamanda bir “küfür salgını”. Rüzgarının dünyanın her yerini kasıp kavurduğu bir salgın… Bir taraftan ülkeler kendi nüfuz alanlarını kendi sınırlarının çok ötesine taşıyor. Burnumuzun dibindeki Suriye ile küçük bir kapışma dahi neredeyse bütün Orta Doğu’nun fitilini ateşleyecek güçte. Amerika, Rusya, İran, Çin, İsrail, Avrupa asıl muhataplar… Hepsi kendi sınırlarının dışında büyük bir ekonomik ve siyasi nüfuz elde etme peşinde… Hepsinin geriden gelen hazırlıkları var. Uzak Doğu’daki misyonerler dahi “Türkiye zor bir ülke, dikatli girmeliyiz” derdinde. Bizler açısından artık gerçekten de fetih ruhuyla geldiğimiz bu topraklarda ancak fetih ruhuyla kalınabileceği tescil edildi.

Evet, bu ortamın fiilen Hz. Peygamberin dünyaya teşrif ettiği ortamdan ne farkı var!.. Kadının satılıp alınabilir mal düzeyinde ve sonuna kadar istismar edildiği, paranın tek güç ve değer olduğu, kız çocuklarının hunharca gömüldüğü bir dünya; sapıklığın tavan yaptığı bir zemin... İnsanlık onuru ayaklar altında… Zerre kadar fark varsa siz söyleyin… Hiç şüphesiz yeryüzü yeni bir nefes, yeni bir soluk, yeni bir anlayışa muhtaç… Maddi ve manevi ihtiyaçlarının karşılandığı, insanlık onurunun ayaklar altına alınmadığı bir dünya… İnsanın insan gibi yaşadığı bir dünya…

Böyle bir ortamda insanın ihyası hiç kolay değil. Metanetle, sabırla, bitmek tükenmek bilmeyen bir irade ile, her şeyi yerli yerince değerlendirerek, günümüz insanını doğru tahlil ederek, ihtiyaçlarını yerinde ve zamanında tespit ederek, doğru şeyler yaparak, iyi, doğru ve güzel çalışmalara imza atarak, en önemlisi Allah’a sığınarak, Allah’tan yardım dileyerek, Allah’tan isteyerek…

Feyz’in bu önemli çabasında yalnız olmadığımızı biliyoruz… Nice yürekler, nice gönüller fethedilmeyi bekliyor. Bizlere yakışan üzerimize düşenleri bilinçli, dengeli ve ısrarlı bir biçimde yapmaya devam etmek… Bu sıcak yaz günlerini gayrete dönüşen bir tefekkürle geçirmeye var mısınız?

Evet, Allah’ın rızasına, hizmete talip olmaya, bir gönül ortaya koymaya var mısınız?

Sağlıcakla kalınız…

YORUM YAZ




Yazarın Diğer Makaleleri

Feyz'den 278. Sayı / Abdulbaki İlhan

Feyzli geçen Ramazan ayının ardından gelen bayram tebessümüyle stabil hayatımıza nihayet döndük... Yine almaya satmaya yaşamaya devam edeceğiz. Neydi bizim yaşam fe...

Ümmetin Birlik ve Beraberliği

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salât ve selam, ölüm kendisini buluncaya dek Allah yolunda cihad eden Resulullah’a, O’nun ashabına, Ehl-i Beyti’ne, ezvâcı tâhir...

Feyz 262. Sayı Editörden / Abdulbaki İlhan

İnsan, Rabbanî hakikatleri süflî menfaatlerden kıymetli tuttuğu müddetçe kemâlât bulur. Allah için fedakârlık, karşılıksız sevgi, şefkat ve tüm insanları sanki akra...
Tüm Yazıları